23 Nisan… Bu milletin kaderini kendi ellerine aldığı, iradesini tarihe kazıdığı en anlamlı günlerden biri. Ama ne yazık ki bu yıl Gaziantep’te yaşanan bir görüntü, bayramın ruhuna gölge düşürdü. Sahneye çıkan çocuk mehteran takımına sırtını dönen bazı yerel yöneticiler… Bu bir “protokol hatası” değil. Bu, zihniyet meselesidir.
Açık konuşalım: Kendi tarihine mesafeli duran, hatta onu küçümseyen bir anlayışın tezahürüdür bu. Mehter dediğiniz şey, sadece bir müzik değil; bu milletin yürüyüşünün ritmidir. Disiplindir, ruhtur, hafızadır. Dünyaya ilk askeri bandoyu armağan etmiş bir medeniyetin sembolüdür. Buna sırt dönmek, bir gösteriye değil; köklere sırt dönmektir.
Cumhuriyet ile Tarih Arasına Duvar Örenler
Sürekli aynı argüman: “Laiklik, çağdaşlık, Cumhuriyet…” Peki soralım: Mehterden rahatsız olmak bu kavramların neresinde? Cumhuriyet, geçmişi silerek değil; o geçmişin üzerine inşa edilerek kurulmuştur. Bu milletin hafızasını yok sayarak Cumhuriyetçilik yapılmaz.
Tam tersine, Cumhuriyet bu milletin bin yıllık yürüyüşünün devamıdır. O yürüyüşü inkâr edenler, aslında Cumhuriyet’i de doğru anlayamamış demektir.
Çocukların Emeğine Bile Tahammül Yok mu?
İşin en vahim tarafı ise şu: Bu tavır, çocukların sahnede olduğu bir anda sergileniyor. 23 Nisan kimin bayramı? Çocukların. Peki sahnedeki kim? Kendi kültürünü yaşatan çocuklar.
Bir çocuğun emeğine, heyecanına, kültürel ifadesine sırt dönmek; sadece bir gösteriyi protesto etmek değildir. Bu, geleceğe verilen bir mesajdır. “Senin kültürünle problemim var” demektir.
Bu kabul edilebilir mi? Elbette hayır.
Mesele Mehter Değil, Kimlik Meselesi
Aslında mesele mehter değil. Mesele, mehterin hatırlattığı şey. Yani “biz kimiz?” sorusu. Bu soruya net cevap veremeyenler, çözümü sırt dönmekte buluyor.
Ama gerçek değişmez:
Siz sırtınızı dönseniz de bu milletin tarihi orada duruyor.
Siz görmezden gelseniz de o kös vurulmaya devam ediyor.
Anlayana Son Söz
Köklerinden kopan bir siyaset uzun ömürlü olmaz. Bu milletin değerleriyle kavga ederek siyaset yapılmaz. 23 Nisan gibi birleştirici bir günde bile ayrıştırıcı tavır sergileyenler, en büyük zararı yine kendilerine verir.
Çünkü bu millet unutmaz.
Çünkü bu millet, kimin kendisine sırt döndüğünü de, kimin yanında durduğunu da çok iyi bilir.
