banner302

banner265

banner292
banner228
27 Mayıs 2020 Çarşamba 15:52
Yediğimiz ballarda bakın neler var!

Arıcılık ve bal sektörüyle ilgili açıklamalarda bulunan Veterinerlik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Prof. Dr. Levent Aydın, üreticilerin ‘Zehirli tarım ilaçlarını’ arıların tedavi ve bakımında kullandıklarını söyledi. Prof. Yeninar’ın söylediklerine katkı veren Prof. Dr. Halil Yeni nar ise, “Üreticilerin, insanlar ve memeli hayvanlar için üretilmiş antibiyotik gibi bazı ilaçları da arılara verdiğini ve bu nedenlerle Türk balının gelişmiş ülkelerce tercih edilmediğini açıkladı. 

Eskiden kalma yöntemler kullanılıyor

Arının Bereketi adlı televizyon programında bir araya gelen Prof. Dr. Halil Yeninar, Prof. Dr. Levent Aydın, Dr. Aziz Gül ve Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği (TAB) Başkan Yardımcısı Kazım Doğan ile arı ölümlerinin nedenlerini, sonuçlarını ve alınabilecek önlemler konuşuldu.  Programda çarpıcı açıklamalar yapan, Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Aydın,  atadan kalma yöntemlerle arıcılık yapmanın sakıncalarına değinerek, “Sahada yaptığımız çalışmalarda arılarda çok sayıda parazit ve virüslere rastladık.  Arıların bu duruma gelmesi ruhsatsız ve yanlış ilaç kullanımının yanı sıra yapılan çok sayıda hatadan kaynaklanıyor. Hala eski alışkanlıklarımız sürüyor, arıları besleme koşullarını dahi değiştiremedik. Korumanın tedaviden önce geldiğini öğretemedik. Sonuçta ne oldu? Kitlesel arı ölümleri…” dedi. 

Yüzde 75-80 oranında merdivenaltı ilaçlar kullanılıyor

Programda, Türkiye’nin yerli arılarının dirençli ve dayanıklı olduğu ancak yurt dışından getirilen genotipler nedeniyle sektörün genetik çöplük haline geldiği vurgulandı. Prof. Aydın, arıların besleme ve bakım koşullarının kurallara göre yapılmadığını da sözlerine ekleyerek, “Arı bize uymayacak, biz arıya uyacağız. Arılarda hastalıklarla mücadelede kullanılan kimyasallar ve merdivenaltı ilaçlar nedeniyle arıların bağışıklıkları çok düşük. Varroa paraziti olmayan kolonimiz yok. Yapılan anket çalışmasında merdivenaltı ilaç üretimi yüzde 39 çıktı. Bazı noktalarda bu oran yüzde 75-80’e kadar çıkıyor. Bunun nedeni merdivenaltı ilaçların çok ucuz olması, ama sonuç ortada” diye konuştu.

Dağlarda kendi kafalarına göre AR-GE kurmuşlar!

Prof. Aydın,  arılarda insanlar ve memeli hayvanlar için üretilen ilaçları kullanan üreticiler olduğunu da belirterek, “Doz ayarlaması yok. Üreticiler dağlarda AR-GE kurmuş gibi bir durum var. Bu ilaçlar arıya zarar veriyor mu, vermiyor mu düşünen yok. Oradan çıkan ürünü insanlar yiyor. Bu ülkede hala eski ilaçlar revaçtaysa burada bir yanlışlık var demektir. Problem çok büyük. Yapılan bu hatalar bizim balımızın gerçek değerini bulmamasına ve ihraç edilmemesine neden oluyor. Eski ve yanlış ilaçlarla kovan başına yıllık 70 kuruşa varroa tedavisi yapmaya çalışıyorlar. Bu rakamınkovan başına 4 ile 5 lira arasında olması gerekiyor” dedi.

‘Arılarda zirai ilaç kullanmak vatan hainliğidir’

Prof. Aydın konuşmasında, arıların bakım ve tedavisinde zirai ilaçların kullanıldığını ve bunun vatan hainliğiyle eş değer olduğunu da sözlerine ekledi. Prof. Aydın, “Bu olay Türk arıcılığına vurulan en büyük darbedir. Normalin 5 katı, 10 katı fazlası oranlarda zirai ilaç veriyorlar. Peki ben şimdi soruyorum; Bu bal zirai ilaçlar nedeniyle ne hale geliyor? Kovanın içerisi ne hale geliyor? Hele o temel petekler tekrar işleniyor, o petekler ne hale geliyor? Türk arıcılık sektöründe en büyük ayıbımız bu şu anda. Bunlar bir nevi dozu düşürülmüş zehir. Arı için ilaçlar neden ruhsatlandırılıyor? Uygun taşıyıcı madde ve dozlarda verilmesi için. Siz farklı taşıyıcı maddeden gelen zirai preparatı alır, kullanırsanız, arının direnci düşüyor sonrasında ise vücudunda virüs ve parazitler başımıza çok daha büyük dert oluyor. Bunun yanı sıra arılar için antibiyotiklerin de dahil olduğu çoklu ilaçlar kullanılıyor, bu da arılar üzerinde domuz sıkısı etki yaparak ölümlerine neden oluyor. Dünyada böyle bir kullanım yok” dedi. 

Tavuk ve kuş vitaminlerini arılara veriyorlar
Bunlar da arıları değil parazitleri besliyor!

Sütçü İmam Üniversitesi Ziraat Fakültesi, Zootekni Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halil Yeninar da, çeşitli örnekler vererek sahada yapılan hataları anlattı. İklim değişikliklerine neden olan kimi doğa olaylarının arıların ölümünde etken olduğuna da vurgu yapan Prof. Yeninar, çevre kirliliği, bitkilerde kullanılan tarım ilaçları ve arıların içme suyunun kirliliği de arıların bağışıklık sistemini zayıflattığını belirterek, “Bu da arılarda virüs, bakteri ve mantarların artmasına neden olarak ölümlere yol açıyor. Ayrıca arıların beslenmesinde kristal şeker de kullanılmamalı ama kullanılıyor. Üreticiler, arıların beslenmesi için hazırladıkları şurubun ve keklerin içerisine, (72 derde deva olduğunu düşündükleri) katkı maddeleri ekliyorlar. Bu katkı maddelerinin içinde vitaminler de var. Ancak bu vitaminlerin hiçbiri arılar için üretilmiş değil. Bunlar çoğunlukla kuş ve tavuk gibi kanatlı hayvanlar için üretilmiş preparatlar. Bunları arı şurubuna katıyorlar. Bunların içinde arıların ihtiyacı olan hiçbir şey yok. Ama bunlardan arılardaki zararlı mikroorganizmalar yararlanıyor ve arı güçleneceğine bu zararlı mikroorganizmalar güçleniyor.  Bu şurupların ve keklerin içine katılan katkı maddeleri, nosema gibi arı hastalıklarını 27 kat artırıyor. Yani biz kendi paramız ile ölmeyecek olan arıyı da öldürüyoruz. Oysa bizim arıların ağırlığını artırıp, bağışıklığını güçlendirmemiz ve yaşamlarını uzatmamız gerekiyor. Bu dengeyi tutturamazsak olmaz, Bu yöntemlerle arıcılık yapamayız. Bu nedenlerle arıların yüzde 40’ını kaybediyoruz” şeklinde konuştu. Prof Yeninar, arıcıların tüm uyarılara rağmen kovanlarını tarım ilacının yoğun kullanıldığı bölgelere götürdüğünü de belirterek, “Bu önemli detayı bile henüz öğretemedik. Tüm uyarılarımıza rağmen bildiklerini okuyorlar” dedi.

Saldım çayıra mevlam kayıra anlayışıyla yürümez

Prof. Levent Aydın da programın son bölümünde yaptığı açıklamada, “Arıcılarımızı ciddiyete davet ediyorum. Arıcılığı ciddiye alıp, profesyonel üreticilik yapsınlar. Saldım çayıra mevlam kayıra mantığıyla bu iş yürümez. Arada bir kovanın kapağını açıp içine bakmakla arıcılık yapılmaz. Olayı algılamaya çalışmanız gerekiyor” diye konuştu. 
 

MYGazete.com Özel

Emel Gümüş
Meslek hayatına Antalya Yeni İleri Gazetesinde başladı. Daha sonra uzun yıllar Beyaz ve Fotospor Gazetelerinde görev yaptı.
banner32
Son Güncelleme: 27.05.2020 16:36
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner343

banner324

banner174

banner242

banner335