Ev ortamında dumanla çok erken yaşlarda tanışan ve ömrünün büyük bir kısmını tütün ürünleri kullanarak geçiren Gülin Gökçen, vücudunun verdiği alarm sinyalleriyle sarsıldı. Giderek artan solunum güçlüğü ve ağzından kan gelmesi üzerine hastaneye başvuran Gökçen'in tetkiklerinde, sağ akciğerinde sinsi bir tümör saptandı.
Branşlar arası kritik iş birliği Hastanın durumunu daha karmaşık hale getiren unsur, yılların yorgunluğunu taşıyan ciğerlerindeki KOAH ve bronşektazi hastalıklarıydı. Yüksek cerrahi risk barındıran bu vakada göğüs cerrahisi, göğüs hastalıkları ve kardiyoloji uzmanları ortak bir strateji belirledi. Uzman heyet, hem kanserli bölgeyi temizlemek hem de diğer akciğer rahatsızlıklarına müdahale etmek için hassas bir operasyon planladı.
Dört saatlik mucizevi müdahale İleri cerrahi tekniklerin kullanıldığı ve yaklaşık 4 saat süren ameliyat başarıyla tamamlandı. Operasyonu yürüten uzmanlar, hastanın sigara geçmişi ve yandaş hastalıkları nedeniyle müdahalenin ne kadar kritik olduğuna dikkat çekti. Sadece 5 günlük kısa bir tedavi ve nekahat sürecinin ardından taburcu edilen Gökçen, artık tekerlekli sandalyeye ihtiyaç duymadan, kendi nefesiyle hayata tutunuyor.
"Şimdi fıstık gibiyim" Yaşadığı süreci "ikinci bahar" olarak nitelendiren Gökçen, geçmişteki hatalarından büyük ders çıkardığını ifade ediyor. Sigaranın hayatındaki en büyük pişmanlık olduğunu dile getiren yaşlı kadın, tedavi sonrası rehabilitasyon sürecine sadık kalarak sağlıklı bir gelecek hayal ediyor. Benzer vakalarda uzmanlar, tütün bağımlılığında erken teşhisin hayat kurtardığını ve hiçbir zaman vazgeçmek için geç olmadığını vurguluyor.
