Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti halkı önümüzdeki ay yeni dönem cumhurbaşkanını seçecek. Sandığa gidecek olan seçmenler, aslında KKTC’ye sadece bir lider seçmekle kalmayacak, ülkenin gelecekteki siyasi ve ekonomik kaderini belirleyecek kişiyi seçmiş olacak.
Birkaç gündür ABD’nin New York kentinde devam eden BM Genel Kurulu ve buradan dünyaya yansıyan gelişmelere bakarsak Doğu Akdeniz’in sıcak suları üzerinde yapılacak olan kritik KKTC cumhurbaşkanlığı seçimi Türk dünyası için ne kadar önemli ise, coğrafyamızda özellikle Türkiye’ye karşı bazı hain planlar peşinde olan ülkelerin de yakın ilgisini çekiyor.
Ada da yarışın öne çıkan iki ismi var. Mevcut Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve ana muhalefetin adayı Tufan Erhürman. Seçim meydanlarında iki aday da kıyasıya mücadele veriyor, farklı vizyonlar, farklı siyaset anlayışları ve farklı gelecek perspektifleriyle seçmenin karşısına çıkıyor.
Ersin Tatar, görevde bulunduğu dönemde özellikle Ankara ile yakın ilişkileri ve iki devletli çözüm politikasındaki ısrarıyla dikkat çekti. Onun siyaseti ve duruşu, Kıbrıs meselesinde daha net, hatta keskin çizgiler üzerine kurulu. Türkiye ile uyumlu politika yürütmesi, ekonomik destekten güvenlik boyutuna kadar KKTC’nin “güvence” algısını pekiştiriyor.
Ancak içeride, özellikle ekonomik sıkıntılar, artan işsizlik eleştirilerin en başında geliyor. Tatar’ın kampanyasının güçlü yanı, dış politikada net bir duruş ve “istikrarlı devamlılık” mesajı; zayıf yanı ise toplumsal sorunlarda çözüm üretemediği yönündeki algı...
Tatar’ın güçlü rakibi CTP lideri Tufan Erhürman ise daha çok iç siyaset ve toplumsal sorunlara odaklanıyor. Hukukçu kimliğiyle öne çıkan Erhürman, genç işsizlik, eğitimde kalite ve ekonomik çeşitlilik gibi konuları öncelikli hedefleri arasında görüyor. Kıbrıs meselesine gelince, federasyon temelinde çözüm perspektifi ve AB yanlısı söylemleri savunuyor olması özellikle değişim isteyen seçmenler için cazip görünüyor.
Ancak Erhürman'a destek verenlerin büyük çoğunluğunun federasyon yanlısı ve Türkiye karşıtı olması ona oy vermek isteyen sağ seçmende ciddi endişe yaratıyor. Erhürman’ın da zayıf tarafı bu diyebiliriz.
Seçimin Kaderini Kim Belirleyecek?
Son anketler, yarışın oldukça başa baş geçeceğini gösteriyor. Özellikle genç seçmen ve ekonomik sıkıntılar yaşayan kesimler, bu seçimin belirleyici unsuru olacak. Tatar’ın güçlü yanı devletçi refleks ve Türkiye ile uyumlu politikası. Erhürman’ın avantajı ise değişim ve reform vaatleri.
Seçmen, bir anlamda bu seçimde şu sorulara yanıt verecek: “Türkiye ile daha da entegre olmuş, iki devletli çözüm odaklı bir yapı mı, yoksa Türkiye’nin düşmanlarına alan açacak bir Kuzey Kıbrıs mı?
Geçtiğimiz günlerde Demokrat Parti’nin olağan kongresi için KKTC’deydim.
Ada da kaldığım süre içinde seçmenin nabzını da tutma imkanım oldu. Gördüğüm dinlediğim bir kesim var tıpkı Türkiye’deki Erdoğan karşıtlığı gibi, ‘Ersin Tatar gitsin de kim gelirse gelsin’ diyor. Bir başka kesim ise ‘Ersin giderse Kıbrıs Türk’ü felakete gideriz’ diyor.
Aslında Türkiyeli diye tabir edilen KKTC doğumlu olmayan ama sonradan KKTC vatandaşı olan kesim ikiye bölünmüş durumda. Çoğu zoraki Ersin Tatar’a oy vereceğini söylerken bir kısmının sandığa gitmeyeceği veya Tufan Erhürman’a oy vereceği izlenimi edindim.
Öte yandan ada sokaklarında, hükümet ortakları UBP, DP ve YDP Ersin Tatar’a destek kararı almış olsa da özellikle UBP’nin parti tabanına hükmedemediği bu durumun da Ersin Tatar için ciddi bir handikap oluşturduğu konuşuluyor.
Kulislerde Başbakan Ünal Üstel’den memnun olmayan UBP’lilerin Ersin Tatar’a seçim kaybettirerek faturayı Üstel’e keserek, önümüzdeki ilk genel seçimde liderlikten indirme planını konuşuyor.
Bir önceki seçimde olduğu gibi bu seçimde de Türkiye’nin Ersin Tatar’a destek vermesi tüm Türkiye karşıtı muhalif kesimi Erhürman etrafında toplamış vaziyette. Sayıları yeter mi yetmez mi seçim sandıkları açılınca göreceğiz ancak görünen o ki bu seçim kolay bir seçim olmayacak.
İşte yukarıda sıraladığım tüm bu olumsuzluklar Tatar’ın aleyhine işlerken, federasyon yanlısı, Türkiye karşıtı bir anlayışın lideri konumundaki muhalefetin adayı Tufan Erhürman’ı bir tık öne çıkarıyor.
Son hafta seçimlerde kritik ve önemli bir haftadır.
Sonuç olarak; kim ne derse desin şu anda başa baş giden bir seçim süreci izliyoruz. Ortada yüzde 9 gibi önemli bir kararsız kesim var. Bu kararsız seçmeni ikna eden kesinlikle seçimin galibi olacaktır.

Mevlüt bey kaleminize kuvvet Kıbrıs siyasetini gayet güzel özetlemişsiniz. Kıbrıs da seçimi Ersin beyden önceki cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı kafasında olan bir anlayış kazanacak gibi görünüyor. Mehmet Ali Talat ve Mustafa Akıncı ne yapmış Kıbrıs Türk halkı için biri bana yazabilir mi? Türkiye ile kavga ederek Türkiye düşmanlarına şirin görüneceğiz diye böylesi kritik bir dönemde KKTC'yi 50 yıl geriye götürmeye kimsenin hakkı yok. Mesele sadece KKTC halkının refahı huzuru cebi değil mesele Kıbrıs Türk adası ve Türkiye'nin geleceği menfaatleri meselesidir. Bu Rumlar her gün kapımıza kadar dayanıp ırkçı ve vahşi söylemler sloganlar eylemler yapıyor. Bir taraftan İsrail ve bazı ülkeler Rum tarafına silah askeri malzeme hava savunması kuruyor. Bunlar hayra alamet girişimler değil. Türkiye ile kavga eden Türkiye karşıtı eylemlerim söylemlerin iktidar veya cumhurbaşkanı olması demek yeni krizlere kapı arlamak demek. Ersin bey seçilmez ise Kıbrıs Türk'ü geri dönüşü olmayan bir yola girer.