Türkiye’de artan yaşam maliyetleriyle birlikte kredi kartı kullanımında taksitli alışverişler hızla yaygınlaşırken, finans uzmanlarından dikkat çeken uyarılar geldi. Yapılan değerlendirmelerde, vatandaşların büyük bölümünün kredi kartı sisteminin işleyişini eksik bildiği ifade edildi.
Uzmanlara göre taksitli alışverişlerde yalnızca aylık ödeme tutarı değil, satın alınan ürünün tüm fiyatı kart limitinden bloke ediliyor. Bu nedenle yüksek tutarlı alışverişler, kart sahibinin kullanılabilir limitini ciddi ölçüde azaltabiliyor. Aynı zamanda bankaların değerlendirme sistemlerinde önemli yer tutan limit kullanım oranı yükseldiği için kredi risk puanı da olumsuz etkilenebiliyor.
Ekonomistler, sürekli taksit yapan kullanıcıların en büyük risklerinden birinin “nakit esnekliğini kaybetmek” olduğunu vurguluyor. Kart limitinin büyük kısmı uzun vadeli borçlarla dolduğunda, beklenmedik harcamalarda vatandaşın hareket alanı daralıyor. Özellikle sağlık, eğitim veya acil ihtiyaçlarda yeni finansman bulmanın zorlaşabileceği belirtiliyor.
Finans uzmanlarının dikkat çektiği bir başka başlık ise asgari ödeme sorunu oldu. Taksit yükü arttıkça aylık ekstre tutarları büyüyor ve birçok kullanıcı yalnızca minimum ödeme yapmayı tercih ediyor. Ancak kalan borca uygulanan faizler, başlangıçta “uygun” görünen alışverişleri zamanla çok daha pahalı hale getirebiliyor. Özellikle bileşik faiz etkisinin uzun vadede ciddi maliyet oluşturduğu ifade ediliyor.
Uzmanlara göre kredi kartında en sağlıklı yöntem, taksit kullanımını dayanıklı tüketim ürünleriyle sınırlamak. Beyaz eşya ve teknoloji gibi uzun ömürlü ürünlerde kontrollü taksit kullanımının daha makul olduğu belirtilirken; market, giyim, yakıt ve günlük harcamaların uzun vadeye yayılmasının bütçe dengesini bozabileceği ifade ediliyor.
Finans çevreleri ayrıca aylık toplam taksit yükünün net gelirin yüzde 20 seviyesini aşmaması gerektiğini vurguluyor. Aksi halde “gelecekte kazanılacak paranın bugünden harcanması” anlamına gelen sürekli borç döngüsünün ortaya çıkabileceği belirtiliyor. Uzmanlar, ekonomik dalgalanma dönemlerinde bu durumun hane bütçelerinde ciddi kırılmalara yol açabileceği görüşünde.



