Bir kent düşünün; her sabah binlerce insan yeni bir güne uyanırken, o kentin kaderine, ekonomisine ve sosyal yapısına yön veren bir grup iş insanı tam 24 yıldır her salı sabahı saatler 07:50’yi gösterdiğinde aynı masanın etrafında buluşuyor. Dile kolay; çeyrek asra merdiven dayamış kesintisiz bir gelenek, muazzam bir aidiyet ve Antalya’da benzeri olmayan bir sivil dayanışma modeli...
Bu hafta köşemi, çeyrek asırlık bu muazzam yolculuğun ilk gününden beri her anına, her hemen hemen her buluşmasına ve her başarısına yakından tanıklık etmiş bir gazeteci, daha da önemlisi bu ailenin gururlu bir fahri üyesi olarak, Antalya’nın parlayan değeri Salı Grubu’na ayırdım.
Kağıt Üzerinde Değil, Gönüllerde Yazılı Bir Anayasa
Salı Grubu’nun resmi bir sıfatı, dernek ya da oda gibi resmi bir tabelası yok. Ama öyle bir "Salı Grubu Anayasası" var ki, inanın bugün en kurumsal sivil toplum örgütlerinde bile böylesine kusursuz işleyen bir sisteme rastlayamazsınız.
Disiplin, bu grubun ruhu. Sabahın ilk ışıklarında, saat tam 07:50'de o masada olmak zorundasınız. Kıyafet kurallarından taviz verilmiyor, devamsızlığın bahanesi kabul edilmiyor. Hatta öyle ilginç kuralları var ki, toplantı süresince sarılmak ve öpüşmek dahi yasak. Peki, bu kurallardan biri ihlal edilirse ne mi oluyor? İşte işin en asil kısmı burada başlıyor. Grupta ceza kelimesinin adı: "Onurlandırma." Kuralları esneten üye, 2 bin TL gibi sembolik bir bedelle "onurlandırılıyor" ve bu para doğrudan kutsal bir havuzda toplanıyor.
"Onurlandırma" Cezalarından Doğan Eğitim Ordusu
Geçtiğimiz eğitim-öğretim yılında bu disiplinden, bu cezalardan ve en önemlisi üyelerin kendi aralarında oluşturduğu o dev gönül havuzundan ne çıktı biliyor musunuz? Türk Eğitim Vakfı (TEV) üzerinden tam 50 üniversite öğrencisine kesintisiz burs.
İyilik bulaşıcıdır derler ya, Salı Grubu bu yıl çıtayı daha da yukarı taşıdı. Yeni sezon için şimdiden 2 milyon TL civarında bir bütçe toplandı ve bu kez 100 üniversite öğrencisinin geleceğine ışık tutulmaya hazırlanılıyor. Resmi bir kimliği olmayan bir grubun, sadece dayanışma ve vizyonla 100 gencin hayatına dokunması ayakta alkışlanacak bir başarı hikayesidir.
Sadece Kahvaltı Değil; Kültür, Vizyon ve Paylaşım
Salı Grubu, her hafta bir üyenin finans ettiği kahvaltılarda sadece bir araya gelmekle kalmıyor; sağlıktan eğitime, kent sorunlarından ülke ekonomisine kadar her hafta alanında uzman bir konuğu ağırlayarak Antalya’nın vizyonunu besliyor. Zaman zaman gazetemizin sayfalarında da bu kıymetli konukları ve görüşlerini sizlerle paylaşıyoruz.
Ancak grubun tek alametifarikası bu da değil. Bir de "Kültür Buluşmaları" var ki, o bambaşka bir dünya. Saat bu kez 08:30’u gösterdiğinde, bir üyenin ev sahipliğinde, farklı bir mekanda buluşuluyor. Bu buluşmalarda iş dünyasının o sert çehresi gidiyor; yerine başarı öyküleri, hayat hikayeleri, tecrübe aktarımları ve muazzam bir iş birliği motivasyonu geliyor. Üyeler birbirlerini iş yerlerinde ziyaret ediyor, ticareti, dostluğu ve Antalya sevgisini büyütüyor.
Antalya’da Tek Geçerim!
Antalya’da elbette çok sayıda değerli iş dünyası oluşumu, kulüp ve grup var. Her birinin kente katkısı yadsınamaz. Ancak sosyal yardımlaşmadaki samimiyeti, konuk ağırlamadaki kalitesi, disiplini, bağlılığı ve en önemlisi o sarsılmaz aidiyet duygusuyla Salı Grubu’nu Antalya’da tek geçerim.
Bu muazzam çarkın 24 yıldır sevgiyle, saygıyla ve hiç aksamadan dönmesini sağlayan, grubun vizyoner lideri Başkan Muharrem Koç başta olmak üzere, elini taşın altına koyan, o masanın ruhunu yaşatan tüm üyeleri canıgönülden kutluyorum.
24 yıllık bu asil hikayeye bir gazeteci olarak tanıklık etmek, bu gurur tablosunun fahri de olsa bir parçası olmak benim için büyük bir onurdur.
İyi ki varsın Salı Grubu; Antalya sizinle daha güzel, geleceğimiz gençlerimiz sayenizde daha aydınlık!

Üyesi olduğum Salı grubu ancak bu kadar güzel tarif edilebilir. Ağzınıza sağlık