Dünya petrol piyasaları, jeopolitik gerilimlerin ardından gelen kritik diplomasi hamleleriyle yönünü sert bir şekilde aşağı çevirdi. Haftalardır Basra Körfezi'ndeki tıkanıklıklar ve Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalma riskiyle 120 dolar sınırını zorlayan petrol fiyatları, küresel piyasalarda esen barış rüzgarlarıyla derin bir nefes aldı.
Fiyatlarda Sert Düşüş: Brent 90 Doların Altında
Haftanın son işlem gününde uluslararası en yaygın kullanılan Brent petrolün varil fiyatı %1,9'un üzerinde değer kaybederek 88,65 Dolar seviyesine kadar geriledi. ABD hafif petrolü (WTI) ise 86,01 Dolar seviyelerinden işlem görüyor. Geçtiğimiz ay yaşanan sert yükselişlerin ardından, sadece son bir ayda petrol fiyatlarında yaklaşık %16'lık bir geri çekilme kaydedildi.
ABD - İran Görüşmelerinin Piyasaya Etkisi
Fiyatlardaki bu ani düşüşün arkasındaki ana itici güç, ABD ve İran arasında yürütülen barış görüşmelerinde sona gelinmesi oldu. ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran'a yönelik askeri operasyon planlarını iptal ettiğini açıklaması ve Tahran yönetimiyle yürütülen müzakerelerin en üst düzeyde onaylandığını duyurması piyasalara "can suyu" oldu.
Anlaşmanın hafta sonu Avrupa'da imzalanabileceğine dair beklentiler ve bölgedeki en kritik petrol geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı'nın hızla güvenli ticarete açılacağı taahhüdü, tedarik risk primini tamamen ortadan kaldırdı. Trump, yaptığı açıklamada "Bu anlaşma imzalandığı an boğaz açılacaktır, petrol fiyatları daha da aşağı gelecektir" diyerek piyasalardaki düşüş eğilimini teyit etti.
Talep Tarafında Çin Faktörü
Öte yandan, sadece jeopolitik gelişmeler değil, dünyanın en büyük petrol ithalatçısı olan Çin'in ham petrol alımlarını Mayıs ayında günlük 12 milyon varilden 8 milyon varilin altına düşürmesi de küresel piyasalarda ciddi bir arz fazlası algısı yarattı. Analistler, hem Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılma beklentisi hem de Çin'in zayıflayan talebiyle birlikte petrol piyasalarının önümüzdeki aylarda tamamen arz fazlası dönemine gireceğini öngörüyor.



