Döndüm geriye şöyle bir baktım da, fahri yıllarımız haricinde dolu dolu 39 senemizi devirmişiz gazetecilikte.
Fahri kısmını ayrı tuttuk da, misal Muğla Hamle Gazetesi. İkinci misal Yeni Asır’a yolladığımız maç yıldız tabloları uğraşı yani.
Kimleri tanımadık ki bu meslekte?
Başta STK’mızın, yani Antalya Gazeteciler Cemiyeti Başkanları ve Üyelerini.
Erdoğan Kahya’nın yanı sıra, Mustafa Yoldaş ve Mevlüt Yeni gibi eski başkanlarımı.
Üçüne de ayrı ayrı saygı ve sevgi duyduğum kıymetli insanlardır.
Kendileriyle ilgili nerede ne zaman isimleri geçse hep bunu der arkalarından da mutlaka eklerim: “Kıymet bilmeyenler utansın. ”
Valla hep kullanırız ya hani, “Kıymet nedir bilmeyene nankör denir” cümlemizi.
Ha işte o.
Eski büro şefim Mehmet Yönden’in bende apayrı bir yeri vardır. Sabah Gazetesinde 2 yıla yakın beraber çalıştık.
“Ustam” gözüyle baktığım birisidir kendisi. Saygıda asla kusur etmedim, hala da dostluğumuz bakidir ve gördüğümüz yerde birbirimize sarılırız.
Ardından Yeni İlerili günlerim başladı.
Başladı başlamasına da, 1987 yılında Sabah Gazetesi’ndeki işimi bırakıp Fotoğraf Laboratuvarımın başına döndüğüm günlere rastladı o dönüş.
Ciddi olduğumuz birisi vardı. Karar verdik evlenecektik. Büro şefim dediğim Mehmet Yönden’e konuyu aktardım. “Ben evlensem gazetecilikte ailemi geçindire bilir miyim” diye de sordum.
“Bence zor kardeşim. Bu bizim meslekten elde ettiğin gelirle bir aileyi geçindire bilmek hem de bu devirde hemen hemen imkânsız” demişti çünkü bana. Ben de kendisinden izin isteyip işimin başına döneceğimi söylemiş o da izni vermişti.
Ta ki Menderes Türel’in telefonla arayıp, “Senin gibi birisi gazetecilikten kendisini soyutlayamaz. Ben seni gazetemde görmek istiyorum” davetini uzunca bir süre düşündüm.
İçimizdeki gazetecilik sevgisi ağır bastı ve döndüm mesleğe.
Genel Yayın Müdürüm Abdülkadir Kalender’i tanıdım.
Yazı İşleri Müdürü İbrahim Akkaya çok haber fırlattı yüzüme. “Git bu haberi adam gibi yaz gel” diye de ardından herkesin içerisinde avazı çıktığı kadar defalarca bağırmıştır bana.
Ama Akkaya’ya hiçbir zaman bu davranışından dolayı kızmadım. Tam aksine gazeteciliğime katkı koyan birisi olarak gördüm hep.
Bazen sSiyasi zihniyeti gazeteciliğinin önüne geçtiği için ters düşmedik değil kendisiyle.
“Siyasi görüş ayrılığı” olduğu için ters düştüğümüz zannedilmesin. Sap ile samanın yani gazetecilikle, siyasetçiliği birbirine karıştırmamız gerektiğiyle yetiştirildim ben. Tabi ki yüreğimizde saklı duran belli tarafımız var ama dedim ya sap ile samanı karıştırmamak gerekliydi.
Ben öyle yaptım.
Ama İbrahim abim hep karıştırıyordu.
Bir de vefa falan yoktu Akkaya’da.
Sakın ola ki başa kakıyor zannedilmesin ben İbrahim ustayı en zor gününde, yani cezaevinde bile yalnız bırakmadım. Ziyaretine gittim. Giderken de ekmeğini yediği ama sırf kendisi solcu, ekmek verdiği sağcı diye, yazılarıyla o yediği ekmeği inkar ettiği kişi olan Menderes Türel’in selamını da beraberimde görürdüm.
Kimler gelip kimler geçmedi ki gazeteciliğin ana okulu, İlk okulu, Orta okul ve Lisesi olarak gösterilen Yeni İleri’den?.
Hatta üniversitesinden mezun olamadığı halde kendisini en üst mertebedeymiş gibi gören muhteremler dolup taştı bizim yanı başlarımızda.
Akdeniz Manşet'te 8 yıl Genel Yayın Müdürlüğü görevini yürüttüm..
Tam bir aile ortamının yaşandığı övgü dolu müessesede gazetecilik yapmak da ayrı bir keyif oldu benim için.
Çocuğu hasta olanla beraber oturup hıçkırıklarla ağlayarak üzüldük ama şifa aramaktan yılmadık. Eşi rahatsızlanınca kendi eşimiz aynı derdi yaşıyormuşçasına deva olmaya çalıştık.
Her şey böyle pembe tablo şeklinde mi devam etti?
Bırakın 5N 1K ilkesini, iki kelimeyi bir araya getirip haber yapamayanlara biz Antalya’da gazeteci dedirttik.
İnanın sırf adam sandığımızdan.
Ama kavun değil ki altını koklayıp adamlık kararı verebilelim.
Koskoca Antalya Gazeteciler Cemiyeti ve 500’e varan üyesi.
Yani benim meslektaşlarım.
Sap ile samanı çok karıştırmışızdır ancak, ciğeri beş para etmezlerin de aramızda yer edinmeye çalışmasına biz ne zamana kadar müsaade edeceğiz ki?

Daha nice güzel yazılarınla dolu yılların olsun sevgili Vedat kardeşim
Süpersin Vedat abi
Hepsini okuyorum Vedat abi hepsi iyiydi ama bu hepsinden iyi seviliyorsun