Ben Antalya’da 1980’lı yılların tam ortasında başladım gazetecilik mesleğine.
O zaman Vali Bahaeddin Güney idi.
O dönem İl Emniyet Müdürü de Bolat Bolatoğlu’ydu. Isparta Yalvaçlı'dır kendisi. İkisi de sağsa Allah uzun ömür, vefat ettilerse gani gani rahmet eylesin.
Hiç unutmuyorum da, mesleğe başladığım yıllarda Antalya büro şefim olan Mehmet Yönden, Vali Bahaddin Güney’i dama çıkartmıştı da, resim çekip “Damda vali var” haberi yapmıştı.
Ama böyle bir haber yaptı diye kimse şefimi sorguya çekip ne bileyim, kılık kıyafetiyle ilgili hesap neyim sormamıştı.
Mesleğe başladığımız ilk yıllarda neler nasıl aklımızda kaldıysa genelde hep öyle ilerliyor bazı şeyler.
Görev sürem içerisinde gazeteci olarak çalıştığım Antalya Valilerini saymaya kalksam isimlerinde belki pek yanılmam da, sıralamalarında yanlışlık yapma olasılığım fazladır.
Özellikle Genel Gazetecilik yapmış arkadaşlarım benden çok daha iyi tanır valilerimizi.
Zira ben zamanla spor gazeteciliğine geçtiğimden dolayı, tabiri caizse adliye- polis gazeteciliğiyle pek işim olmadı.
Ama bu demek değil ki Bahaddin Güney’in yanı sıra Erol Tezcan, Saim Çotur, Hüsnü Tuğlu, Ertuğrul Dokuzoğlu, Minür Karaloğlu, Ahmet Altıparmak’ı hatırlamamak mümkün mü?
Eminim ki Alaaddin Yüksel Valimi unuttuğum sanıldı!.
Bu mümkün mü?
Ona ayrı bir parantez açmak Antalya’da 40 yılını gazetecilik mesleğine vermiş birisi olarak benim asli görevim.
Görevim de, vali beyin yanında çalışıyor olup yüzüme, “İstersen 50 yıllık gazeteci ol bana ne” diyene neyi ne anlata bilirim ki ben?
Bu vesileyle, Alaaddin Yüksel valimi şükranla yad ediyorum.
Onun Antalya’ya verdiği hizmetleri ben anlatacak kelime bulamadığımdan gıyabında da olsa şükranla eğiliyorum.
Allah sana uzun ömürler versin Alaaddin baba.
Ve 40 yıllık gazeteciyim.
Hiçbir valinin ekibinde görev yapan birisinden, “UKOME Genel Kurulu devam ediyor gazeteciler dışarıya” hitabını asla duymadım.
Gazeteci garibandır.
Gazeteci alabildiği kıyafetlerle idare eder.
Gazeteci belki birilerine lüks takılıyor gibi gelebilir, görevlilerin işini rahat yapmaları adına sessiz dahi de kalabilir de.,
Bu demek değildir ki gördüğün yerde sen gazetecileri yereceksin!..
Oysa sen daha temsil ettiğin makamın ağırlığının dahi farkında değilsin be görevli kardeş.
Dün o sözleri duyduktan sonra terk ettim o ortamı.
Geldim ofise, bazı dostları aradım.
Sordum kendilerine böyle bir hitapla karşılaşıp karşılaşmadıklarını.
Hepsi, “Hayır” cevabı verdi.
Bazı şeylere bizden de hayır.