Geçenlerde Kızılsaray mahallesindeki Cuma pazarında alışveriş yaparken yanıma yaklaşan bir genç “Abi 1 liran var mı” diye seslendi.
Ses tanıdık geldi.
Benden 1 lira isteyen 2012 yılında kendisiyle röpörtaj yaptığım uyuşturucu bağımlısı Kenan’dı. O tarihte 30 yaşındaydı.
Adana’da kaynakçılık yaparken kendi içeceği uyuşturucuyu bedavaya getirmek isteyen bir arkadaşı alıştırmış uyuşturucuya.
Madde bağımlısı olunca çalışamaz hale gelmiş. İşinden, ailesinden olmuş. Uyuşturucuya para yetiştiremez hale gelince dilenmeye başlamış.
Yoldan gelip geçenlerden 1 lira istiyordu.
Bu verilen 1 liraları biriktirip sonra da uyuşturucu alıyordu.
Hayatı dilenmekle uyuşturucu kullanmaktan ibaretti.
Uyuşturucunun zararlarını biliyordu.
Vücutlarına enjekte ettikleri uyuşturucu yüzünden başta hepaiti olmak üzere hastalananların olduğunu, kangren olan kolları ve bacaklarını kaybedenlerin olduğunu anlatmıştı
Kenan yaşı küçük kız çocuklarının yollara dizilip uyuşturucu parası temin etmek için kendilerini pazarladığını da söylemişti.
Buna sinyal çekmek diyorlardı.
Kenan birkaç kez tedavi olup uyuşturucudan kurtulmak istemişti.
Ama bırakamamıştı.
O tarihte benden yardım isteyince tedavi olması için aracılık yapmıştım.
Birkaç gün sonra tedaviyi bırakıp gelmişti.
Kendisini bir daha da görmemiştim.
Fakat 8 yıl sonra karşımda 1 lira isteyen Kenan’ı görünce şaşırdım.
Çünkü, aradan geçen süre içinde birçok bağımlının başına geldiği gibi ya ceza evine düşmüş, ya da uyuşturucudan hayatını kaybetmiş de olabilirdi.
Kenan yaşıyordu ama, aradan 8 yıl geçmesine rağmen düzen değişmemiş.
Kenan yine 1 lira için sokaktaydı.
Benden de 1 lira istiyordu.
Benden istediği 1 lirayı vermedim.
Çünkü o parayı versem gidip uyuşturucuya yatıracaktı.
Sonra kendisine “Beni tanımadın mı” diye sordum.
Bakınca O da tanıdı.
Birlikte biraz yürüdük.Sohbet ettik.
Yine bırakmak istediğini söylüyordu.
Benden para alamayacağını anlayınca?
Yanımdan ayrılıp kalabalığın arasında gözlerden kayboldu.
1 lira bulmak için.
