Türk Medeni Kanunu’nun 161. maddesi zinayı hâlâ fiziksel birliktelik olarak tanımlıyor. Ancak yargı kararları, dijital çağın gerçeklerini göz ardı etmiyor. Son yıllarda verilen kararlarda WhatsApp yazışmaları, Instagram üzerinden kurulan flört ilişkileri, uygunsuz içerikler ve çevrim içi yakınlaşmalar, “sadakat yükümlülüğünün ağır ihlali” kapsamında değerlendiriliyor.
Artık evlilik birliğini sarsmak için aynı ortamda bulunmak gerekmiyor. Bazen tek bir mesaj, tek bir ekran görüntüsü bile evliliğin temelini zedeleyebiliyor.
Kritik Ayrım: zina mı, Sadakatsizlik mi?
Burada önemli bir sınır korunuyor. Fiziksel birliktelik ispatlanmadıkça hukuken “zina” kararı verilmiyor. Dijital ihanet ise çoğunlukla Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesi kapsamında, yani “evlilik birliğinin temelinden sarsılması” gerekçesiyle ele alınıyor.
Bu da şu anlama geliyor: Dijital sadakatsizlik, klasik anlamda zina sayılmasa bile, evliliği sona erdirebilecek güçlü bir hukuki sebep olarak kabul ediliyor.

En Tartışmalı Konu: Delil Nasıl Elde Edildi?
Asıl belirleyici nokta, delilin içeriğinden çok elde ediliş şekli. Eşlerin birbirlerinin telefonlarına izinsiz erişmesi, mesajlarını okuması ya da sosyal medya hesaplarını incelemesi, Türk Ceza Kanunu’nun 134. maddesi kapsamında “özel hayatın gizliliğini ihlal” suçunu oluşturabiliyor.
Bu şekilde elde edilen veriler ise çoğu durumda mahkemede hukuka aykırı delil sayılıyor ve hükme esas alınamıyor.
Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi’nin yaklaşımı net:
“Delil doğruyu gösterse bile, hukuka aykırı şekilde elde edildiyse esas alınamaz.”
Yeni Dönemin Soruları
Dijitalleşmeyle birlikte boşanma davalarında şu sorular öne çıkıyor:
Ekran başında yaşanan sadakatsizlik, evliliği sona erdirmek için yeterli midir?
Paylaşılan mesajlar ve görüntüler, hukuken geçerli delil sayılır mı?
Günümüz hukukunda artık ihanetin şekli değil, etkisi ve delilin hukuka uygunluğu belirleyici hale geliyor. Dijital çağ, sadece ilişkileri değil, boşanma hukukunun sınırlarını da yeniden şekillendiriyor.
Av. Alper Ünsal’ın bu değerli değerlendirmesi, bu dönüşümün en net göstergelerinden biri olarak dikkat çekiyor.
