Türkiye’de son yıllarda büyüyen ev sahibi-kiracı gerilimi, kira sözleşmelerinde yeni bir dönemi başlattı. Artık birçok ev sahibi standart kontratların dışına çıkarak kiracının evde nasıl yaşayacağına kadar uzanan ayrıntılı maddeler hazırlıyor. Özellikle büyükşehirlerde site yaşamının yaygınlaşmasıyla birlikte sözleşmelere eklenen kuralların sayısı hızla artıyor.
Yeni nesil kira sözleşmelerinde yalnızca kira bedeli ve aidat şartları değil, evde kaç kişinin yaşayacağı, ortak alanların nasıl kullanılacağı ve hatta günlük yaşam alışkanlıkları bile yer almaya başladı. Bazı kontratlarda belirtilen kişi sayısından fazla kişinin evde kalması doğrudan tahliye gerekçesi sayılabiliyor.
Özellikle site yönetimlerinin baskısıyla hazırlanan sözleşmelerde dikkat çeken maddeler bulunuyor. Balkona çamaşır asılması, dış cepheye anten takılması, yüksek ses çıkarabilecek spor ekipmanlarının kullanılması ya da ev içerisinde bazı tadilatların yapılması yasak kapsamına alınabiliyor. Kurallara uyulmaması halinde önce ihtar, ardından tahliye sürecinin başlatılabileceği belirtiliyor.
Kira ödemelerine ilişkin maddeler de sertleşmiş durumda. Bazı ev sahiplerinin geciken ödemeler için yüzde 5’e kadar gecikme bedeli talep eden hükümler eklediği ifade ediliyor. Ayrıca kiracının yaptığı dekorasyon ve yenileme harcamaları için ev sahibinden ücret talep edemeyeceğine dair özel maddelerin de yaygınlaştığı belirtiliyor.
Gayrimenkul uzmanları ise vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyarıyor. Uzmanlara göre kira sözleşmeleri artık basit birkaç sayfalık belgeler olmaktan çıktı ve ciddi hukuki sonuçlar doğurabilecek detaylı metinlere dönüştü. İmzalanan her maddenin yasal bağlayıcılığı olduğuna dikkat çeken uzmanlar, kiracıların okumadan sözleşme imzalamaması gerektiğini vurguluyor.
Gayrimenkul Uzmanı Şenay Araç, özellikle site yaşamına ilişkin kuralların önümüzdeki dönemde daha da genişleyeceğini belirterek, “Kiracılar sadece kira miktarına değil, günlük yaşamı etkileyebilecek maddelere de dikkat etmeli” değerlendirmesinde bulundu.


