Türkiye’nin son yıllarda savunma ve havacılık alanında ortaya koyduğu atılım, uluslararası arenada yankı uyandırmaya devam ediyor. Geçmişte bazı kritik sistemler ve savunma ürünleri konusunda Türkiye’ye ihracat engelleri uygulayan Kanada’dan gelen açıklamalar ise dikkat çekti.
Kanada’nın Ankara’daki diplomatik temsilcisi Larisa Galadza, Türkiye’nin savunma sanayisinde son 15 yılda çok büyük ilerleme kaydettiğini belirterek, kendi ülkelerinin de benzer bir dönüşümü hedeflediğini söyledi. Galadza, Türkiye’nin bu başarıyı hangi stratejiyle elde ettiğini anlamaya çalışacaklarını ifade etti.
İstanbul’da gerçekleştirilen SAHA 2026 savunma ve havacılık organizasyonunda konuşan yetkililer, özellikle insansız hava araçları, füze teknolojileri, sınır güvenliği sistemleri ve savunma tedarik zincirindeki yerli üretim kapasitesinin öne çıktığını vurguladı. Türk savunma şirketlerinin uluslararası etkinlikte yoğun ilgi görmesi de dikkat çekti.
Panelde konuşan Türk yetkililer, son dönemde küresel krizler nedeniyle savunma sanayisinde dışa bağımlılığın ciddi risk oluşturduğunu belirterek, Türkiye’nin bu nedenle yerli üretim ve teknoloji geliştirme süreçlerine hız verdiğini aktardı. Özellikle füze sistemleri, insansız platformlar ve elektronik harp teknolojileri üzerinde yoğun çalışma yürütüldüğü ifade edildi.
Litvanya’dan gelen açıklamalar da dikkat çekti. Ülkenin dışişleri yetkilileri, Türkiye’nin NATO içerisindeki savunma gücüne vurgu yaparken, SAHA 2026 organizasyonunun Avrupa’daki birçok etkinliğin önüne geçtiğini söyledi. Türkiye’nin savunma sanayisindeki büyümesinin artık yalnızca bölgesel değil küresel ölçekte takip edildiği yorumları yapıldı.
Uzmanlara göre Türkiye’nin son dönemde geliştirdiği yerli motor projeleri, hava savunma sistemleri, savaş teknolojileri ve İHA/SİHA kabiliyeti; geçmişte uygulanan ambargoların etkisini büyük ölçüde azalttı. Savunma alanında yerlilik oranının yükselmesiyle birlikte Türkiye’nin ihracat kapasitesi de önemli ölçüde arttı.
Sektör temsilcileri, önümüzdeki süreçte Avrupa ve Kuzey Amerika merkezli şirketlerin Türk savunma firmalarıyla daha fazla ortaklık arayışına girebileceğini değerlendiriyor. Özellikle son yıllarda elde edilen operasyonel başarıların, Türk savunma ürünlerine yönelik küresel ilgiyi artırdığı belirtiliyor.




