Siyasilerin yaptıkları uygulamalar ve aldıkları tedbirlerin çok önemli kısmının siyasi gerekçelere dayandığını anlayabilmek maharet ister.
İnsanlar bunu, uygulamalar yürürlüğe girdikten ve ucu kendilerine dokunmaya başladığında anlayabiliyorlar ama, tabi iş işten geçmiş oluyor.
Genelde günümüz siyasetçilerine bireysel olarak baktığımızda çok daha net anlayabiliyoruz. Hepsi böyle değil tabi.
Bahsettiklerimiz herkes tarafından bilinenler ancak oldukça çok sayıdalar ve etkili olanları.
Bunlar ile karşılaştığınızda yüzlerindeki gülümsemeler ve selam verirken davranışları bile siyasi.
Bazı siyasilerin ifadelerinde bunu görüyorsunuz, konuşmalarında yer alan bazı kelimeler var ki insanı hayrete düşürüyor, toplumun önemli bir kesiminin de aynen kendileri gibi olduğunu, futbol takımı taraftarı gibi olduklarını çok iyi biliyorlar ve rahatlıkla ilginç sözler sarf ediyorlar hiç düzeltme gereği bile duymuyorlar.
Olumsuz hatta aşağılayıcı kelimeler ve cümleler, hitap ettikleri kesimce sanki olumlu gibiymiş gibi algılanıyor. Bu çok üzücü ama maalesef böyle ve düzelmesi de mümkün değil.
Bugün sadece iki örnek vermek istiyorum.
İşti o siyasetçilerden bir kişi;
Bir sektörün yıl içinde EKSİ BÜYÜME yaşadığını söylüyor, yani aslında anılan sektörde ülke ekonomisine katkı payı küçülmüş ama toplumun belli bir kesimini çok iyi tanıdığı için rahatlıkla, çekinmeden KÜÇÜLDÜ diyeceğine EKSİ BÜYÜDÜ ifadesini kullanıyor. Anılan kesim de cümle içinde geçen, büyüme kelimesini duydu ya BÜYÜDÜK TE BÜYÜDÜK diyor, aksini anlatmak bile mümkün değil.
Bunu sosyal medyayı sarmış trollerin paylaşımlarından da hemen anlıyorsunuz.
Hani; İçkiliyken namaza yaklaşma cümlesinde, içkiliyken kelimesini es geçip namaza yaklaşma deniyor diyerek cahil insanlara yön vermeye çalışanlar var ya işte öyle.
Bir diğer örnek çok daha ilginç;
Bunlar başka ülkelerin vatandaşlığını da taşıyabiliyor, ülkemizde gelirlerini elde ederken yatırımlarını da vatandaşlığına geçtikleri ülkede yapıyorlar ne hikmetse.
Bakıyorsunuz getirildiği makamı devralırken, önceki zatı muhteremin uyguladığı politikanın ülkeyi zora soktuğunu, onun uyguladığı berbat yöntemlerden vaz geçileceğini anlatmak için, bir kesim bunu anlamasın diye İngilizce bir kelime kullanıyor, kelimenin Türkçesi de AKIL DIŞI ama siyasetçi ya, bu kelimeye cümlede yer vermiyor İngilizcesini cümleye yerleştirerek İRRASYONEL tedbirlerden vazgeçeceğiz diyor.
Türkçesini kullanmıyor, uygulanan AKIL DIŞI tedbirlerden vazgeçeceğiz demiyor, diyemiyor.
Hitap ettiği o temiz saf kitlenin AKIL DIŞI kelimesini anlayacağını biliyor, İngilizce kelimeyi yerleştirdiğinden ifadesinde gizlediği vahameti, olumsuzluğu fark etmesinler istiyor ve fark etmiyorlar zaten.
Birkaç gün sonra kasıtlı olduğunu kişinin kendisi ispat ediyor.
Demiştik ya parayı ülkemizde kazanıyorlar yatırımları başka ülkede yapıyorlar diye.
İşte bu da öyle yapıp başka ülkede gayrimenkul almış, sosyal medyada ve basında alış yöntemleri konusunda kendini eleştirenlere cevap verirken bu defa iddiaları abartılı buluyor ve İRRASYONEL kelimesini kullanmıyor ve Türkçe karşılığı olan AKIL DIŞI kelimesini kullanıyor ve “iddialar AKIL DIŞI” diyor.
Çünkü bu defa hitap ettiği kesimin söylediği kelimeyi anlamasını istiyor.
İşte, NABZA GÖRE ŞERBET veriyor.
Bizde ŞERBET diye içiyoruz galiba.
Literatür de yeni kelimeler kazanmış oluyor, siyasetçiler sayesinde.
Allah ıslah etsin ne diyelim.
