Türkiye’nin turizm başkenti Antalya’da son yıllarda dikkat çeken yeni bir tatil alışkanlığı öne çıkıyor. Özellikle Avrupalı turistler artık yalnızca sahilde vakit geçirmek yerine doğayla iç içe deneyimler yaşamayı tercih ediyor. Bu değişimle birlikte hiking yani doğa yürüyüşü turizmi Antalya’da hızla büyümeye başladı.
Dünyaca ünlü Likya Yolu, bu ilginin merkezinde yer alıyor. Fethiye’den başlayıp Antalya’ya kadar uzanan rota, her yıl binlerce doğa tutkunu tarafından tercih ediliyor. Tarihi kalıntılar, orman yolları, falezler ve deniz manzaraları eşliğinde yapılan yürüyüşler özellikle sosyal medyada büyük ilgi görüyor.
Adrasan-Gelidonya Feneri hattı, Olympos çevresi, Geyikbayırı, Kaş ve Saklıkent bölgeleri de son dönemde turistlerin en çok araştırdığı yürüyüş alanları arasında yer alıyor. Rehberli trekking turlarına katılan turistler gün doğumu yürüyüşleri, kamp deneyimleri ve fotoğraf rotalarıyla farklı bir tatil deneyimi yaşıyor.
Turizm işletmecilerine göre hiking turizmi sadece doğa sporlarını değil yerel ekonomiyi de canlandırıyor. Küçük pansiyonlar, köy kahvaltıları, kamp alanları ve outdoor ekipman kiralama hizmetlerinde ciddi artış yaşandığı belirtiliyor. Özellikle bahar aylarında Avrupa’dan gelen turistlerin büyük bölümünün Antalya’yı yürüyüş rotaları nedeniyle tercih ettiği ifade ediliyor.
Uzmanlara göre Antalya’nın dört mevsim uygun iklime sahip olması hiking turizmi açısından büyük avantaj sağlıyor. Yaz aylarında yüksek rakımlı bölgeler tercih edilirken, kış ve bahar döneminde sahil hattındaki parkurlar yoğun ilgi görüyor.
Sektör temsilcileri, doğa yürüyüşü turizminin önümüzdeki yıllarda Antalya’nın klasik tatil anlayışını değiştirebileceğini düşünüyor. Özellikle sürdürülebilir turizm ve doğa odaklı seyahat trendlerinin büyümesiyle birlikte Antalya’nın Avrupa’daki önemli hiking merkezlerinden biri haline gelmesi bekleniyor.
