Dün Antalya Gazeteciler Cemiyeti’nin her ay yapılan, “Basın sohbetleri” toplantısında Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ile bir araya geldik.
Kangrene dönüşmeye yüz tutan şehir sorunlarından dolayı bu buluşmanın yavan geçmesini beklemek sıradan bir durumdu.
Ama gerçeği söylemek gerekirse asla yavan bir toplantı olmadı.
Tabi ki eksiklikleri gördüğümüz yerlerden Başkan Muhittin Böcek’i eleştirip, “Neden” sorumuzu yöneltecektik.
Yönelttik de.
Tabi ki her biri hizmet bekleyen Antalyalıların sesi kulağı olmak adına, hangi hizmetin gelmediğini, hangisinin niçin getirilmediğinden dem vurup, “Bu millet sizden hizmet bekliyor arkadaş” diye bas bas bağıracağız.
Çünkü bizim işimiz gazetecilik ve görevimiz o nedenleri sormak.
Sohbet buluşması öncesi Böcek başkan ile bir araya geleceğimizi köşemde yazmıştım ya.,
“Kardeş başkana şunu da sor” diyen de oldu, “Bunu sormayı unutma” tembihinde bulunanlar da.
Ama emin olun en fazla bastırılan konun başında “Antalya trafiği” geldi.
Hem Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı ile bir sohbet toplantısı organizasyonunda bir araya geleceğiz, hem de şehrin en önemli sıkıntısıyla ilgili konuyu sormadan geçeceğiz.
Bu mümkün müydü?
Nitekim sohbet, soru-cevap kısmına geçtiğinde ilk sözü alan eski Cemiyet Başkanı büyüğümüz Erdoğan Kahya oldu ve onun da sorusu Antalya trafiği.
Dünya kentinin kanayan yarası haline gelen bu soruyu cevaplamak üzere mikrofonu eline alan Başkan Böcek, “Maalesef bu kentin en büyük sorununun birincisi işsizlik ikincisi trafik” dedi ve Antalya şehir içi ulaşım çalışmalarından örnekler verdi.
Ve başkan konuşmasını, “Çevre yolları kavşakları çözülmediği sürece Antalya’nın şehir merkezi sorunu asla da çözülemez” demeye getirdi.
Haksız mıydı bunu söylemekte?
Batı Çevre yolu güzergahında-ki buna sanayi sitesi girişi de dahil 4 tane kavşak yapılacağı söylemi açıklanmıştı ya, Muhittin Böcek lafı, “Bugüne kadar niye beklediniz ki” der gibisine getirdi.
Peki bu konuda da hakkını vermek gerekir mi gerekmez mi?
Milyon kez haklı.
Sahi ya Batı çevre yolu için yapılacak daha doğrusu yapılması gereken ve benim bildiğim en az 6 yıldır muamma haline dönüşen o kavşak çalışmaları neyi bekliyor?
Trafik sorulunca bendeniz de soru sorma hakkımı Yavuz Özcan parkının içler acısı durumu için kullandım. Yıllarca Hüsnü Şahin abimin işlettiği mekanına gittiğim büyükşehir bünyesindeki o parkın yerinde şimdilerde yeller esiyor. Fuhuş, alkol ve uyuşturucu müptelalarının mekanı haline gelen söz konusu parkın yeniden gözden geçirilmesi gerektiğine dikkat çektim.
Başkan Böcek, danışmanı Cem Oğuz’a pasladı konuyu. Oğuz da, “Malum Cumhurbaşkanlığı yasakları var “dediği an Oğuz’u dinlemekten vaz geçtim.
Niye mi?
Cem Oğuz’a, “Siz her işinizi Cumhurbaşkanı’nın istekleri doğrultusunda mı yapıyorsunuz” diyerek sözü başlayıp, “Koca şehrin tam göbeğinde, Mezbelelik haline gelen parkın halini görmeyecek kadar kör mü oldun” diye sormam gerekiyordu.
Gerek görmedim.
Zira polemiğe girilmemesi gerektiğini bir gün önce bizzat kendim yazmıştım da ondan.
Herkes kafasında dolaşan soruları yöneltti başkan Böcek’e. Gereken cevapları da verdi kendisi.
Memnuniyetsizlik belirtileri görmedim.
En son bir kızımız, “Teleferiğin durumu ne olacak” diye sordu.
İşte bu şehrin en önemli konularından da biriydi.
Başkan, “Dünya’da teleferik konusunda uzmanlaşmış 3-4 firma var. Onlarla görüşüyoruz. Antalya teleferiğine geri kavuşacak” dedi, hakikaten önemli bir vurgulamaydı.
Başkanın bam teline basacağını sananlar mı kendilerince yanılmadı, Lara kumlarını çalan hırsızlar mı gündeme gelmedi?
Geldi de ama benim yerim dar.
