Geçtiğimiz günlerde şöyle bir haber düştü sosyal medyaya: “Büyükşehir Belediyesi ve Antalya Şoförler ve Otomobilciler Odası işbirliğiyle taksi sürücülerine yönelik hırsızlık, gasp, yaralama ve ölüm olaylarının artması üzerine panik butonu uygulaması hayata geçiriliyor.”
Mükemmel bir uygulama.
Büyükşehir ile Şoförler Odası arasında olağanüstü bir dayanışma.
Tabi bence.
Zira belediye icraatını beğenmeyenler de muhakkak çıkacaktır.
Ve haber devam etmiş: “Sistemin kent genelinde faaliyet gösteren 6 bin 615 ticari taksiye 1 Mart tarihine kadar monte edilerek sisteme entegre edilmesi planlanıyor.”
Zaten öyle de olması gerekiyor. Yani birine tak ikisine takma olamaz.
Başkan Böcek, “Yerli yabancı yılda yaklaşık 27 milyon misafiri ağırlayan Antalya'mızda en önemli turizm elçilerimizden biri de şüphesiz taksi şoförü esnaf kardeşlerimizdir.
Geldiğimiz süreçte; kadınlara, hayvanlara, çocuklara hatta yeni doğan bebeklere uygulanan ve maalesef her geçen gün artan toplumsal şiddet zaman zaman taksicilerimize de sıçramıştır” demiş.
Hakikaten çok doğru bir temasta bulunmuş sayın Böcek.
Takdir etmemek mümkün değil.
Ve tabi ki bu kadar değil söz konusu konuyla ilgili gelişme.
Devamında şöyle bir vurgulama yapılmış: Başkan Böcek Antalya Şoförler Odası ile yapılan işbirliği protokolü kapsamında, İçişleri Bakanlığının konuyla ilgili genelgesini de esas alarak Antalya'da faaliyet gösteren toplam 6 bin 615 taksiye panik butonlu araç takip ve kamera sistemi cihazlarının ücretsiz olarak takılmasını sağlayacaklarını belirtti.
Nasıl yani?
Antalya Büyükşehir Belediyesi Antalya’da bulunan 6 bin 615 ticari taksiye panik butonu takacak. Parası da belediyeden mi karşılanacak?
Yok canım daha neler?
Ben mi yanlış anladım.
Yoksa ben mi doğru düşünmüyorum?
Adı üstünde 6 bin 615 ticari araç arkadaş. Ve o panik butonlarının maliyetleri sordum, soruşturdum taksi başına 13-14 bin TL imiş.
Ama bu rakamı yani panik butonu ücretini 2 milyon TL’den, başlayıp 4 milyon TL’ye kadar plakalarını satabilme şanslarına sahip taksi sahipleri karşılayamıyor.
Pardon karşılatılmıyor.
Büyükşehir Belediyesi ücretsiz takıyor.
Adı da Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin ürettiği devasa projelerden birisi oluveriyor!.
Kimin parasını kime harcıyorsunuz arkadaş?
Ha belki de denecektir ki “Falanca firma ile anlaşıldı. Reklam karşılığı yapılıyor. Sponsor bulundu. Bartır neyim işte!.
Bunun adı da icraat!.”
Bugüne kadar Antalya için kılınızı kıpırdattınız da elinizi tutan mı oldu?
En son ne zaman yolda taksi bekledin Büyükşehir Belediye Başkanı sayın Muhittin Böcek?
Yağışlı havada yanından geçip giden taksiye el kaldırmana karşın durmamasıyla, müşteri seçenlerle karşılaştın mı hiç?
Taksici vatandaşı iki adım yere de götürse parasıyla değil mi?
O zaman vatandaşın paraları neden taksilere harcanacak ki?
İsimleri bile ticari taksiler yahu.
Sakın ola ki yanlış anlaşılmasın.
Panik butonu insan, yani taksici açısından da müşteri açısından hayati bir uygulama.
Ama parası Büyükşehir’den, kullanması taksicilerden olayı bence yanlış.
Gariban taksici gördünüz mü siz hiç?
Ben de görmedim.
Hele hele 13 bin TL’lik bir cihazı taksisine taktıramayacak taksi sahibine hiç inanmam.
“2 bin 500 TL’ye 1 ay geçiniyor emekli bir vatandaş. Hem de ailesiyle. Madem ki benim Büyükşehir Belediyem bu kadar zengin. 6 bin aileye 13’er bin TL sosyal yardım yapsın. Taksi sahipleri bile o icraata şapka çıkartır.

Vedat abi çok güzel bir konuya değindin sen biliyorsun ben Chpliyim suya yüzde 300 zam yap vatandaş al taksicler buton tak olacak şeyim kimin parasını kime veriyor taksi pılaka fiatında haberi yokmu saygılarımla
Oy kaygısıyla rant için yapılan bir iş ne yazık ki