Özellikle ergenlik dönemindeki genç kızlarda daha sık görülen yeme bozuklukları, ebeveynlerin en çok endişelendiği durumlardan biridir. Anoreksiya da bir yeme bozukluğu rahatsızlığıdır ve fiziksel etkilerini gösterse de psikolojik bir problemden kaynaklanır. Bu hastalığın çeşitli tedavi yöntemleri bulunur.
ANOREKSİYA NEDİR?
Anoreksiya nervoza vücutta ihtiyaç duyulan besinlerin yetersiz tüketilmesinden kaynaklanan aşırı zayıflama durumudur. Anoreksiyalı kişilerde yoğun olarak kilo alma korkusu bulunur. Bunun için sürekli zayıflamaya çalışırlar ve vücudun gerek duyduğu besinleri almayı reddederler. Anoreksiya hem bedeni hem de zihni etkileyen psikolojik bir bozukluktur. Tedavi edilmezse, kişi ciddi sağlık problemleriyle karşılaşabilir, hatta rahatsızlığın ilerlemesi ölümle sonuçlanabilir. Anoreksiyanın erkeklerde görülme oranı çok düşüktür ve genel olarak kadınlarda görülür. Yapılan araştırmalar her bin genç kızdan birinde anoreksiyanın olduğunu gösterir. Bu rahatsızlık genel olarak ergenlik döneminde başlar. 15 - 25 yaş arasındaki gençlerde sıklıkla görülür. Bununla birlikte nadiren de olsa yetişkinlerde de başlayabilir.
ANEROKSİYA BELİRTİLERİ
Bu rahatsızlık hayati derecede bir yeme bozukluğudur. Erken teşhis edilmesi çok önemlidir. Belirtileri görüldüğünde ihmal edilmemesi ve teşhisinden hemen sonra ise tedaviye başlanması gerekir. Tedavi edilmeyen anoreksiya rahatsızlığı ölüm derecesinde açlığa, osteoporoz (kemik erimesi), böbrek hasarı ve kalp rahatsızlıkları gibi hastalıklara yol açabilir. Anoreksiyanın en sık rastlanan belirtileri şunlardır: • Yemek yememe veya az yeme, • Sürekli diyet yapma ihtiyacı duyma, • Hafıza sorunları, • Algılamada güçlük ya da dikkat dağınıklığı, • Sürekli depresif ve endişeli ruh içerisinde olma hali, • Uyku problemleri, • Öğün atlama, yemek istememe, tek tip beslenme, • Bağırsak problemleri (ishal, kabızlık, tuvalete çıkamama), • Yemek sonrası kusma isteği, • Kadınlarda 3 ay boyunca menstrüasyon görmeme durumu, • Sürekli kusma ile ağıza mideden gelen asit nedeniyle dişlerin hasar görmesi ve çürümesi, • Vücutta kıllanmanın artması, • Kronik halsizlik, yorgunluk, • Cilt ve saçlar üzerinde olumsuz etkiler gözlenmesi.
ANOREKSİYAYA NE SEBEP OLUR?
Anoreksiya hastalığının sebebi tam olarak bilinememektedir. Birden fazla faktör bu rahatsızlığın oluşmasına neden olabilir. Ailede veya akrabalarda anoreksiya nevroza ya da diğer yeme bozukluklarından olması gibi genetik sebeplerin anoreksiyaya sebep olduğu düşünülmektedir. Psikolojik nedenlerden dolayı da anoreksiya oluşabilir. Çevredeki insanların sosyal baskısı bu nedenlerdendir. Baskı sonucu kişi görüntüsünden rahatsız olabilir ve bu bir psikolojik sorun haline gelebilir. Genellikle ergenlik döneminde görülen bir rahatsızlıktır. Cinsel anlamda büyümenin ergenlerde getirdiği kafa karışıklığı da bu hastalığın nedenlerinden sayılabilir.
İLHAM VEREN ANOREKSİYA SAVAŞÇILARI
Toplumda bu hastalığı yenmiş kişilerin başarılarını konu alan anoreksiya hikayeleri de mevcut. İlham veren hikayelerden biri Lauren Bailey’e ait. Saplantılı bir duruma gelen rahatsızlığı yüzünden günde 12 saat süren yürüyüşlere çıkan Lauren’ın kilosu 22’ye düştüğünde, ailesi durumun artık içinden çıkılmaz bir hal aldığını fark eder. Hastaneye yatırılan Lauren, tedavi olmaya başlar. Bu tedavilerle birlikte hayatında değişiklikler yapmaya karar verir ve gösterdiği azimle rahatsızlığın üstesinden gelmeyi başarır. Başarı hikayelerinden bir diğerine sahip olan Harley Wide ise hayatının 10 yılını anoreksiya ile savaşarak geçirir. Doktorlar ona sadece 10 günlük ömrü kaldığını söyler. Bu durum Harley’in hayatının dönüm noktası olur. Psikolojik açıdan çöken Harley’e annesi destek olur. Onun pozitif desteği sayesinde Harley’in yeme alışkanlıkları da pozitif anlamda gelişme gösterir. Wilde, bugün bir çocuk sahibi ve ailesiyle birlikte hayatına mutlu bir şekilde devam ediyor. Bu şekilde mutlu sonla biten anoreksiya savaşçılarının hikayeleri için teşhis ve tedavi oldukça önemlidir.

