Bilindiği üzere Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) yarın Olağanüstü Kurultayı var.
Ve bu Kurultay için mevcut genel başkan Özgür Özel'in karşısına yanlış bilmiyorsam resmi olarak adaylığını açıklayan tek isim konumundaki kişi Antalya Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal.
Bu adaylık olayı birilerine garip gelebilir.
Hatta batabilir de.
Ama ben başından beri ilginç bulanlardanım.
“Neden ilginç” diyenlere inanın o kadar çok ki cevabım.
“Hangi birinden başlasam acaba” diye yazıma girer.,
Şöyle devam ederim: “Ya Ümit Başkan. Her yerel seçim döneminde Büyükşehir aday adayı oluyorsun. Senin bu aday adaylığın nedeniyle CHP’nin Muratpaşa adaylığı doğal olarak boşa çıkıyor. Hal böyle olunca daha çok CHP’li kadın aday adayları heveslenip aday adayı oluyorlar. Ama Büyükşehir’e aday yapılmayınca ikidir geri dönüp aday adayı partililerini yok saydırıp, Muratpaşa adaylığına fit oluveriyorsun. Şimdi de CHP Genel Başkanlığı seçimi denildi orası için de kendini aday yapıverdin. Hatta bir ara yanlış anımsamıyorsam zatıaliniz Cumhurbaşkanlığı adaylığından da bahsetmiştin” der.,
Tamam her Türk vatandaşı ve CHP üyesi olarak adaylık senin en doğal hakkın ve kendisini bilenlerin buna saygı göstermeleri gerekir.
Gerekir de, “Sosyal medyanı gördüm de Ümit başkan, üzüldüm be kardeşim. Hakikaten bir Antalya daha da önemlisi Muratpaşa yaşayanı olarak kendi partililerinin sana yaptığı paylaşımlara bakınca şaşkına döndüm.”
Bak baştan dedim yine söylüyorum. Her nereye olursa olsun adaylık senin en doğal hakkın. Kimseye de karışmaz. Ancak kendi partililerine garip gelmesini nasıl açıklıyorsun inan merak ediyorum.
Bu merakım Uysalın adaylığı ortaya çıktıktan sonra, partilileri, meslektaşları ve takipçilerinin eleştirilerinin sosyal medya üzerinden linç girişimine dönmesidir.
Misal, "Birleşe birleşe kazanacağız yazmaya hiç mi çekinmediniz? İktidarın hukuksuz kayyum tehdidini defetmek için yapılan bir kurultayda, halihazırda hakkıyla koltuğu kazanmış başkana karşı aday olmak mı birleşmek? Bunu iyi niyetli bir adaylık olarak görmek mümkün değil."
Bir başka misal mı?
"Tek kelimeyle yaptığınız şeyin adı ayıp. Halkta karşılığınız yok."
Yine misal.
"Sırası mıydı şimdi. Olağanüstü zamanlardan geçerken, bekleyemedin mi Olağan Kurultayı. Bu halinle birleştirmiyorsun, aksine iktidarın ekmeğine yağ sürüyorsun. Yazıklar olsun sana" söylemleri.
O misaller o kadar çok ki.,
"2014 yılında Antalya Adliyesi’nden kol kola indik sizinle. O günlerde size duymaya başladığım saygı bugünkü kararınızla birlikte ortadan kalkıyor. Yazık" diyenlere kadar.
Ancak ben Ümit Başkan’ın neden aday olduğunu açıklayıcı şu sözleriyle en doğal hakkı olarak gördüm.
Demiş ki:
“Demokrasiye katkı sunmak, olağanüstü şartlarda gittiğimiz olağanüstü kurultayımızdan topluma güçlü bir demokrasi ve birliktelik mesajı vermek için, Anadolu’nun bütün potansiyelini ayağa kaldırmak harekete geçirmek için,
Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nu esaretten kurtarmak için,
Cumhuriyet Halk Parti’mizin bu olağanüstü süreçleri demokratik teamüllerden ödün vermeden yönetmesi için, Türkiyemizi kurucu değerlerimiz üzerinden yeniden inşa etmek üzere vazifeye atılmak için, içinde bulunduğum şartların sıkıntılı yanlarını önemsemeden, 33 yıllık siyasi tecrübemi ve birikimimi partimin ve ülkemin hizmetine sunma cesaretiyle Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Adaylığımı açıklıyorum.
Bana da, hatta partililerin dahil herkese, “Allah utandırmasın” demek düşer.
Belki partilisi olmaya bilirim ama bir hemşerisi olarak benim favorim Ümit Uysal.

Benimde favorim aday ümit uysal