Türkiye’de esnaf artık sadece piyasa ile değil, hukuk sistemiyle de mücadele ediyor.
5941 sayılı Çek Kanunu’nun 5. maddesi nedeniyle, borcunu ödeyemeyen binlerce insan hapis tehdidiyle karşı karşıya.
2025 yılında karşılıksız çıkan çeklerin toplamı 259 milyar TL.
Bu rakam sadece ekonomik bir veri değil.
Bu rakam,
binlerce işletmenin kapanması,
on binlerce insanın mahkeme kapılarında sürünmesi,
ve yüzbinlerce ailenin geleceğinin kararması demek.
Dünyanın gelişmiş ülkelerinde bir kural vardır:
Ekonomik suça ekonomik ceza verilir.
Ama Türkiye’de borcunu ödeyemeyen esnaf için sistem başka çalışıyor.
Dolandırıcı ile aynı kefeye konuluyor.
Hapis tehdidiyle karşı karşıya bırakılıyor.
Peki soralım:
Cezaevindeki esnaf borcunu nasıl ödeyecek?
Kapattığı dükkânı hapisten mi açacak?
Bankalar kara listeye aldığı birine kredi mi verecek?
Ticari sicili kararmış bir girişimci yeniden nasıl ayağa kalkacak?
Bu sistem borcu çözmez.
Sadece ekonomiyi kilitler.
Üreten Kesim Boğuluyor
Türkiye’de ekonominin yükünü artık dar bir kesim taşıyor.
Bir tarafta vergiler altında ezilen, üretmeye çalışan işletmeler…
Diğer tarafta sürekli büyüyen bir kamu harcaması sistemi.
Devlet uçan kuştan vergi topluyor.
Ama o verginin yükünü taşıyan kesim her geçen gün küçülüyor.
Bugün Türkiye’de üretim yapan kesim şu üç baskının altında:
- ağır vergi yükü
- finansmana erişim zorluğu
- sürekli artan maliyetler
Sonuç?
Esnaf kepenk indiriyor.
Şirketler küçülüyor.
İcra dosyaları patlıyor.
Gerçek Çözüm Ne?
Ankara artık “müjde” söylemleriyle zaman kazanmayı bırakmalı.
Ekonomide gerçek bir rahatlama isteniyorsa şu adımlar kaçınılmazdır:
1. Çek suçlarında hapis uygulaması durdurulmalı
Esnafa ödeme fırsatı tanıyan bir yapılandırma sistemi kurulmalı.
2. Sicil affı çıkarılmalı
Kara listeye giren işletmelerin ticaret yapmasının önü açılmalı.
3. Vergi ve SGK yükleri yeniden yapılandırılmalı
Küçük işletmeler için gerçek bir nefes paketi hazırlanmalı.
Bir Gerçeği Hatırlayalım
Bugün Türkiye’deki 24 milyon icra dosyası sadece bir istatistik değildir.
Her dosyanın arkasında bir iş yeri vardır.
Bir aile vardır.
Bir hayat vardır.
Ekonomi cezaevlerinden yönetilemez.
Esnaf batarsa üretim durur.
Üretim durursa vergi biter.
Vergi biterse devletin kasası da boşalır.
Kısacası…
Esnafı hapse atarak ekonomi düzelmez.

