Dünya genelinde iklim değişikliğinin etkileri tartışılırken uzmanlardan dikkat çeken yeni açıklamalar geldi. Dünya Meteoroloji Örgütü’nün değerlendirmelerine göre El Nino hava olayının 2026 yılının ortalarından itibaren yeniden güç kazanma ihtimali yükseldi. Özellikle Pasifik Okyanusu’nun orta ve doğu kesimlerindeki deniz yüzeyi sıcaklıklarında yaşanan artışın kritik seviyelere yaklaştığı belirtiliyor.
Uzmanlara göre şu anda tartışılan konu El Nino’nun oluşup oluşmayacağı değil, etkisinin ne kadar büyük olacağı. Bazı iklim modelleri, oluşabilecek yeni sistemin “Süper El Nino” seviyesine ulaşabileceğini gösteriyor. Bu durum gerçekleşirse küresel sıcaklık rekorlarının yeniden kırılabileceği ifade ediliyor.
Meteoroloji uzmanları, özellikle 2026 yazının ikinci yarısından itibaren sıcaklıkların sert şekilde yükselebileceğini belirtiyor. Türkiye dahil Akdeniz havzasında kuraklık riskinin artabileceği, su kaynaklarında ciddi baskı oluşabileceği ve orman yangını tehlikesinin büyüyebileceği ifade ediliyor. Uzman Levent Kurnaz’ın değerlendirmelerine göre eylül ve ekim aylarında mevsim normallerinin çok üzerinde sıcaklıklarla karşılaşılması mümkün görünüyor.
Süper El Nino’nun yalnızca sıcak hava dalgalarıyla sınırlı kalmayacağı belirtiliyor. Bilim insanlarına göre dünyanın farklı bölgelerinde birbirinden tamamen farklı hava felaketleri görülebilir. Bazı ülkelerde uzun süreli kuraklık yaşanırken, bazı bölgelerde ise aşırı yağış ve büyük seller ortaya çıkabilir. Hindistan, Avustralya, Afrika ve Güney Amerika için ciddi tarımsal riskler konuşuluyor.
Uzmanlar, tarımsal üretimde yaşanabilecek düşüşlerin küresel gıda fiyatlarını artırabileceği uyarısında bulunuyor. Özellikle pirinç, mısır, şeker ve palm yağı üretiminde kayıplar oluşabileceği belirtilirken, bunun dünya genelinde yeni ekonomik baskılar yaratabileceği ifade ediliyor. 2015-2016 dönemindeki güçlü El Nino sürecinde benzer etkilerin görüldüğü ve milyarlarca dolarlık zarar oluştuğu hatırlatılıyor.
Bazı uzmanlar ise mevcut verilerin henüz kesin bir “Süper El Nino” oluşumunu doğrulamadığını belirtiyor. Akademik çalışmalarda farklı iklim modellerinin birbirinden ayrıştığı, bazı tahminlerin nötr hava koşullarının devam etme ihtimalini de güçlü gördüğü ifade ediliyor. Ancak buna rağmen küresel sıcaklık artışı nedeniyle risk seviyesinin geçmiş yıllara göre daha yüksek olduğu belirtiliyor.
İklim araştırmacıları, hükümetlerin özellikle su yönetimi, enerji altyapısı ve tarımsal üretim konusunda önceden hazırlık yapması gerektiğini vurguluyor. Uzmanlara göre önümüzdeki süreçte kuraklık, aşırı sıcaklık ve ani hava olayları dünya ekonomisinin en büyük başlıklarından biri haline gelebilir.
