Dün Antalyaspor Kulübü’nün Başkanı Mustafa Ergün’ün basın toplantısı vardı.
Ben de oradaydım.
1988 yılında başladığımız spor gazeteciliğimizde bizi bugünkü Kırmızı-Beyazlı Yönetimlerden en iyi Gültekin Gencer tanır.
Dikkat edilirse, “Yönetimlerden” dedim.
Antalyaspor Kulübü-ki eskiden Dernek ibaresi de vardı, Antalyaspor A.Ş ve Antalyaspor Vakfı olmak üzere 3 ayrı kurumdan oluştuğundandır o hitabım.
Futbol faaliyetlerinin başında olan Sinan Boztepe olsun, Kulüp Başkanlığına seçilen Mustafa Ergün olsun yaşları ve özellikle son 6-7 yıllık süreçte eskisi kadar çok faal olmadığımdan bendenizi pek tanımazlar.
Gencer öyle mi?
Ben kadar olmasa da, en azından benim uğraştığım yılların yarısı kadar Antalyaspor geçmişi olduğu muhakkak.
Sabah kahvaltısında gazetecileri ağırlayan Mustafa Ergün’ün hakikaten çok iyi bir ev sahipliği yaptığının altını baştan çizeyim.
Teşekkürler.
Ergün genç ve ben kendisini heyecanlı, bir o kadar da arzulu ve istekli gördüm.
Umarım zaman beni yanıltmaz.
Zira 35 yıllık süreci aşan Antalyaspor beraberliğimde neler görmedim ki neler?
Mustafa Ergün konuşmalarında, “Antalyaspor’a iyi geliyoruz” cümlesini kullanınca masalara not tutulacak kağıt-kalem konmadığından unutmamak için cep telefonuna yazdım.
“Göreve geldiğimizde Antalyaspor’un hiçbir sabit geliri yoktu” demez mi?
Bir not daha aldım.
Yine seçildikten sonra personel eksiltmesine gittiklerinden bahsedince de dayanamadım 3. notu ekledim.
Öyle ya, temizlikçinin bile işine son verenler ta kendileriydi.
Basın toplantısı kısa süre sonra soru-cevap kısmına geçilince söz alıp, “Antalyaspor’un neyine iyi geliyorsunuz” diye sordum.
Verdi bir cevap da inanın ben o cevabı Kırmızı-Beyazlı ekibin hiçbir yerine konduramadım.
Ve kendisine. “Göreve gelirken Antalyaspor’un sabit gelir kaynakları yok dediniz. Menderes Türel’in verdiği hafriyat ne oldu” diye sordum, “Mahkemelik” cevabını verdi.
“Petrol istasyonu vardı ona noldu” dedim, “Mahkemelik” denildi.
“Antalyaspor A.Ş Başkanlığına aday mısınız” sorusunu yönelttim, “Hayır” cevabı verdi.
Sonra da, “A.Ş ile ilgili B planımız yok değil” demez mi?
Buyur buradan yak arkadaş!.
Eskidik mi ne ben böyle basın toplantılarına eskiden göbek atardım arkadaş.
Kırmızı-Beyazlı ekibin kılına zarar verdirmeyen bendeniz, Antalyaspor için hem de en tepe kişilere asla yuvarlak laf edip geçenlere müsaade ettirmezdim.
Sordum çekildim. Ama her ne kadar kahvaltıyla karnımız doymuş olsa da, sorularıma gelen cevaplardan aldığım inanın dişimin kovuğuna bile yetmez.
“Antalyaspor, şehrin en büyük markası, değeri” demek için Kulüp Başkanı olmaya gerek yok.
“Antalyaspor'a faydalı olacak güzel ekip kurduk” söylemi de öyle.
“Antalyaspor yıllardır zor şartlarda bu hale geldi. Antalyaspor'umuz bizim için çok kıymetli” gibi yuvarlak laflarla toplantıyı geçiştirmenin adı da bana göre politik davranmaktan ibarettir.
Antalyaspor’un stor gelirleri Mustafa Ergün başkanın söylediğine göre sıfırmış.
Menderes Türel tarafından hayata geçirilen Hafriyat ve Petrol İstasyonu geliri bitmiş.
Futbol okulları, tesis reklam gelirleri ve buna benzer Antalyaspor’a olan girdilerin Futbol ile ilgilenenlerin yakından uzaktan alakaları yok.
Antalyaspor Vakfı desen kendi ekseni etrafında dönmekle meşgul. Otel geliri varmış, kira gelirleri hesaba geçiyormuş.
Muş, muş, muş.
Kısacası herkes kendi yaşamını idame ettirebilmekle meşgul ama Antalyaspor futbol faaliyetleri kimsenin umurunda dahi değil.
Pardon B planı olanın yani Mustafa Ergün’ün hakkını yemeyelim.
Yemeyelim de.,
Sahi ya!.
Ne olur bu Antalyaspor’un hali?
Bence 2025’i kurtardık 2026 Allah kerim.
