Berlin'de düzenlenen dünyanın en büyük turizm fuarı ITB'de ülkeler kıyasıya Alman turist kapma yarışına giriyor.
Dünya turizmcilerinin akın ettiği Berlin turizm fuarına haritada adını görmediğimiz ülkeler bile gelip stand açıyor. Pandemi ve küresel krizler nedeniyle dünya turizmi irtifa kaybetse de turizmciler için o kötü günlerin geride kaldığını gözlemledim bu sene.
Berlin ITB Turizm Borsası yeni trendlerin konuşulduğu, destinasyonların çarpıştığı, ülkelerin adeta pay kapma ve kendini gösterme yarışına girdiği, ülkemiz için de önemli bir fuardan yazıyorum.
Bana göre bu yılın en önemli özelliği, dünyadaki değişim ve gelişmeler gölgesinde bu fuarın yapılıyor olması. Çünkü her olumsuz olayın faturası en başta turizmcilere çıkıyor. Çok kırılgan ve her türlü olumsuzluktan etkilenebilen bir sektör turizm.
Türkiye turizmi birçok krizi yaşadı. Her birinden alnının akıyla çıkmayı başardı. Dünyanın en tecrübeli turizmcileri Türkiye'de. Yine dünyanın en kaliteli hizmetini sunan yine Türkiye. Havasıyla suyuyla insanıyla doğası ve gastronomisi ile rakipsiz bir ülkeyiz.
Abartmıyorum hatta eksik bile yazıyorum. 50'nin üzerinde ülke gezmiş bir insan olarak gördüklerini yazıyorum.
Yapmamız gereken tek şey altyapı sorunlarını çözmek. Yani 5 yıldızlı otellerin etrafında 5 yıldızlı kentler yaratmak. Türkiye'nin temel sorunu budur.
Şimdi bunun Berlin izlenimi ile ne ilgisi var dersek... İnanın çok fazla ilgisi var. Dünya turizm pastasından Türkiye'nin daha fazla gelir elde edebilmesi için işi ve sorumluluğu sadece sektörün üstüne yıkmak doğru değil. Taşıyıcısından mahalle arasındaki bakkal amcaya kadar sürdürülebilir bir turizm için herkesin duyarlı olması gerekiyor. Türk ekonomisinin kurtuluşu kısa ve uzun vadede turizmdir diyor, fuar izlenimlerime geçiyorum.
Türkiye bu yıl gözüme çok daha pozitif göründü. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın hazırlamış olduğu görseller, renkler güncellenen destinasyon filmleri, animasyonlar ve Türkiye standının dizaynı oldukça ferah ve pozitifti.
Aslında bu tarz fuarların bana göre 2 önemli yönü var. Birincisi gerçekten ülkesine kentine bir fazla turist getirebilmek için canla başla çalışan sektör ve paydaşlarının buluştuğu, kucaklaştığı, kaynaştığı hasret giderdiği tam bir motivasyon ve enerji depolama buluşması olması.
Her yıl olduğu gibi bu yıl da fuarın gözdesi yine Antalya'ydı. Türkiye standının tamamına hakim olan Antalyalılar adeta Berlin'e çıkartma yapmış gibiydi.
Herkes pozitif, sektörel dinamizm en üst seviyedeydi.
Başta Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy olmak üzere, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ülkemize turist getiren tur operatöründen otelcisine tek tek turizmcileri ziyaret edip moral verdiler.
Aynı şekilde Alanya Belediye Başkanı Tarık Özçelik, Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, Manavgat Belediye Başkanı Nefi Kara Antalya'da turizmcileri yalnız bırakmadılar tek tek onlar da ziyaret edip yeni sezonda başarı dilediler.
Alanya, Manavgat, Kemer gibi turizm merkezlerinin yerel yöneticilerinin Berlin'e gelip turizmcilere moral kaynağı olmaları son derece önemliydi.
Turizmcilerin yaşadığı temel sorunların birincil çözüm yeri belediyelerdir.
Daha fazla temas daha fazla yüz yüze gelmek sektöre değer katacaktır.
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yusuf Hacısüleyman aynı zamanda bir turizm profesyonelidir. Kendisini çok eski tanırım. Turizmci bir bakan ne kadar önemliyse, turizmci bir Ticaret Odası Başkanı, turizmden anlayan yerel yöneticiler sivil toplum örgütü başkanları son derece önemli. Yusuf Hacısüleyman hem turizmci hem de oda başkanlığı sıfatıyla çoğu da üyesi olan turizmcilerin yanında olması onların sorunlarını sıkıntılarını dile getirmesi son derece önemlidir.
Yusuf Başkan da ekibi ile birlikte furdaydı. Onlar da tıpkı diğer başkanlar gibi turizmcileri ziyaret edip adeta moral kaynağı oldular.
Büyükşehir Belediye Başkanı Böcek ile vefat eden önceki ATSO Başkan Ali Bahar görüşmüyor konuşmuyordu. Böcek ile Hacısüleyman'ın birlikte turizmcileri ziyareti memnuniyet yaratırken, ATSO ve Büyükşehir arasındaki uzun zamandır esen soğuk rüzgarların bu görüntü ile yerini sıcak bir iklime bıraktığı yorumları yapıldı.
'Turist otelden çıkmıyor, esnaf perişan' diye bas bas bağıran turizmcilerle karşı karşıya gelen Antalya Esnaf Odaları Birliği Başkanı Adlıhan Dere bile Berlin Turizm Fuarı'nda esnafı için çalışıyordu.
Söz konusu olan Antalya ve Türkiye'nin geleceği ise gerisi teferruat diyoruz.
Turizm bana göre Türkiye'nin kurtuluşudur.
Türkiye'nin turizm geleceği, yıldızı oldukça parlaktır.
Yeter ki değerini bilelim daha çok çalışalım daha çok birbirimize kenetlenelim, birkaç yıl içerisinde Türkiye turizmi gelir olarak da sayı bakımından da dünyanın bir numarası olacaktır.
Sonuç olarak Almanya Dünya turizmi için önemli bir pazar.
Almanlar tatil yapmayı seviyorlar. Türkiye'yi ve özellikle Antalya'yı da çok seviyorlar.
Almanya'nın Seyahat Acenteleri Birliği Başkanı da bizi doğruluyor ve açıklamasında Almanların tercih ettiği ülkeler sıralamasında İspanya'dan sonra Türkiye geliyor.
Sahada rekabet çok sert, inanın rakipler hiç boş durmuyor.
Biz içeride birbirimizle boğuşup boş işler kovalarken rakipler yeni dünya düzenine uygun, daha çok pay alabilecekleri turizm politikaları geliştiriyor.
Milyarlarca dolarlık turizm yatırımları ve milli servetin bir gün çöp olmaması için her şey özel sektöre yüklemeden, devlet millet, bürokrasi, STK, medya hepimiz taşına altına elimizi değil gövdemizi koyup elbirliği ile daha çok çalışmamız lazım.
Bu vesile ile turizmci dostlara bol kazançlı iyi bir sezon diliyorum.
Berlin'den selam ve sevgiler.