Gencer, “Günlerdir şahsıma yönelik bir saldırı başlatıldı. Rahatsız olmasalardı bu saldırıları yaptırmazlardı. Şimdi savaş başladı.” dedi.
işte başkanın açıklaması;
" ARI KOVANINA ÇOMAK SOKULDU!
Herkese selam,
Günlerdir şahsıma yönelik bir saldırı başlatıldı. Bu saldırının kimler tarafından yapıldığını gayet net biliyorum. Geçmişteki başarısızlıklarını örtbas etmek isteyenler, Antalya sevdalısı taraftarlarımızın duygularını ve maalesef kıt akıllarını kullanarak beni bitirebileceklerini zannediyorlar. Sustukça saldırılar devam etti, hâlâ da ediyor. Antalyaspor’umuza zarar gelmesin diye bugüne kadar sustum; ancak bundan sonra susmayacağım. Kimlerin, ne amaçla bu yazıları yazdığını, o kalemi kimler için kullandıklarını tek tek anlatacağım. Antalyaspor’da bizden sonraki dönemdeki başarısızlıklarını örtmek için kalemlerini kullanmalarına izin vermeyeceğim. KORKUYORLAR. Gerçekten benden çok korkuyorlar. Neden mi? Önümüzdeki haftalarda yapacağım basın toplantısından korkuyorlar. Yıllardır başaramadıkları, Antalyaspor’un varlıklarını koruyamadıkları, çözemedikleri konuları nasıl çözdüğümüzü anlatacağımız bu toplantıdan rahatsızlar. Rahatsız olmasalardı bu saldırıları yaptırmazlardı. Daha çok rahatsız olacaksınız. Geçmişte yaptıklarınızı da tek tek anlatacağım, yazacağım.
Şimdi savaş başladı. Arı kovanına çomak sokmak nasılmış göreceksiniz.
Bugün sadece başkanlık dönemimle ilgili başlıkları paylaşacağım.
Antalya futbol camiasında beni herkes tam olarak tanımıyor olabilir. Fethiyespor ile başlayan yöneticilik hayatımda ikinci yılımda şampiyonluk yaşadım. Antalyaspor’da ise 1994–95 sezonunda Hasan Subaşı başkanımla birlikte şampiyonluk yaşadık. 1996 yılında kendi kulübüm Genpa Spor ile amatör lig ve 3. Lig şampiyonluğu elde ettik. Bugünkü Kepezspor’un mimarıyım. Mehmet Atay başkanlığı döneminde Genpaspor’un ismini Kepezspor olarak değiştirdik.
Ben Antalya’da futbol için servet harcadım.
antalyaspor başkanlığı dönemime gelecek olursak;
2012-2013 sezonunda Erman Kılıç, Sivasspor’da o golü atmasaydı Antalyaspor zaten düşmüştü. Son maçta biz Kadıköy’de Fenerbahçe’ye mağlup olmuştuk. 25 milyon dolarlık borçla takımı teslim aldık. Küme düştük. Yeniden çıkmak için 17 milyon TL para topladık; bu da yaklaşık 8.500.000 dolara tekabül eder. Herkes hesabını yapabilir. Ne belediyelerden ne de kamudan destek aldık. Tamamen benim ve arkadaşlarımın, yönetim kurulunun yarattığı paradır.
“Çarçur ettiler” diyorlar. Her türlü çamuru atıyorlar. Çarçur ettiysek, yedik içtiysek kendi paramızı yedik içtik. Ne belediyenin ne de kamunun parasını yedik. Şampiyon olduk, tekrar Süper Lig’e çıktık. Eto’o dahil muhteşem bir kadro kurduk. 1.000 kişiyle oynanan tribünleri 30.000 kişiye çıkardık. “15.000 ortalama seyirciye oynatacağız” dedik, bize güldüler. “Eto’o’yu getireceğiz” dedik, “Ancak Milano’da ayakkabısıyla fotoğraf çektirirsiniz” dediler. Biz Eto’o ile tüm Antalya’nın, Antalya taraftarının fotoğrafını çektirdik.
O kadro; Süper lig şampiyonları; Fenerbahçe ve Galatasaray’ı 4-2, Bursaspor’u 3-0, Trabzonspor’u 7-0 yendi.
Bazı şeyleri çok çabuk unutuyoruz. Çok nankör oluyoruz. Kıskançlıktan bu kadar saldırmayın, bu kadar nankör olmayın. YAZIKLAR OLSUN SİZE… 25 milyon dolar borçla devrettik. Bıraktığımız kadronun o günkü değeri 50 milyon doların altındaydı diyemezsiniz.
Bugün kulübün borcu 100 milyon euro. O kadro bu şehri beş yıl sırtladı.
Bel altı konuşmayı, sallamayı seviyoruz. İnsanların iş hayatıyla Antalyaspor’daki başarılarını kıyaslamayı seviyoruz… Birbirinden ayırt etmeyi beceremiyorsunuz. DÖNEMSEL ANTALYASPOR SEVİCİLİĞİ YAPIYORUZ.
Antalya’da o kadar çok dönemsel insan var ki…
“Şu kişi belediye başkanı olursa destek oluruz”,
“Şu yönetici gelirse destek veririz” diyen, rant peşinde koşan bir topluluk var. Reklam ve pazarlama amaçlı taraftarlık yapan profesyoneller var. Kulübün içinden nemalanmak isteyen, kendine maaş bağlatmak isteyenler var. Kulüpten kovulunca mevcut yönetime saldıran; saldırırken de neden kovulduğunu açıklamayıp taraftarı yanına çekmeye çalışanlar var. Onca yıl kulübün ekmeğini yediniz, bu kadar nankör olmayın.
Bu insanlar bizden korktukları için, tekrar göreve geliriz, bu şehri yeniden futbol şehri yaparız diye bize saldırıyorlar. ANTALYASPOR’UN, DÜŞMESİ-BATMASI BUNLARIN UMURLARINDA DEĞİL... Yeter ki kendileri nemalanmaya devam etsinler. Bizden sonraki dönemde Milano’da menajerler üzerinden 6 milyon euro parayı kulüp içinde hangi profesyonellerin, hangi yöneticilerin paylaştığını çok iyi biliyoruz. Ama onların adamı oldukları için yazamıyorlar, yazamazlar… ADAMLIK DERSİ VERMEYE GELİNCE KOPYALA–YAPIŞTIRI ÇOK İYİ YAPIYORLAR.
Antalyaspor’u sevseler, gerçek soyanları da yazabilirler.
Bu şehir bu kadar ucuz bir şehir değil. Sizin gibi çöpleri bu şehir temizler; yeter ki bu şehir birbirine inansın ve sadece nemalanma peşinde koşanları içinden ayıklasın. Yeni başladım, gerisi gelecek. Haciz olaylarına cevap vermedim. Yazıyorsun; BİZ ORADA ANTALYASPOR’A ZARAR GELMESİN DİYE ÜÇ BAŞKAN BİRLİKTE HAREKET ETTİK. Bunu anlayamayacak kadar cahilsin.
Zarar vermek için uğraşıyorsun. Yazdıkça farkında değilsin ama anlayamazsın. Hukuk dersi verecek, ticaret dersi verecek zekâ sende zaten yok.
Akıllı ol. Kendi fikrin varsa onu yaz. Şimdi de TURİZM BAKANIMIZLA ilgili haber yapıyorsunuz. Antalyaspor bugüne kadar ayakta kaldıysa TURİZM BAKANIMIZ ve VALİMİZ sayesinde ayakta kaldı. Turizm Bakanlığı’na bir abiniz için uğraşıyor olabilirsiniz; bu konularda Antalyaspor’u kullanmayın… Antalyaspor’a kilit vuranlar kilitleri kaldırsın. Antalyaspor hiçbir zaman sıkıntı yaşamaz.
Bizim yaptıklarımızı hayal etmeyi bırakın; yapacaklarımızı rüyanızda bile göremezsiniz.
Bu işlerin tamamı vizyon meselesidir.
Vizyon herkese nasip olmuyor. ŞİMDİLİK HOŞÇA KALIN. DEVAMI GELECEK…
Herkese selam,
Günlerdir şahsıma yönelik bir saldırı başlatıldı. Bu saldırının kimler tarafından yapıldığını gayet net biliyorum. Geçmişteki başarısızlıklarını örtbas etmek isteyenler, Antalya sevdalısı taraftarlarımızın duygularını ve maalesef kıt akıllarını kullanarak beni bitirebileceklerini zannediyorlar. Sustukça saldırılar devam etti, hâlâ da ediyor. Antalyaspor’umuza zarar gelmesin diye bugüne kadar sustum; ancak bundan sonra susmayacağım. Kimlerin, ne amaçla bu yazıları yazdığını, o kalemi kimler için kullandıklarını tek tek anlatacağım. Antalyaspor’da bizden sonraki dönemdeki başarısızlıklarını örtmek için kalemlerini kullanmalarına izin vermeyeceğim. KORKUYORLAR. Gerçekten benden çok korkuyorlar. Neden mi? Önümüzdeki haftalarda yapacağım basın toplantısından korkuyorlar. Yıllardır başaramadıkları, Antalyaspor’un varlıklarını koruyamadıkları, çözemedikleri konuları nasıl çözdüğümüzü anlatacağımız bu toplantıdan rahatsızlar. Rahatsız olmasalardı bu saldırıları yaptırmazlardı. Daha çok rahatsız olacaksınız. Geçmişte yaptıklarınızı da tek tek anlatacağım, yazacağım.
Şimdi savaş başladı. Arı kovanına çomak sokmak nasılmış göreceksiniz.
Bugün sadece başkanlık dönemimle ilgili başlıkları paylaşacağım.
Antalya futbol camiasında beni herkes tam olarak tanımıyor olabilir. Fethiyespor ile başlayan yöneticilik hayatımda ikinci yılımda şampiyonluk yaşadım. Antalyaspor’da ise 1994–95 sezonunda Hasan Subaşı başkanımla birlikte şampiyonluk yaşadık. 1996 yılında kendi kulübüm Genpa Spor ile amatör lig ve 3. Lig şampiyonluğu elde ettik. Bugünkü Kepezspor’un mimarıyım. Mehmet Atay başkanlığı döneminde Genpaspor’un ismini Kepezspor olarak değiştirdik.
Ben Antalya’da futbol için servet harcadım.
antalyaspor başkanlığı dönemime gelecek olursak;
2012-2013 sezonunda Erman Kılıç, Sivasspor’da o golü atmasaydı Antalyaspor zaten düşmüştü. Son maçta biz Kadıköy’de Fenerbahçe’ye mağlup olmuştuk. 25 milyon dolarlık borçla takımı teslim aldık. Küme düştük. Yeniden çıkmak için 17 milyon TL para topladık; bu da yaklaşık 8.500.000 dolara tekabül eder. Herkes hesabını yapabilir. Ne belediyelerden ne de kamudan destek aldık. Tamamen benim ve arkadaşlarımın, yönetim kurulunun yarattığı paradır.
“Çarçur ettiler” diyorlar. Her türlü çamuru atıyorlar. Çarçur ettiysek, yedik içtiysek kendi paramızı yedik içtik. Ne belediyenin ne de kamunun parasını yedik. Şampiyon olduk, tekrar Süper Lig’e çıktık. Eto’o dahil muhteşem bir kadro kurduk. 1.000 kişiyle oynanan tribünleri 30.000 kişiye çıkardık. “15.000 ortalama seyirciye oynatacağız” dedik, bize güldüler. “Eto’o’yu getireceğiz” dedik, “Ancak Milano’da ayakkabısıyla fotoğraf çektirirsiniz” dediler. Biz Eto’o ile tüm Antalya’nın, Antalya taraftarının fotoğrafını çektirdik.
O kadro; Süper lig şampiyonları; Fenerbahçe ve Galatasaray’ı 4-2, Bursaspor’u 3-0, Trabzonspor’u 7-0 yendi.
Bazı şeyleri çok çabuk unutuyoruz. Çok nankör oluyoruz. Kıskançlıktan bu kadar saldırmayın, bu kadar nankör olmayın. YAZIKLAR OLSUN SİZE… 25 milyon dolar borçla devrettik. Bıraktığımız kadronun o günkü değeri 50 milyon doların altındaydı diyemezsiniz.
Bugün kulübün borcu 100 milyon euro. O kadro bu şehri beş yıl sırtladı.
Bel altı konuşmayı, sallamayı seviyoruz. İnsanların iş hayatıyla Antalyaspor’daki başarılarını kıyaslamayı seviyoruz… Birbirinden ayırt etmeyi beceremiyorsunuz. DÖNEMSEL ANTALYASPOR SEVİCİLİĞİ YAPIYORUZ.
Antalya’da o kadar çok dönemsel insan var ki…
“Şu kişi belediye başkanı olursa destek oluruz”,
“Şu yönetici gelirse destek veririz” diyen, rant peşinde koşan bir topluluk var. Reklam ve pazarlama amaçlı taraftarlık yapan profesyoneller var. Kulübün içinden nemalanmak isteyen, kendine maaş bağlatmak isteyenler var. Kulüpten kovulunca mevcut yönetime saldıran; saldırırken de neden kovulduğunu açıklamayıp taraftarı yanına çekmeye çalışanlar var. Onca yıl kulübün ekmeğini yediniz, bu kadar nankör olmayın.
Bu insanlar bizden korktukları için, tekrar göreve geliriz, bu şehri yeniden futbol şehri yaparız diye bize saldırıyorlar. ANTALYASPOR’UN, DÜŞMESİ-BATMASI BUNLARIN UMURLARINDA DEĞİL... Yeter ki kendileri nemalanmaya devam etsinler. Bizden sonraki dönemde Milano’da menajerler üzerinden 6 milyon euro parayı kulüp içinde hangi profesyonellerin, hangi yöneticilerin paylaştığını çok iyi biliyoruz. Ama onların adamı oldukları için yazamıyorlar, yazamazlar… ADAMLIK DERSİ VERMEYE GELİNCE KOPYALA–YAPIŞTIRI ÇOK İYİ YAPIYORLAR.
Antalyaspor’u sevseler, gerçek soyanları da yazabilirler.
Bu şehir bu kadar ucuz bir şehir değil. Sizin gibi çöpleri bu şehir temizler; yeter ki bu şehir birbirine inansın ve sadece nemalanma peşinde koşanları içinden ayıklasın. Yeni başladım, gerisi gelecek. Haciz olaylarına cevap vermedim. Yazıyorsun; BİZ ORADA ANTALYASPOR’A ZARAR GELMESİN DİYE ÜÇ BAŞKAN BİRLİKTE HAREKET ETTİK. Bunu anlayamayacak kadar cahilsin.
Zarar vermek için uğraşıyorsun. Yazdıkça farkında değilsin ama anlayamazsın. Hukuk dersi verecek, ticaret dersi verecek zekâ sende zaten yok.
Akıllı ol. Kendi fikrin varsa onu yaz. Şimdi de TURİZM BAKANIMIZLA ilgili haber yapıyorsunuz. Antalyaspor bugüne kadar ayakta kaldıysa TURİZM BAKANIMIZ ve VALİMİZ sayesinde ayakta kaldı. Turizm Bakanlığı’na bir abiniz için uğraşıyor olabilirsiniz; bu konularda Antalyaspor’u kullanmayın… Antalyaspor’a kilit vuranlar kilitleri kaldırsın. Antalyaspor hiçbir zaman sıkıntı yaşamaz.
Bizim yaptıklarımızı hayal etmeyi bırakın; yapacaklarımızı rüyanızda bile göremezsiniz.
Bu işlerin tamamı vizyon meselesidir.
Vizyon herkese nasip olmuyor. ŞİMDİLİK HOŞÇA KALIN. DEVAMI GELECEK…
