Türkiye’de başıboş köpek meselesi artık bir görüş ayrılığı değil; evlatlarımızın can güvenliğini doğrudan ilgilendiren, somut acılarla büyüyen bir kamu güvenliği krizidir.
Her trajedide aynı döngüyü yaşıyoruz:
Bir çocuk hayatını kaybediyor… toplum ayağa kalkıyor… birkaç gün konuşuluyor… sonra konu yine aynı verimsiz zemine bırakılıyor.
Bu ülkede başıboş köpek saldırıları sonucu hayatını kaybeden çocuklar var. Bu bir iddia değil, yaşanmış bir gerçek. Yaralananların, fiziksel ve psikolojik travma yaşayanların sayısı ise bunun çok daha üzerinde. Üstelik ortada sağlıklı, merkezi bir veri bile yok. Ama bu durumun kendisi bile başlı başına bir sorun: verisi tutulamayan bir risk, yönetilemez hale gelir.
Ve ortada artık inkâr edilemeyecek bir gerçek var:
Bu olaylar tekil değil, tekrar eden bir güvenlik problemidir.
Sorun çözülmüyor, yalnızca erteleniyor.
2024 düzenlemesi: Niyet doğru, model sorunlu
2024 yılında yapılan düzenleme ile hedef belliydi:
Topla, barınağa al, sahiplendir.
Kâğıt üzerinde doğru. Ancak sahada karşılığı yok. Çünkü model, en temel gerçekle yüzleşmiyor: ölçek.
Türkiye’de sahipsiz köpek sayısının milyonlarla ifade edildiği bir tabloda, bu hayvanların tamamını toplayıp yıllarca barınaklarda tutmak mevcut kapasiteyle mümkün değil. Dahası, maliyet hesapları bu modelin sürdürülebilir olmadığını açıkça ortaya koyuyor.
Bugün bir köpeğin yıllık bakım maliyeti yaklaşık 30–35 bin TL seviyesinde. Bu maliyet, milyonlarca hayvan üzerinden hesaplandığında ortaya çıkan tablo çarpıcı:
Yıllık 700 milyar TL ve üzeri bir yük.
Bu, mevcut ekonomik şartlarda taşınamaz bir maliyettir.
Toplama ve kısırlaştırma: Zaman ve maliyet gerçeği
Sorunun bir de operasyonel boyutu var.
Eğer sahada 20 milyon civarında bir popülasyon olduğu varsayılırsa, bu hayvanların toplanması ve kısırlaştırılması başlı başına dev bir operasyon anlamına gelir.
En iyimser senaryoda bile:
- Günde 10 bin köpek toplanabilirse süreç yaklaşık 5–6 yıl sürer
- Günde 20 bin kapasiteye çıkılsa bile 2–3 yıl gerekir
Kısırlaştırma tarafında tablo benzer:
- Köpek başına ortalama 5.000 – 10.000 TL işlem maliyeti
- Toplamda:
100 – 200 milyar TL arası sadece kısırlaştırma maliyeti
Ama asıl kritik nokta şu:
Bu süre boyunca sahada kalan hayvanlar üremeye devam eder.
Yani siz 5 yıl boyunca toplama yaparken, sistem aynı anda yeni köpekler üretir.
Bu da şu anlama gelir:
Sorun çözülmez, sürekli kendini yeniler.
Gösteriş mi, çözüm mü?
Sahadaki bir diğer çarpıcı sorun ise yanlış barınak anlayışı.
- pahalı kapalı tesisler
- fayans zeminler
- gereksiz ısıtma sistemleri
Oysa bu hayvanların ihtiyacı çok daha basit:
yağmurdan koru
rüzgârı kes
temizlenebilir alan sağla
Buna rağmen kaynaklar, gösterişli ama verimsiz yapılarla tüketiliyor.
Kontrolsüz besleme: İyi niyet, kötü sonuç
Bir diğer kritik başlık ise kontrolsüz sokak beslemesi.
Hijyen yok, düzen yok, denetim yok.
Belirli noktalarda yoğunlaşan besleme faaliyetleri, sürüleşmeyi artırıyor.
Sonuç:
daha büyük ve daha agresif gruplar
daha fazla insan teması
daha yüksek risk
İyi niyet, yanlış yöntemle birleşince sorunu büyütüyor.
Asıl mesele: Yaşam hakkı
Burada çizgiyi net çekmek gerekiyor.
Hiçbir yaklaşım, hiçbir ideoloji, bir çocuğun yaşam hakkının önüne geçemez.
Bu mesele:
- romantizm meselesi değil
- ideoloji meselesi değil
- doğrudan yaşam hakkı meselesidir
Bir çocuk:
- okula giderken
- sokakta oynarken
- evinin önünde
hayatını kaybediyorsa, bu “kabul edilebilir risk” değildir.
Çözüm mümkün, ama bu modelle değil
Bugün gelinen noktada açık olan şu:
Mevcut sistem sorunu çözmüyor.
Gerçekçi bir çözüm için:
- nüfusu hızlı düşüren geçiş modeli uygulanmalı
- süreli barınak sistemi kurulmalı
- yarı açık, düşük maliyetli ve yüksek kapasiteli yapılar tercih edilmeli
- sahipli hayvanlar kayıt altına alınmalı
- terk etme ve kontrolsüz üretim ağır şekilde cezalandırılmalı
- belediyeler performansla denetlenmeli
Kısaca
Bugün sorun çözülmüyor.
Sadece erteleniyor.
Ama bu ertelemenin bir bedeli var.
Ve o bedeli:
- çocuklar
- aileler
- toplum ödüyor.
Net olarak
İnsan hayatının korunamadığı bir sistem, ne kadar iyi niyetli olursa olsun başarısızdır.
Ve unutulmamalıdır:
Bir çocuğun kaybı, hiçbir sistem hatasıyla açıklanamaz.
