Kadınların sosyal yaşamını ve günlük konforunu olumsuz etkileyen idrar kaçırma problemi, özellikle doğum sonrası ve menopoz döneminde daha sık görülüyor. Uzmanlara göre öksürme, hapşırma, gülme ya da ani hareket sırasında yaşanan istemsiz kaçırmalar, pelvik taban kaslarının zayıflamasıyla bağlantılı olabiliyor.

Antalya’da bu alanda çalışan uzmanlar, erken teşhisin tedavi başarısını ciddi şekilde artırdığını vurguluyor. Antalya’da kadın hastalıkları ve doğum uzmanı olan Op. Dr. Melek Büyükkınacı Erol, özellikle hafif ve orta düzey vakalarda lazer destekli ameliyatsız yöntemlerin tercih edildiğini belirtiyor. Muratpaşa’daki kliniğinde uygulanan tedavilerde lazer teknolojisiyle pelvik dokuların güçlendirilmesinin hedeflendiği ifade ediliyor.
Bir diğer uzman isim olan Doç. Dr. Işıl Köleli ise idrar kaçırmanın yalnızca ileri yaş problemi olmadığını, genç kadınlarda da sık görülebileceğini söylüyor. Köleli, Antalya’da ürojinekoloji alanında çalışmalar yürüttüğünü ve özellikle pelvik taban bozuklukları üzerine yoğunlaştığını aktarıyor.
Üroloji alanında hizmet veren Op. Dr. Kemal Bulut da birçok hastanın tedavi için yıllarca beklediğine dikkat çekiyor. Uzmanlara göre yanlış yönlendirme ve utanma duygusu nedeniyle kadınların büyük bölümü doktora geç başvuruyor.
Tedavi sürecinde ilk aşamada mesane eğitimi, Kegel egzersizleri ve ilaç tedavileri uygulanırken; ileri seviyedeki vakalarda askı ameliyatları, botoks uygulamaları ve farklı cerrahi yöntemler devreye giriyor. Uzmanlar, doğru branşa başvurmanın önemine dikkat çekerek kadın hastalıkları ve doğum ile üroloji bölümlerinin bu konuda aktif rol oynadığını belirtiyor.






