Siyasette ne yazık ki birilerinin kulvar, ne bileyim mantık ya da adına ne derseniz deyin hedef değiştirdiği bir gerçek.
“Türk malını almayın” çağrısı bana o kadar yanlış ve ters geldi ki günlerce neden sorusunu sordum kendi kendime.
Bir Cafe mi ne bileyim Fırın mı hedef gösterildi, “Oraya gitmeyin” çağrıları yapıldı.
Her kişinin belli bir siyasi görüşü veya duruşu tabi ki vardır ve hep de olacaktır. Ama o kişinin hedef gösterilmesi taaaaa 1980 öncelerindeydi.
Ve ben o günler çok geride kaldı sanıyordum.
Kalmamış!.
Lütfen benim ülkemi eskilere döndürmeyin.
Döndürmeye kalkmayın.
1980 öncesi bırakın Üniversiteleri, aileler çocuklarını Lise hatta Ortaokula gönderirlerken dahi hep tedirgindiler.
Eskiden, “Ben siyaset tutmuyorum” olayı yoktu.
Ya bizdensin ya da bizim düşmanımızdan yani.
İşte bu milleti o günlere götürmeye kalkmayın.
Gençleri aşılamayın.
Kullanmayın.
Kafalarını bulandırmayın.
Ailelerin umutlarını yok etmeyin.
Misal, Berkay isimli bir öğrenci gencimizin başına gelenler.
Hiçbir siyasi birikimi olmadan CHP PM’ye önerilmesi ve seçilmesi olayına, “Duygusal popülizmin ve medyatik hikâyelerin liyakatin önüne geçtiğini gösteriyor” diye bakılması bence yanlışın ta kendisi.
Bırakın öne geçmesini, ‘Duygusal popülizmin’ daniskası.
Tribünlere oynama olayına bir gencin malzeme yapılması.
Yani o gencin kullanılması.
Var mı daha ötesi?
“Duygusal popülizmin ve medyatik hikâyelerin liyakatin önüne geçtiğini gösteriyor” muş.
Külahıma anlatın.
Her anne-baba sizin düşündüğünüz gibi mi düşünecek sanıyorsunuz?
Peki ya çocuklarını okusun da vatana millete hayırlı bir evlat olsun diye üniversitelere gönderilen çocuklara sokaklarda bayrak astırıp, broşürler dağıttırmak neyin nesi?
Hangi ana-baba evladının gözaltına alınıp tutuklanmasına dayana bilir Allah aşkına?
Gözaltına alınması yanlış da, gözaltına aldırtanlar sütten çıkmış ak kaşık mı?
Birileri bu gelişmelere kısa ve net olarak, “Yoksa samimi de değilsiniz, sosyal demokrat da” demiş.
“Katılmıyorum” diyemem.
Bu dememem kime, “Katılıyorum” anlamına gelirse gelsin de umurumda dahi değil.
Fakir iki şey kurarmış.
Hayal ve turşu..