Türkiye’de gayrimenkul piyasasında dikkat çeken bir durgunluk yaşanıyor. Ancak sektör temsilcilerine göre bu sakinlik kalıcı değil, aksine büyük bir hareketliliğin habercisi olabilir.
Uzmanlara göre 2026’nın ikinci yarısında beklenen faiz indirimi ve parasal genişleme, konut piyasasında yeni bir dönemi başlatacak. Bu süreçte krediye erişimin kolaylaşmasıyla birlikte talebin hızla artacağı ve fiyatların yukarı yönlü ivme kazanacağı öngörülüyor.
Şu anki tablo ise alıcılar açısından farklı yorumlanıyor. Piyasanın nispeten sakin olması, pazarlık gücünü artırırken; faizlerin düşmesiyle birlikte bu avantajın ortadan kalkabileceği belirtiliyor. Uzmanlar, “faiz düştüğünde fiyatlar daha hızlı yükselecek” görüşünde birleşiyor.
Sektör temsilcileri özellikle ihtiyacı olanlar için kritik bir uyarı yapıyor:
Bugünkü şartlarda yapılan alımların, ilerleyen döneme göre daha avantajlı olabileceği ifade ediliyor. Çünkü faiz indirimi sonrası hem talep hem de fiyat baskısının aynı anda artması bekleniyor.
Öte yandan konut satış verileri de piyasadaki canlılığın tamamen kaybolmadığını gösteriyor. Yıllık bazda satışlar büyük ölçüde korunurken, kredili işlemlerde artış yaşanması dikkat çekiyor. Bu durum, talebin ertelendiğini ancak tamamen ortadan kalkmadığını ortaya koyuyor.
Uzmanlara göre önümüzdeki süreç iki farklı senaryoya açık:
Faizler düşerse piyasa hızla ısınacak ve fiyatlar yükselecek. Mevcut koşullar devam ederse ise alıcılar için fırsat dönemi bir süre daha sürebilir.
Konut piyasasında gözler artık faiz kararlarında. Çünkü atılacak adımlar, hem fiyatları hem de alım zamanlamasını doğrudan belirleyecek




