Doğanın bu kadar katledildiği, pislendiği, acımasızca davranıldığı nadir ülkelerden biriyiz desem haksızlık mı etmiş olurum acaba?
Çevreye duyarlı bir gazeteci olarak gördüklerimi yazmazsam bende pisliğin, çevre rezaletinin duyarsız seyircisi olur, gelecek kuşaklara, doğanın başkaca sahiplerine ihanet etmiş olurum.

Burası Antalya'ya 45 km Ekşili Göleti. Fotoğrafa bakarmısınız içi dışı aynı pislik adına yok yok! Doğaya bu kadar acımasız davranmanın elbette zaman zaman acısını da yaşıyoruz. Doğa kendine zalimce davrananlardan eninde sonunda intikamını alıyor. Yukarıdaki fotoğrafta gördüğünüz insan pisliğinin büyük çoğunluğu gölün tahliye bölümünden Antalya denizine gitti. Çok yazık. Bir dünya ve turizm kenti insan eliyle nasıl pislenir işte fotoğrafları...
İşte bu düşünceyle her canlının ortak değeri olan doğaya karşı acımasız davrananlara olan duygularımı en hafif kelimelerle yazmaya çalışacağım. Ayrıca bir de teşekkürüm olacak!
Gerçi bu yüzsüz doğa katilleri o kadar acımasız ki adeta çevreye karşı adeta suç makinesi gibiler. Pisledikleri yere defalarca gidip, defalarca pisliğini aynı yere bırakıp gidenlerin olduğunu çevrenizde eminim sizde görüyorsunuz

Fotoğrafa bakın hele ne harika bir yer değil mi? İnsan bakmaya kıyamaz, bizim insanımız pislemeye doyamaz...
Gördüklerimi fotoğrafladım sizlerle de bu yazı içinde paylaşacağım.
İnanın ben gördüklerim karşısında utanıyorum. Pisleyenler utanmadığı gibi pisledikleri yere defalarca giderek üzerinde yiyip içip tekrar pisliyorlar.

Gittiğim her şehirde yollarda sigara izmariti, yürüyüş yaptığım dağların başında bile insanların yediği içtiği çöpünü doğaya bıraktığını görürüz. Yol kenarları, piknik alanları her yer adeta çöplük gibi.

Ekşili Göletinin yazdan kalma kurumuş hali...
Ekşili Göletinin yağmur suları ile dolmuş son hali...
Bugüne kadar Afrika’sından Avrupa’sına, Asya kıtasından, Orta Doğu coğrafyasına kadar bir çok ülke gördüm bizim kadar doğayı kirleten, çevreye karşı duyarsız ve acımasız davranan çok az ülke gördüm.
Çevre bilinci ve doğayı sevmek, korumak genlerle ilgili ırk ile ilgili bir durum mu? Yoksa derinlerden gelen bir kültür mü?

Aynı kökten olduğumuzu düşündüğüm Kızılderili Atasözü derki “Yeryüzü bize atalarımızdan miras kalmadı, çocuklarımızdan ödünç aldık.” Ne kadar doğru söylemiş.
John Muir’de diyor ki “Doğaya iyi bakın, o sizin evinizdir.”

Bu sözden yola çıkarak buradan doğayı pisleyenlere sormak istiyorum. Siz yaşadığınız evi böyle mi kullanıyorsunuz? Çöpünüzü yerlere mi atıyorsunuz, yoksa çöp kutusuna mı? Doğa gidip piknik yapıp yiyip içip çöpünü doğa bırakanlara bir daha soruyorum; Eviniz de yediğiniz, içtiğiniz pisliği çöpü ne yapıyorsunuz? Yere atıp üstünde mı yatıyorsunuz, yoksa poşete koyup çöp tenekesine mi atıyorsunuz? Ben eminim ki çöpe atıyorsunuz!
Peki neden ikinci eviniz olan her canlının ortak kullanım alanı doğa da yediğiniz içtiğiniz çöpleri orada bırakıyorsunuz? Neden aracınızda giderken içtiğiniz sıvının, sigaranın izmaritini doğaya fırlatıyorsunuz? Çok mu zor o çöpü aracınızda muhafaza edip en yakın bir çöp kutusu içine atmak?

Doğa yürüyüçülerinin parkurları arasında yer alan Ekşili Göletine gelen TODOSK ekibi kuruyan göle nazır fotoğraf çektirmişlerdi. Gölün kurumuş hali bile doğaseverlerin hep ilgi odağında kaldı. Yeter ki temiz bırakalım....
Size bir örnekle ne kadar temiz ve çevreye duyarlı bir toplum(!) olduğumuzu anlatacağım.
Antalya’ya 45 km uzaklıkta Döşemealtı İlçemize bağlı Ekşili diye bir mahallemiz var. Bende bu mahallenin 14 yıldır sakiniyim. Bizim harika bir de suni gölümüz var. Çevreciler çok iyi bilir. Onların yürüyüş parkuru doğa harikası bir yer. Biz de zaman zaman göl etrafında yürüyüş yaparız.

Gölün suyunun kısa sürede bitmemesi için, ASAT'ın vahşi sulmadan kapalı sulmaya geçmesi, zemin kaçağının önlenmesi için de DSİ tarafından tamir edilmesi temizliği kadar son derece önemli.
Bu arada göl birkaç yıldır yağmur az yağdığı için ve zemindeki su kaçağı yüzünden kurumaya da yüz tutmuştu. Bu sene çok şükür Antalya’ya çok güzel yağmur yağdı ve kurumaya yüz tutan göllerimiz eski haline döndü ve suyla doldu.

Bu gölün kıyısı hafta içi veya sonu demeden her gün piknikçilerle doluyor. Gelin görün ki çöplük gibi pislikten geçilmiyor. Hemen hemen herkes yediği içtiği pisliği çöpü orada bırakıp gidiyor. Bir poşette bıraksa buna da razıyız, olduğu gibi doğaya bırakılıyor.
Son zamanlarda yağan yoğun sağanak yağış nedeniyle kuruyan göl suyla dolunca kenarlarda bırakılan onlarca çöp gölün üstünde yüzeyde yüzmeye başladı. Su göl seviyesini geçince tahliye bölümünden onlarca pislik Karaöz derelerinden Aksu çayı ile denize gitti. Tabi ki denize giden pislik olduğu gibi Lara ve Konyaaltı sahilin, denizimizi kumumuzu kirlendirdi.

Hal böyle olunca gölün temizlenmesi ile ilgili önce mahalle muhtarı İbrahim Aldemir’i aradım. Göl mahallede ASAT tarafından sulama suyu olarak kullanıldığı için Büyükşehir Belediye Başkan Vekilimiz Av. Büşra Özdemir’i de aradım video ve fotoğraflar gönderdim temizlenmesi için ricada bulundum.
Oysa Gölün içi ve çevresinin temizliğini öncelikle Döşemealtı Belediyesi veya oraların sahibi DSİ veya Orman yapması gerekirken Büşra Özdemir başkan topu taca atmadı ve Çevre ile ilgili danışmanı Lokman Atasoy’a gölün temizlenmesi için anında talimat verdi. Ekipler gelerek gölün içini dışını temizledi.

Duyarlılığı için en başta Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Av. Büşra Özdemir olmak üzere danışmanı Lokman Atasoy ve Çevre Koruma Kontrol Dairesi temizlik ekiplerine mahalle sekinleri ve doğasever bir kişi olarak teşekkür ediyorum.
Bu arada Başkanın Çevre Danışmanı Lokman beyden Antalya'da yaşayan hemen hemen tamamının yabancı hemşehrilerimizden oluşan Temiz Türkiye Platformu üyeleriyle kent genelinde bir temizlik kampanyası yapacaklarını duydum. Kentte yaşayan yabancı dostlarımız kadar yerli halkımızın da çevreye karşı duyarlı olmasını bekliyoruz.
Turizmin başkenti Antalya’da Ekişili Göleti etrafı böyle de diğer yerler temiz mi? Bence her yer aynı. Her şeyi devletten, belediyelerden beklemek sorunu ancak kısa süreli çözer. Tek çözüm toplumun doğaya karşı duyarlı olması, oraların sadece kendisine ait değil, tüm canlıların ortak değeri olduğu bilincinde olmasıdır.
Mesele ne temiz olarak koruyabilecekmiyiz meselesi. Benim hiç umudum yok. Daha önceleri Döşemealtı Belediyesi ve Orman defalarca göl etrafında temizlik yapmasına karşın, bir hafta bile sürmedi insanlar bu harika doğa alanını kirlendirdi her yeri çöple doldurdu. Şimdi korkarım yine aynısı olacak!
Tek çare bu gibi doğa harikası yerleri tamamen pikniğe ve araç girişine kapatılacaksın, ya da bir işletmeye verip buralara sahip çıkılmasını sağlayacaksınız.
İşletmede olan mesire alanlarının daha temiz ve bakımlı olduğunu biliyoruz.
Umarım buraların bağlığı olduğu sorumlular yazdıklarımı dikkate alır ve gereğini yaparlar.
Tüm kadınlarımız ve kadın okurlarımın 8 Mart Dünya kadınlar gününü içtenlikle kutluyorum.
Mutlu pazarlar...

Ekşili Göletinin yağmur suları ile dolmuş son hali...
Mevlüt bey, çok güzel konulara değiniyor sunuz. Sizi tebrik ediyorum. Ne yazık ki kısmen diyelim. İçleri pis olunca o toplum sadece ye iç politikasında. Pis bir yer görünce de küfür ederler. Oysaki kendilerine küfür ederler farkında değiller. Ne diyelim 1998 yılından bu yana gönüllü çevreci olarak çaba gösteriyorum. Sergiler eğitimler yetmiyor. Spot filmler cezalar olmalı. Kaleminize elinize sağlık.
Tespitler doğru, çözüm ise eğitim. Bu sorun ise ilkokul seviyesinde verilecek eğitim ile çözülür. Çocukların su tüketimi ve temizlik eğitimi hususunda ülke genelinde okullarda verilen eğitimin yeterliliği araştırılmalıdır. Bu konuda göstermiş olduğun hassasiyet için bir vatandaş olarak çok çok teşekkür ederim.
Haklısınız eğitim şarkısı kontrol edilip edilmemesi bu önemli değil temel aileden gelmesi gerekiyor. Annem rahmetli kaldırıma kadar kapının önünü süpürttürürdü anne belediye temizlik yapıyor zaten dediğimde insanın temizliği kapısından belli olur derdi Biz küçükten yetiştik aynı zamanda ilkokuldayken Park yapılıyordu mahalleye parkın havuzunun temizliğini okul olarak götürüp biz temizliyorduk. Yani Selçuk bey temizlik önce imandan sonra aileden en son okuldan bitiyor galiba size de teşekkür ediyorum güzel fikirleriniz için.
Mevlüt bey maalesef haklısınız, çevre konusunda sicilimiz kötü. Bugün Ariassos antik kentine pedal çevirdim, özellikle karayolu kenarlarındaki manzara tıpkı yazınızda belirttiğiniz gibi.
Çevre bize emanettir ve bu emaneti korumamız lazım. Kaleminize sağlık
Doğrusunuz Raziye hanım çevre sevgiyle güzelleşir demek ki kirletenler sevgisi olmadığı için ne yazık ki çöpten Dağlar oluşacak
Kalemine sağlık
Herkes kendi kapısının önünü temizlese, bütün mahalle temi, olur siye büyüyen bir toplumun geldiği hal Ama daha kötüsü şimdi bu bilinci yeniden aşılamaya kalksak 20 yıla ancak düzeleceği