Hantavirüs nedir?
Hantavirüs, çoğunlukla kemirgenlerden insanlara geçen nadir fakat ağır seyredebilme riski taşıyan viral enfeksiyon grubunda yer alıyor. Virüs, enfekte fare ve sıçanların dışkısı, idrarı ve salyasının çevreye yayılmasıyla bulaşıyor. Özellikle uzun süre kapalı kalan depo, bodrum, ahır ve kullanılmayan alanlarda riskin arttığı belirtiliyor.
Uzmanlara göre virüs çoğunlukla havaya karışan mikroskobik parçacıkların solunmasıyla insan vücuduna giriyor. Nadiren kemirgen ısırıkları veya kirlenmiş yüzeylere temas sonrası da enfeksiyon gelişebiliyor.
İlk belirtiler grip ile karıştırılıyor
Hastalığın başlangıç aşamasında yüksek ateş, halsizlik, yoğun kas ağrısı, baş ağrısı ve mide problemleri görülebiliyor. Bu nedenle ilk dönemde sıradan grip vakalarıyla karıştırıldığı ifade ediliyor. Ancak ilerleyen süreçte nefes darlığı, kuru öksürük, akciğerde sıvı birikmesi ve tansiyon düşüklüğü gibi ciddi tablolar ortaya çıkabiliyor.
Bazı hantavirüs türlerinin böbrekleri etkileyerek iç kanama riskini artırabildiği belirtilirken, özellikle bağışıklık sistemi zayıf bireylerde daha ağır sonuçlar doğurabileceği vurgulanıyor.
Dünya alarma geçti
Virüs son günlerde Atlas Okyanusu’nda seyreden bir yolcu gemisinde görülen vakalar nedeniyle yeniden küresel gündeme taşındı. Dünya Sağlık Örgütü’nün paylaştığı bilgilerde, gemide can kayıplarının yaşandığı ve şüpheli vakaların takip edildiği açıklandı. Sağlık otoriteleri genel risk seviyesini düşük olarak değerlendirse de sürecin yakından izlendiği bildirildi.
Uzmanlar, hastalığın Covid-19 benzeri hızlı bir pandemiye dönüşme ihtimalinin düşük olduğunu ancak kemirgen yoğunluğu bulunan bölgelerde dikkatli olunması gerektiğini ifade ediyor. Özellikle kırsal alanlarda çalışanlar, çiftlik çalışanları ve uzun süre kapalı kalan alanları temizleyen kişiler risk grubunda gösteriliyor.
Korunmak için nelere dikkat edilmeli?
Sağlık uzmanları, fare dışkısı veya idrarı bulunan alanların doğrudan süpürülmemesi gerektiğini belirtiyor. Riskli bölgelerin önce havalandırılması, ardından dezenfektan kullanılarak temizlenmesi öneriliyor. Kapalı alanlarda maske ve eldiven kullanılması da önemli korunma yöntemleri arasında gösteriliyor.
Şu an için hastalığa karşı yaygın kullanılan kesin bir aşı bulunmazken, erken teşhis ve yoğun destek tedavisinin hayati önem taşıdığı belirtiliyor.


