Bugün benim bir iki sitemim olacak.
Birincisi 5 milyon 990 bin TL su borcu olduğundan dolayı suyunun kesilmeye kalkıldığı ve süre verilen Antalyaspor.
Nasıl olsa, “Biz Antalyaspor’uz” mantığıyla mı yürütüyorsunuz siz Kırmızı-Beyazlı ekibi.
Neredeyse 6 milyon TL’ye varan su borcunu, “Büyükşehir Belediye başkanına söyleriz almaz mı mantığınız?”
Başkan Böcek aldırmaya bilir.
Bilir de sadece cebinden ödeyerek aldırmamış olur.
ASAT 100 TL borcu olan vatandaşın gözünün yaşına bakmaz Antalyaspor 6 milyon su borcun yapmış.
Adama “Sizin neyiniz” doğru diye sorarlar.
Yabancı futbolcuların alın terlerinin karşılığını verme, transfer tahtan kapalı olsun.
Altyapı personellerine 4 aydır maaşlarını ödeme. Gariban personel evlerine aylardır ekmek bile götüremesin Antalyaspor’u cümle aleme rezil rüsva edin.
Sonra da çıkın birilerinden medet bekleyin.
Medet umacaklarınız dibinizde duruyor haberiniz mi yok?
Antalyaspor Vakfı ile Antalyaspor Kulübü yönetimleri ne iş yapar? Onların da mı paraları yok? Söyleyin A.Ş’nin beceremediklerini onlar halletsin.
Ederler, ederleeer!..
Bu burada kalmayacak da şimdilik susma vakti.
Bir de Türkiye’de Futbolun patronları geçinenlere iki çift sözüm var.
Önümüzdeki sezondan itibaren Merkez Hakem Komitesi yani maçlarımızı yöneten hakemlerin bağlı olduğu kurum özelleşecek miş?
Bakın “Miş” vurgulamasını özellikle yaptım.
Zira o şirketleşme olayını nereye çekersen çek.
Bana bu çalışma konusunda fikrimi sorsalar, “Türkiye’de hakemler zaten yıllardır şirket elemanları değil miydi?” derim
“Neden böyle düşünüyorsun” diyene de, “Adamlar Türk Futbolunu yapı yönetiyor diye boş boş laf mı üretiyorlar ki?” cevabını veririm.
Katılan olur ya da olmaz, “Bu benim fikrim” arkadaş.
Benim fikrim de MHK adı üstünde şirketleşecek mi?
Herkes de şirket kurabilir mi?
O zaman ben de yanıma 7-8 ortak alıp aynı kurum için tüzük, işleyiş ne bileyim oluşumu içeren bir şirket kurarsam Türk MHK’sının yönetimine talip olabilir miyim, olamaz mıyım?
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanı Ferhat Gündoğdu, oluşturulacak danışma kurulunun 5 üyesinin 3'ünü kulüplerin, 2'sini ise federasyonun atayacağını belirtiyor.
Al sana bir göbek bağı.
En küçük bir gelişmede oylamaya gidilecek. Hakem yönetimine isyan eden diyelim ki Fenerbahçe ve bu itirazı haklı bulan 2 MHK temsilcisi de oylamayı haklı bulacak.
Sizce bir hafta sözlü ve yazılı basın bunu malzeme yapacak mı yapmayacak mı?
Ya da tam tersini düşünüldüğünde?
“Tencere dibin kara, seninki benden kara.
Ne demiş Ferhat Gündoğdu: "İngiltere, Almanya, İspanya ve Portekiz'deki örneklerini inceledik. Şirketleşme modelinin hakemlik sisteminin daha modern, daha sistematik, daha profesyonelce yönetimi konusunda iyi örneklerle karşılaştık.
Geçmişte biri çıktı dedi ki, "Süper Lig atamalarını hibrit sistemle yapacağız.”
Yaptınız mı?
Ya da Hibrit sistemi ülkemize geldi da biz mi habersiz kaldık?
İngiltere, Almanya, İspanya ve Portekiz'deki örnekleri Türkiye’ye getirecekler miş!.
Yıllarca yapmadınız mı o ülkelerin taklitçiliğini?
Almanya’dan, İngiltere ve hatta İtalya’dan hakem hocaları getirtip seminerlerde Türk hakemlerine hakemlik dersi verdirtmediniz mi?
Sonuç?
Yürek önemli yürek.
Kişilerin ya da renklerin adamı olmak değil.
Bana göre Süper Lig’e yükselen her hakem bilgi-beceri ve yüreği ve tabi ki genelde fiziki durumuyla oraya gelebiliyor ancak ne yazık ki 3-5 maç sonra kurulu düzene ayak uydurmak zorunda kalıyor veya bırakılıyor.
