Şimdi her zaman ki gibi bu köşeden bizzat yaşadığım bence önemsiz hatta sıra dışı bir olaya parmak basacağım.
Yapmazsam kendime ters düşerim.
Benim cep telefonumda 5 bini gecik kayıt vardır. Tanıdığım yani samimi olmayan ya da olmadığımı sandıklarım da dahil.
Ama ben onları da öyle görmem, en azından “Bir gün aramam gerekebilir” zihniyetiyle kaydetmişimdir.
Ve o kayıtlı kişilere, yani arkadaşlarıma her gün yazdığım köşe yazılarımı genelde atarım.
Eminim ki yazı üslubumu, ne bileyim konulara yaklaşımımı, olayları anlatım şeklimi veya gelişmelere bakış açımı beğenmeyenler kesinlikle vardır.
Bu vesileyle beni engelleyenler, yani engelleyenler, bıktıklarında da silenlere rastlamak dahi mümkündür.
Hepsine saygı duyuyorum.
Kendi şahsi tasarruflarıdır ve en küçük bir sözüm dahi olamaz.
Be vesileyle Pazar günü, yani dün gerçekleşen bir konuyu okurlarımla paylaşmayı görev sayıyorum.
Efendim.,
Pazar sabahı kalktım, “Anneler günü kutlu olsun” yazıp, Watsapp’tan herkese yani köşe yazılarımı yolladığım arkadaşlarıma toplu mesaj attım.
O kadar duyarlılardı ki, “Teşekkürler” diyenden yaptığımı bir jest olarak kabul edenlere kadar.
Ama bazıları vardı ve, “Ben de senin anneler gününü kutlarım” yazıp kahkaha atıp simileylerle yollayanlara kadar.
Ne demek istediğimin anlamını bile düşünmeden kendilerinin anneler gününü kutladığımı düşünenlerin seviyelerine inmeli miydim ki?
Beni bilen bilir.
“Cahilliğinin lüzumu yok” diye yazabilirdim onlara.
Ama belli ki o kutlamayı anlamamışlardı.
Oysa.,
Çoluk çocuk sahibi olup yeri geldiğinde yani eşi evde olmadığında çocuğunun üzerini değiştirip yemeğini yediren babalar yok mu ki aramızda?
Yani o an annelik görevini üstlenenler?
Eşinden ayrılmış ve evlatlarına hem analık-hem babalık yapan babalar da mı yok ki?
Bir insan anne olabilmek için illa ki doğurmuş mu olması gerekir?
Ya da bir kişi baba olabilmek adına illa ki doğurtmuş mu?
Nice babalar var evladının varlığından bile habersiz.
Aynı şekilde anne yani anne geçinenler de!
Hepimiz anneyiz.
Hepimiz babayız.
Yeter ki yeri geldiğinde anneliğimizi, bir başka yeri geldiğinde de evlatlara babalık yapa bilelim.
Çünkü bu fani dünyada evlat sahibi bile olamamış ama kaç çocuğa analık-babalık yapabilen nice insanlar var da ondan.
Ve tabi ki 10 çocuğa bakıp, büyütüp, yetiştirip belli bir mevkiye getiren anne-babalara yaşlandıklarında annesini ya da babasına bakamadığı nicelerine tanık olmadık değil.
363 gün anne-babasını arayıp sormayıp sadece yılın bir gününde annesine bir başka gününde de babasını göstermelik hatırlayanlara da lanet olsun bu fani dünya.
Şimdilik herkesin geçmiş Anneler Gününü bir kez daha kutluyor, Babalar Günümüzü de sabırsızlıkla beklediğimizin altını çiziyorum.