Son zamanlarda bazı çevrelerde imamlar hakkında yapılan eleştiriler dikkat çekiyor. “Yattıkları yerden maaş alıyorlar” diyenler, sanki imamlar hiçbir iş yapmıyormuş gibi bir algı oluşturmaya çalışıyor. Oysa imam, bu toplumun en görünmeyen ama en önemli neferlerinden biridir. Her gün sabahın en erken saatinde göreve başlar, geceye kadar devam eder. Namaz kıldırmak bir yana, cenaze hizmetlerinden nikâh dualarına, çocuklara dini eğitim vermekten mahalledeki manevi rehberliğe kadar birçok sorumluluk taşır.
Bu eleştirileri yapanlar, bir imamın yetişmek için geçirdiği yılları göz ardı eder. Hafızlık eğitimi, imam hatip lisesi, ilahiyat fakültesi, KPSS sınavı, mülakat süreci derken imam olmak için geçilen aşamaları bilmezler. Sadece aldığı maaşı konuşurlar, ama sorumluluklarının ağırlığını görmezler. Onlar için imam, sadece beş vakit namazı kıldıran biridir. Fakat gerçek, bundan çok daha fazlasıdır.

Her mesleğin kendine göre bir ağırlığı, zorlukları vardır. Ama imamların en büyük farkı, hayatın her anında görevde olmalarıdır. Günün herhangi bir saatinde cenaze namazı için çağrılabilirler, bir hastanın duasına yetişmek zorundadırlar, düğünlerde nikâh duası ederler. Bayramda, tatilde, hafta sonunda çalışmak zorundadırlar. Üstelik, yalnızca caminin ibadet işlerinden sorumlu değil, caminin her türlü bakımını da üstlenirler. Elektrik arızası mı çıktı? İmam ilgilenir. Camide bir tadilat mı gerekiyor? İmam organize eder. Ama dışarıdan bakıldığında, onlar sadece “yatarak maaş alan” insanlar olarak görülür.
İşin ironik yanı ise şu: İmamları küçümseyen, alay eden, haklarında ileri geri konuşanlar bile bir gün mutlaka onlara ihtiyaç duyuyor. Bugün, bir düğünde imamın duasını bekleyenler, yarın bir cenazede onun omzuna yaslanıyor. O cenaze namazı kıldırılmazsa, o son yolculuğun eksik kalacağını biliyorlar. Ama mesele günlük hayattaki saygıya gelince, imamlar toplumun en kolay hedefi oluyor.
Eğer imamlar gerçekten çalışmıyor olsaydı, cenazeniz olduğunda neden ilk aradığınız kişi bir imam olurdu? Eğer onlar bu toplum için gereksizse, neden herkes dini törenlerinde, manevi anlarında bir imama ihtiyaç duyuyor?
Unutulmamalıdır ki, imamlar sadece yaşayanlara değil, ölülere de hizmet eder. Hayattayken onlara hakaret edenlere bile, vefat ettiklerinde son görevlerini yerine getirmekten geri durmazlar. Çünkü onların işi, sadece maaşla ölçülemez. Onlar, bu milletin vicdanıdır.
Belki de bu yüzden asıl sorun, imamlar değil; onların değerini anlamayanlardır.

Kalemine sağlık harika bi anlatım.