Ekşisu Mesire Alanı son günlerde sosyal medyada ve bilim çevrelerinde büyük ilgi görüyor. Bölgedeki ekşi su, kükürtlü su, sıcak su, tatlı su ve mineralli maden suyu; dar bir alanda yüzeye çıkmasına rağmen kimyasal yapılarını koruyarak ayrı ayrı akıyor. Uzmanlar, bu durumun dünya çapında nadir görülen jeolojik oluşumlardan biri olduğunu belirtiyor.
Jeoloji Yüksek Mühendisi Selahattin Ayan, bölgedeki doğal yapının olağanüstü olduğunu ifade ederek, 1992 Erzincan depreminde bile bu kaynakların birbirine karışmadığını söyledi. Uzmanlara göre yer altındaki farklı tabaka yapıları ve mineral yoğunlukları, suların ayrı şekilde yüzeye ulaşmasını sağlıyor.
Bölge sadece jeolojik açıdan değil, doğal yaşam bakımından da dikkat çekiyor. Ekşisu çevresindeki sazlık alanların göçmen kuşlar için önemli bir durak olduğu belirtilirken, yalnızca bu bölgede yetişen “Erzincan Sütotu” adlı endemik bitki türü de doğaseverlerin ilgisini çekiyor.
Özellikle “Horhor” adı verilen kükürtlü suyun ve çinko bakımından zengin kaynakların ziyaretçiler tarafından yoğun ilgi gördüğü belirtiliyor. Bölgeye gelen çok sayıda kişi, doğal kaynak sularının sağlık açısından faydalı olduğuna inanıyor.
Uzmanlar, Ekşisu’nun korunarak “jeopark” statüsüne alınması gerektiğini savunuyor. Bölgenin hem bilim turizmi hem de doğa turizmi açısından Türkiye’nin önemli destinasyonlarından biri olabileceği ifade ediliyor.
