Tunceli’de 2020 yılında kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin yıllardır süren soruşturmada kritik bir eşik aşıldı. Dosyaya giren yeni deliller kapsamında, olayın kilit isimlerinden biri olarak gösterilen firari şüpheli Umut Altaş’a ait WhatsApp yazışmaları ortaya çıktı. Ortaya çıkan mesajlar, soruşturmanın seyrini köklü biçimde değiştirebilecek nitelikte değerlendiriliyor.
Firari şüphelinin mesajları dosyaya girdi
Soruşturma kapsamında elde edilen bulgulara göre, Gülistan Doku’nun kaybolduğu gece aynı araçta bulunduğu belirlenen Umut Altaş’ın babasıyla yaptığı yazışmalar resmi dosyaya dahil edildi. Mesajlarda Altaş’ın babasından para talep ettiği ve bu talebini tehdit unsuru haline getirdiği görüldü.
Yazışmalarda yer alan “Parayı gönder, yoksa savcıyı arar her şeyi anlatırım” ve “Her şeyi ortaya dökeceğim” ifadeleri, dosyada en dikkat çeken detaylar arasında yer aldı.
Yurt dışına kaçtı, hakkında kırmızı bülten çıkarıldı
Soruşturmanın kilit isimlerinden biri olan Umut Altaş’ın 2022 yılında önce Meksika’ya, ardından yasa dışı yollarla ABD’ye geçtiği ve hakkında kırmızı bülten çıkarıldığı öğrenildi.
Yetkililer, firari şüphelinin Türkiye’ye iadesi için uluslararası girişimlerin sürdüğünü belirtiyor.
“Cinayet” şüphesi güçlendi
Uzun süre kayıp vakası olarak yürütülen dosya, son gelişmelerle birlikte cinayet şüphesi kapsamında ele alınmaya başlandı. Yeni elde edilen dijital deliller ve tanık ifadeleri, olayın organize bir şekilde örtbas edilmiş olabileceği ihtimalini gündeme taşıdı.
Özellikle baba-oğul arasındaki yazışmaların yanı sıra, dosyaya giren diğer ifadeler ve teknik veriler, soruşturmanın derinleşmesine neden oldu.
6 yıl sonra yeniden açılan dosyada çok sayıda gözaltı
2020 yılında kaybolan Gülistan Doku dosyası, yaklaşık 6 yıl sonra yeniden aktif şekilde ele alındı. Bu kapsamda Türkiye genelinde geniş çaplı operasyonlar düzenlenirken, aralarında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen çok sayıda kişi gözaltına alındı.
Soruşturma kapsamında dönemin kamu görevlileri ve olayla bağlantılı kişiler de dahil olmak üzere geniş bir şüpheli ağı üzerinde çalışıldığı belirtiliyor.
Önceki mesajlar da dikkat çekmişti
Soruşturmanın önceki aşamalarında da Gülistan Doku’nun kaybolmadan önce yaptığı WhatsApp yazışmaları gündeme gelmişti. Bu mesajlarda genç kadının “korktuğunu” ifade etmesi ve son konuşmalarındaki çaresizlik vurgusu dikkat çekmişti.
Ayrıca kaybolduktan sonra sosyal medya ve mesajlaşma verilerinin silinmiş olabileceğine dair bulgular da dosyada yer almıştı.
Soruşturma yeni bir aşamaya geçti
Uzmanlara göre ortaya çıkan WhatsApp yazışmaları, dosyada ilk kez bu kadar somut ve doğrudan suçlamalar içeren bir delil olarak öne çıkıyor. Mesajların, olayın arka planını aydınlatma ve sorumluların belirlenmesi açısından kritik rol oynayabileceği ifade ediliyor.
Gülistan Doku dosyasında yaşanan bu son gelişme, yıllardır süren belirsizliğin çözülmesine yönelik en güçlü adımlardan biri olarak değerlendirilirken, soruşturmanın önümüzdeki süreçte daha da genişletilmesi bekleniyor.
