Ayin sırasında tartışma çıktı
Tarihi kilisede düzenlenen özel ayin için çok sayıda Bulgar Ortodoks vatandaş bir araya geldi. Ancak ibadetin dili konusunda yaşanan anlaşmazlık kısa sürede tartışmaya dönüştü. Cemaat üyelerinin önemli bir bölümü ayinin Bulgarca yapılmasını isterken, programın Yunanca ilerleyeceğinin belirtilmesi ortamı gerdi.
Kilise içerisinde sözlü tartışmalar yaşanırken bazı katılımcıların “Biz Yunan değiliz” diyerek tepki gösterdiği aktarıldı. Olayın kısa sürede büyümeden kontrol altına alındığı ancak planlanan ayinin iptal edildiği öğrenildi.
“Kiliselerimizi ayine kapatıyoruz”
Bulgar Ekzarhlığı Ortodoks Kilisesi Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Dimitri Yotef, yaşananların ardından çok sert açıklamalarda bulundu. Bulgarca ibadete izin verilmediğini savunan Yotef, bu durumun cemaat açısından kabul edilemez olduğunu söyledi.
Vakıf yönetimi, Bulgarca ibadet yapılıncaya kadar Edirne’deki Bulgar kiliselerinde ayin düzenlenmeyeceğini duyurdu. Kiliselerin yalnızca ziyaret ve mum yakma amacıyla açık tutulacağı belirtildi. Ayrıca Yunan Metropolit’in bazı kiliselere girişinin yasaklandığı açıklandı.
Bulgar heyetinden “hakaret” çıkışı
Bulgar cemaatinin temsilcileri, ibadetin ana dilde yapılmasının dini özgürlük kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Vakıf Başkan Yardımcısı Hristo Kopanov, bölgede bulunan cemaatin Bulgar olduğunu ve Yunanca ayatılmasına anlam veremediklerini söyledi.
Bulgaristan Edirne Başkonsolosu Radoslava Kafedzhiyska da yaşanan olayın yeni olmadığını belirterek benzer sorunların uzun süredir devam ettiğini ifade etti. Başkonsolos, Türkiye’de farklı toplulukların kendi dillerinde ibadet edebilmesinin önemli bir hak olduğunu söyledi.
Gözler yeni kararlara çevrildi
Yaşanan kriz sonrası gözler hem Bulgar cemaatinin hem de kilise yönetiminin atacağı yeni adımlara çevrildi. Tarafların önümüzdeki günlerde görüşmeler gerçekleştirmesi beklenirken, ibadetlerin yeniden başlayıp başlamayacağı merak konusu oldu.
Sosyal medyada da geniş yankı uyandıran olay, dinî ibadetlerde ana dil kullanımı tartışmasını yeniden gündeme taşıdı. Özellikle Balkan kökenli topluluklar arasında konu kısa sürede en çok konuşulan başlıklardan biri haline geldi.


