KUKLA TİYATROSUNDA PERDE KAPANIYOR!
Ortadoğu’nun toz dumanı arasında birileri yine "Kürtlerin hamisi" rolüne soyunmuş durumda. Düne kadar kendi topraklarına sokmadığı, köşe kapmaca oynadığı PKK/SDG unsurlarıyla bugün kol kola giren, Papa’nın kapısında icazet arayan, Washington koridorlarında boy gösteren Mesud Barzani’den bahsediyoruz. Ancak bu "ulusal bilinç" sosuna bulanmış hamlelerin ardındaki gerçek niyet, ne Kürt halkının selameti ne de bölge barışıdır. Bu, sadece ve sadece bir varlık sancısıdır.
PKK Bitti, Sıra Kimde?
Yıllarca Amerika’nın "kara gücüm" dediği SDG (PKK), bugün kirli bir mendil gibi kenara atılmıştır. Trump’ın vaktiyle "Irak’ta Saddam’ı devirdik, IŞİD doğdu; bu hatayı Venezuela’da yapmayacağız" itirafı, aslında bugün Suriye ve Irak sahasında uygulanan yeni stratejinin de kodlarını veriyor. Amerika, kullanışlı aparatlarını birer birer emekli ederken, boşalan koltukları "daha az sabıkalı" görünenlere devretmek istiyor. İşte Barzani’nin bugünlerdeki "damarlarına kadar Kürtçülük" çıkışlarının sebebi budur: PKK’dan boşalan taşeronluk ihalesine talip olmak.
"Kürtçülük" Maskesi Altında Aile Bekası
Süleymaniye’den yükselen "Barzani’ye sahip olan millet yenilmez" nidaları, halk tabanını kaybetme korkusuyla örülmüş bir illüzyonun parçasıdır. Barzani, IKBY içindeki ailesel gücünü konsolide etmek ve halkın gazını almak için "Rojava’yı koruma" masalına sarılıyor. Düne kadar düşman bellediği Mazlum Abdi’ye zeytin dalı uzatması, Roj Peşmergeleri ile ortak güç kurma çabaları tamamen yeni konjonktürde Türkiye’yi doğrudan karşısına almadan ama Türkiye’nin istemediği bir yapıyı "kendi kontrolünde" meşrulaştırma çabasıdır.
Hakan Fidan’ın "Sıra Sincar’a gelecek" uyarısı boşuna değildir. Ankara, sınırlarının hemen ötesinde ister terör örgütü olsun, isterse "terör sonrası boşluğu dolduran" başka bir yapı, Türkiye’nin güvenliğini tehdit edecek hiçbir oluşuma geçit vermeyecektir.
Vatanseverlik Değil, Taşeronluk Yarışı
Sokaklarda başörtülerini çıkarıp slogan atan PKK sempatizanları ile Barzani’nin "modern Kürt lideri" imajı aynı madalyonun iki yüzüdür. Bunların vatanseverlikle, bu coğrafyanın değerleriyle işi kalmamıştır. Asala oldular, Taşnak oldular, Siyonist oldular, ABD’nin mutfağında pişen her yemeğe kaşık salladılar; ama bir tek bu toprakların sadık evladı olamadılar.
Tarih Tekerrürden İbarettir
Barzani şunu bilmeli: Tarih, emperyalistlerin ipiyle kuyuya inenlerin hüsranıyla doludur. Her aşirete bir devlet, her sokağa bir bayrak vaat edenlerin asıl amacı bölgeyi daha fazla parçalamaktır. Bugün PKK’yı keçi boku gibi kenara atan irade, yarın Barzani’nin de miadını dolduracaktır.
Türkiye’yi tehdit etmek, Suriye sahasında oyun kurmaya kalkmak Barzani’nin boyunu aşar. Eğer bir "yenilgi" aranıyorsa, o yenilgi dış güçlerin güdümünde, kardeş kanı üzerine ikbal kuranların kaçınılmaz sonu olacaktır.
Unutma Barzani, bu tiyatroda roller her an değişir ama senaryoyu yazan sen değilsin!

