Bırak sana yalan söylesinler.
Bırak seni görmezden gelsinler.
Bırak arkandan konuşsunlar.
Bırak sana ihanet etsinler.
Çünkü bazı gerçekler, ancak müdahale etmediğinde kendini açık eder.
Hayatın en yorucu yanlarından biri, insanları olduklarından farklı görme çabasıdır.
Birini sadık olmaya zorlayamazsın.
Bir yalancıyla tartışarak onu dürüst yapamazsın.
Birini ne kadar seversen sev, seni seçmesini sağlayamazsın.
Bunlar çoğu zaman kabul etmek istemediğimiz, ama hayatın defalarca yüzümüze çarptığı gerçeklerdir.
Aslında insanları kontrol etmen beklenmiyor. Senden beklenen tek şey, onları ayırt edebilmen. Çünkü kontrol dediğimiz şey, gerçeği değiştirmez. Sadece geçici bir illüzyon yaratır ve yanlış insanlardan açıklık, dürüstlük ya da vicdan beklemek… insanın ruhunu yavaş yavaş tüketir.
O yüzden bırak.
İnsanlara oldukları gibi davranma özgürlüğü ver.
Sürece müdahale etme.
Onları düzeltmeye çalışma.
Aynı şeyi tekrar tekrar anlatıp değişmelerini bekleme.
Çünkü sen geri çekildiğinde, gerçek bir adım öne çıkar.
İnsanlar kendilerini en çok sözleriyle değil, davranışlarıyla, verdikleri kararlarla, küçük anlarda yaptıkları tercihlerle belli ederler.
Birinin sana nasıl davrandığı, senin değerinin bir ölçüsü değildir.
O, sadece onun karakterinin bir yansımasıdır.
Bu ayrımı yapabildiğin an, birçok yük omuzlarından iner.
Suçluluk duymadan huzuru seçebilirsin. Kafa karışıklığı yaşamadan mesafe koyabilirsin. Çünkü artık görmüşsündür, kim neyse odur.
Ve unutma:
Yanlışın arkası kalabalık olabilir.
Ama, bu onu doğru yapmaz.
Doğruluk, çoğu zaman yalnızdır. Yalnız olmakta her zaman kötü değildir.
Yalnız olman, senin değerini azaltmaz.
“Yazı güzel sözlerden derlenmiştir.”
