Washington'ın Hindistan'a uyguladığı gümrük tarifesi gibi gelişmeler, Batı ile Doğu arasındaki ekonomik ayrışmayı derinleştiriyor. Bu durum, merkez bankalarını dolarizasyona karşı adımlar atmaya ve rezervlerinde altın payını artırmaya itti. Bu strateji değişikliği, tarihi bir dönüm noktasına işaret ediyor. Zira 1996'dan bu yana ilk kez merkez bankalarının altın rezervleri, ABD devlet tahvillerini geride bıraktı. Bugün rezervlerde altının payı yüzde 25'e yükselirken, ABD tahvillerinin payı yüzde 20 seviyesine geriledi.
Stagflasyon endişesi altını destekliyor
ABD tahvil getirilerindeki düşüş, piyasalarda stagflasyon endişelerini güçlendiriyor. Analistler, bu tablonun altın için en uygun zeminlerden biri olduğunu belirtiyor. Öte yandan, uzmanlar piyasada henüz 3.430 doların üzerinde güçlü bir kırılma görülmediğini ve erken alım konusunda temkinli olunması gerektiğini vurguluyor.Dev bankalardan çarpıcı tahminler
Altındaki hızlı yükselişle birlikte, uluslararası bankalar da ons altın için yıl sonu tahminlerini yukarı çekti.- Morgan Stanley, 2025'in dördüncü çeyreği için altın fiyatı tahminini ons başına 3.800 dolara yükseltti. Banka, bu artışı zayıflayan ABD doları ve küresel belirsizliklere dayandırıyor.
- Goldman Sachs, 2025 sonu için 3.700 dolar, 2026 ortası için ise 4.000 dolar seviyesine ulaşacağını öngördü. Banka, olası bir resesyon durumunda fiyatların 3.880 dolara kadar çıkabileceğini de belirtti.
- Bank of America da tahminlerini revize ederek, altın fiyatlarının 2026'nın ilk yarısında 4.000 dolarla yeni bir rekora imza atabileceğini ifade etti. Bankanın raporu, ABD'deki siyasi belirsizliklerin altın için en önemli destekleyici faktörler arasında olduğunu vurguluyor.
