Sosyal Medya ya da bir diğer adıyla sanal medya artık günümüz Dünyasının bir gerçeği.
Hepimiz bu aygıtın bir yerlerinde kendimizi buluyoruz. Kendimiz sosyal medya sistemine dahil olmasak bile bir şekilde mevcut hayatlarımızda sosyal medyaya maruz kalıyoruz.
Bir sosyal medya kullanıcısı olarak asla sosyal medya kötüdür, bunu kullanmayın demiyorum.
Uzun süredir bir sosyal medya kullanıcısı olarak sosyal medyanın yarattığı yanılsamalardan ve insan hayatına verdiği zararlardan bahsetmek istiyorum.
Öncelikle insan beyni bir hafızaya sahip ve bu hafıza bazen biz farkında olmadan da bir takım şeyleri biriktiriyor ve saklıyor.
Kalıcı hafıza üzerinde en büyük etki bırakan şeylerden bir tanesi de görsel içerikler.
Örnek olarak; bir şeyi anlatırken sadece sözle anlatırsak bunun insan beynindeki kalıcılığının süresi çok az ,ancak bunu görsellerle desteklersek bu kalıcılığın süresi uzamakta.
İşte sosyal medyanın insan üzerindeki en büyük gücü de bu görsellik ve tüm yanılsama da bu noktada başlıyor.
Bu yanılsamaları yine bir kaç örnekle ele almak istedim.
Örnek 1
Kendi hayatında aslında ve gerçekten mutlu olmayan kişi, sürekli sosyal medyada kendisinin çok mutlu ve eğlenirken sergiliyor, onu gören bütün takipçiler o anda o insanı çok mutlu zannediyor. Beyin resmin arkasında yaşananları okuyamadığı için maruz kaldığı görsel nedeniyle karşısındakinin her anını mutlu zannediyor ve hafıza o insanı mutlu olarak kaydediyor. Bu durumda ya kendisi de mutlu bir resim koymak zorunda hissediyor ya da mevcut durumunda mutsuzsa , kendini mutlu gibi yansıtan insanla bir kıyaslamaya giriyor.
Örnek 2
Gerçek hayatında uyuşuk, hayat enerjisi düşük hatta depresyonda bile sayılabilecek bir kişinin sayfasında, mevcut hayatıyla ilgisi olmayan etkinlikler görebiliyoruz.Örnek olarak yataktan kalkmaya üşenen bir kişi, kendisini performans sporlarını çok iyi yapıyormuş gibi sergileyebiliyor. Gerçekten depresyondan geçen ya da o an mutsuz olan bir insan da bu görsellere maruz kaldığı zaman kendi depresyonunu ya da mutsuzluluğuyla kıyaslamaya girip mevcut ruh halini ikiye katlıyor. Bir diğer deyişle beyin ona , bak insanlar ne kadar enerjik ve mutlu sen neden böyle değilsinin sinyallerini gönderiyor.
Örnek 3
Sadece onaylanma ve beğenilme duygusunu tatmin etmek için yaşayan toplumlarda karşı tarafın övgüleri, pohpohlamalarına her zaman ihtiyaç duyarız. Kendi fikrini geliştirememiş bireylerde ise bu durum kendi fikrini üretmek yerine karşıdan beğenilmeye yerini daha fazla bırakır. Örneğin bir konuyu araştırmadan, sorgulamadan sadece sosyal medyadan elde ettiği bilgilerle düşünür, sosyal medya artık onun için bilgiye ulaşmanın en kolay yolu olmuştur. Maruz kaldığı bilgi kirliliğinin bile farkına varmadan o bilgiyi kabul eder. Çünkü mutlak doğru bulduğu çoğunluk arasında bir yer bulmak ve bu yeri kaybetmek istemez. Bu duruma dijital olarak ötekileştirme diyenler de var, yani dijital olarak insanları gruplamak.
Örnek 4
Sosyal medya sanal bir mecra olmasına rağmen burada verilen tepkiler ya da yazılan düşünceler kişide bir süre sonra bir görev bilinci tatminine dönüşebilir. Bir soruna gerçekçi yollardan çözüm üretmek varken, sosyal medyada yaptığımız bir paylaşım zamanla kişide bir görev bilincini yerine getirme hissi uyandırmaya başlar. Ve sosyal bir olay karşısında bir paylaşım yapma zorunlu hale gelir, konu hakkında paylaşım yapmayanlar ise ötekileştirilir ve hatta dijital lince maruz kalabilir.
Bu nedenle Sosyal medya amacının dışında kullanılıp, kişisel bir etiket ya da ifade merkezi haline geldiğinde kişiye olumsuz duygular ve bambaşka depresyonlar içerisine sokabilir.
Bir çok sosyolojik ve psikolojik araştırmaya konu olan bu duruma dikkat etmek günümüz insanı için gerçekten önemli bir hal almış durumdadır.
Evet kaleme aldığım bu yazı sizlere sosyal medya üzerinden ulaşmaktadır. Mesela bu dinamik sosyal medyanın kitlelere daha hızlı ulaşabilme gibi iyi yanlarındandır.
Ancak kişi hayatının merkezine sosyal medyayı koyup buna göre yaşadığı zaman, aslında yaşadığı kendi yaşamı değil, farkında olmadan sosyal medyanın istediği yaşam şekline dönüşür.

????????????????tebrikler...