İsmi bende saklı, dünya çapında tanınan bir yöneticimiz anlatıyor:
“Eşimle aynı üniversiteden mezun olduk.
Bir süre aynı kurumda çalıştık.
Ben Genel Müdür oldum.
Sık sık toplantılara davet edilip konuşma yapıyorum.
Ama eşim benim konuşmalarımı hiç beğenmez.
‘Yine zevzeklik etmişsin’ diye eleştirir.
Hatta ‘Seni nasıl genel müdür yapmışlar. Anlamış değilim. Başka adam bulamamışlar mı?’ der.”
Bu yöneticimizin durumuna bakın.
Eşinin söylediklerini şikayet etse?
Hakaret suçu.
Boşanma davası açsa?
Şiddetli geçimsizlik nedeni…
Ama adam gözleri parlayarak anlatıyor.
Rahatsız da değil.
Neşeyle paylaşıyor eşinin eleştirilerini.
Çünkü eşini seviyor.
Çünkü aşık...
Ya sevmeseydi?
Bırakın bu sözleri.
En ufak bir eleştiride soluğu mahkemede alırdı…
Bize anlatmaya vakti bile kalmadan bu ilişki sona ererdi…
Çünkü sevmeyene her şey batar…
Peki sizin evde durum nasıl?
Sevgisiz kalmayın.
Hemen ekleyeyim; Sakın ola mıymıntı arkadaş da edinmeyin.
Çünkü mıymıntılar kendi yaşanmaz hayatlarını size de bulaştırırlar.
Fenalık getirirler.
Kendilerini çok mutluymuş gibi gösterirler.
O sahte mutluluk görüntüleriyle sizi aldatıp çok sevdiğiniz hayattan ve sevdiklerinizden sizleri soğutur ve kopartırlar.
Hatta yuvanızı bile yıkarlar.
Bunlara asla izin vermeyin.
Benden söylemesi…
