Bazen çaresizliğinizin tavan yaptığı ve her gün yeni bir mücadele gücü ile güne uyandığınızda bir güler yüz, bir selam sizi yeniden hayata bağlar.
Aslında karalar bağlama dönemini bırakalı yıllar oldu. Çünkü yeni bir dünyanın içinde bizim çocuklarımızın da yer bulduğunu görmek insana huzur veriyor.
Otizmli bir evladınız dünyaya geldiğinde hayatın size yaşattığı zorlukların günün birinde sizin direnme gücünüz olduğunu anladığınızda bakış açınız çok değişiyor.
Şair der ki: "Her güleni sanma ki bahtiyar, attığı her kahkahada binlerce gözyaşı var."
Ben içimde gözyaşlarını öldürerek hayata gülümseyerek kahkaha atmayı tercih ediyorum. Bunun için o kadar güzel bir gerekçem var ki dünyada o gerekçemi yere göğe sığdıramam.
Atakan, oğlum, canım benim can parem, aşkım gönlümün çiçeği…
Onun otizmli olması bana bu dünyada varlığımın nedenini hatırlatıyor ki bu neden demek ki benim gibi otizmli yakını olanların bir araya gelerek toplanmasını sağladı.
Önce birkaç kişiydik, şimdi hepimiz bir araya geliyor, gerektiğinde bu ülkenin gazi meclisine giderek milletvekillerinden bakanına kadar derdimizi anlatabiliyoruz.
Derdimiz aslında dert anlatmak da değil, derdimiz kanserden bile çok daha hızlı büyüyen otizm hakkında farkındalık oluşturabilmek.
Şimdilik bir arpa boyu yol yürüdük, yürümeye hatta koşmaya devam edeceğiz.
İşte onca mücadele sonrasında yaşadığımız küçük dokunuşlar bizlere deniz kaplumbağalarının o bildik hikâyesini anımsatıyor.
Ancak bizler bir eksik kalmaksızın denize kavuşmak için bir elin bize dokunmasını istiyoruz. Evet, hiçbirimiz geride kalmaksızın.
Ajitasyon yapmadan, acındırmadan eğitimle, bilimle, sevgiyle, hoşgörü ile geleceğe güvenle koşan bireyler yetiştirmek istiyoruz.
Hani bazen eşiniz, çocuğunuz, anneniz, babanız arkadaşınız çok konuştuğunda "yeter be kafa ütüleme" diyorsunuz ya, ya da yapılmasını istemediğiniz bir şeyin üç kere tekrar edildiğinde "benimle dalga mı geçiyorsun?" diyerek tepki veriyorsunuz ya, işte bir otizmli anne olarak bunu her gün, her saat yıllardır yaşıyorum dersem ne dersiniz?
Empati yapın, acımayalım ama eğitime de destek verin, onların normal yaşama kavuşma arzusu içinde ulu orta yaptıkları size göre saçma sapan hareketlere tahammül edin.
Normal okullarda okumalarına sabır gösterin, çocuklarınızı sizde bu yönde eğitin, otizm bir gerçeklik ise eğitimle birçok otizmli normal yaşam koşullarına göre yaşamayı başardığını anlayın.
Elbette çok zor ve meşakkatli bir süreçtir yaşanılacak olanlar. Biliyorum hepiniz evlatlarınız için her şeyi yaparsınız.
Anne olarak ben başladığım bu yolculukta önce oğlum için, daha sonra Akdeniz Otizm Spor Kulübü Derneği olarak birçok otizmli bireyler ve aileleri için elimden geleni yapmaya gayret ediyorsam bunun bir nedeni olduğunu biliyorum.
Hayatımda uhrevi yeni kanallar açan bu mücadelemin yanı sıra hayatımızın akışı devam ederken bir de küçük dokunuşların güzelliklerini yazmamak da olmaz.
Ayrıca biliyorsunuz geçtiğimiz günlerde Uluslararası Anca Dünya Otizm Festivali'ne Akdeniz Otizm Spor Kulübü Derneği olarak katılım sağladık.
3. Uluslararası Asia Beach Otizm Spor Oyunları'nda otizmli kardeşim Berkant Topal maratonda birinciliği alarak kupayı Antalya’mıza getirdi. İyi ki varsın Berkant.
