Ne yazık ki bu sene ne Süper Lig’de adına yakışır bir sezon yaşanıyor ne de takımlar yaşatmaya çalışıyor.
Ben yarım asrı aşan ömrümün üçte ikilik kısmını spor, dolayısıyla futbola adamış futbolla yatıp futbolla kalkmış birisiyim. Ancak bu seneki gibi rezilliklerin yaşandığı bir sezonu pek hatırlamıyorum.
Bu kadar mı hakemlerin eleştirildiği sezon olur arkadaş?
Takımların hakemlere yönelik tepkileri ve etkileri be denli mi açık açık yapılır?
Oluyor da ne oluyor?
Sen-ben-bizim oğlan ile mücadeleye devam.
“VAR hakemleri yabancı olsun” denildiği hafta o VAR’a bombardımanın yapıldığı ülke de Türkiye.
Bir maçta mağlup oldun mu “Hakem.”
Beraberliğin dahi faturaları hakemlere çıkartılan bir kara sezon.
Adam dünyaca ünlü teknik adam olarak benim ülkeme gelmiş. Cukkaları götürmekten başka niyeti yok. Ama onun tercihleriyle bir maç kaybedilemez veya berabere kalınamaz!.
Neden?
Sahada hakem var ya.,
Çıkart faturayı kurtul mantığı!.
İşte böyle bir sezon geçiriliyor ve Süper Lig mücadelesi de tüm hızıyla devam ediyor.
Ediyor da peki Antalyaspor’u nasıl bilirsiniz.
Başkalarını bilmem de ben “Mağlubiyetten hallice” diye bilirim.
Beraberliğe resmen abone olduk arkadaş.
Son Adana maçında da yenilmediğimize şükrediyorum.
Adana Demirspor ligdeki puanını 3'e çıkardı. Hem de üçüncü puanını da Antalyaspor’dan alarak.
Allahtan ki işin ciddiyetinin farkında olan üç-dört oyuncudan birisi olan Larson var da, puan cetvelinin sonuncusuna yenilmedik.
Biz yenilmedik de, Altımızdaki Kayseri’nin de Bodrumspor’un da aldıkları her puan için içimiz cız ediyor.
Başkalarını bilemem de en azından benim tedirginliğim artıyor-ki her iki takımın birisi içeride diğeri dışarıda haftayı galibiyetle kapattılar.
Emre Belözoğlu’na her geçtiğimiz gün güven arttı. Arttı da Emre bey Adana maçında ne yaptı?
İlk yarısı biten maçın devre arası olduğunda hakeme itirazdan önce sarı kart gördü. Yetmedi devamını getirince kırmızı kart.
Kemiklerin mi dinlendi hocam?
İkinci yarıda yedek kulübesinde olsaydın sonuç yine de değişemez miydi?
Nedir bu kırmızı aşkı Allah aşkına?
Antalyaspor gol yollarına giriyor. Bunu yaparken de büyük efor sarf ediyor. Peki santrfor diye 9 sırt numarasıyla sahaya sürülüp kendisinden medet beklenip karşılığında dolarcıklarımızı götüren Gaich isimli muhterem ne iş yapar?
Mübarek’in zerre golcülükle alakası yok ama inanın gol nasıl kaçırılırın tüm özellikleri var.
Hem de herkese saç baş yoldurarak.
Bizim 50 yaşına merdiven dayayan Rauf Kolancı’ya aynı şansı verseniz yeminle 2 gömlek daha üstün top oynamazsa ben bu işi bilmiyorum.
Golcün yoksa kazanılan maçında olmaz.
Şekil A da olduğu gibi.
Üstüne bir de bilerek kendisini attıran Emre beyi de eklersek al sana kaymaklı-cevizli bir Adana beraberliği.
Yenilmediğimizin kurbanını mı kesmemiz lazım ne!..
Sorsak, “Şaka” diyecekler de hay sizin yapacağınız şakaya ya..

????????