Antalya’da Alanya Kalesi içerisindeki 800 yıllık Süleymaniye Camii, hem yerli hem de yabancı turistlerin uğrak noktası oldu. 13. yüzyılda 1. Alaaddin Keykubad döneminde inşa edilen cami, geçirdiği değişimlere rağmen tarihi dokusunu korumayı sürdürüyor.
Alanya ilçesinde, ilk olarak Selçuklu mimarisiyle inşa edilen yapı, zaman içerisinde çeşitli nedenlerle özgün görünümünden uzaklaştı. 16. yüzyılda ise Kanuni Sultan Süleyman döneminde yeniden yaptırılarak bugünkü görünümüne kavuştu. Bu yeniden inşa süreci, camiye hem Selçuklu hem de Osmanlı mimarisinin izlerini taşıyan eşsiz bir karakter kazandırdı. Caminin özellikle giriş kapısı, minberi ve ahşap işçiliği ilk yapıldığı dönemin estetik anlayışını yansıtarak ziyaretçilere adeta görsel bir şölen sunuyor. Ahşap detaylarda kullanılan ince işçilik, dönemin ustalığını gözler önüne sererken, yapının tarihi atmosferini daha da güçlü kılıyor.
Caminin genel tarihi hakkında bilgi veren Reşat Reşatoğlu ‘’Camiyi İlk yaptıran kişi 1. Alaaddin Keykubat. İlk yapıldığı zaman Alaaddin cami olarak adlandırılıyor. Burası bir fetih camisidir. Malum o dönemin anlayışına göre fethedilen şehirlerin en yüksek mevkilerindeki düz alana bir cami inşa edilirdi. Cami 300 sene sonra Osmanlı dönemindeki Kanuni Sultan Süleyman devrine gelmiş ve o dönemde bir şimşek çarpması sonucu büyük hasar görmüş. Ondan sonra hasar görmeyen yerlerde yıkılarak temeller muhafaza edilerek yeniden ayağa kaldırılmış. Bu sefer de Kanuni Sultan Süleyman bizzat kendi cebinden parayı gönderdiği için ve o dönemde yapıldığı için Süleymaniye cami olarak adlandırılmıştır’’ dedi.
Alanya ilçesinde, ilk olarak Selçuklu mimarisiyle inşa edilen yapı, zaman içerisinde çeşitli nedenlerle özgün görünümünden uzaklaştı. 16. yüzyılda ise Kanuni Sultan Süleyman döneminde yeniden yaptırılarak bugünkü görünümüne kavuştu. Bu yeniden inşa süreci, camiye hem Selçuklu hem de Osmanlı mimarisinin izlerini taşıyan eşsiz bir karakter kazandırdı. Caminin özellikle giriş kapısı, minberi ve ahşap işçiliği ilk yapıldığı dönemin estetik anlayışını yansıtarak ziyaretçilere adeta görsel bir şölen sunuyor. Ahşap detaylarda kullanılan ince işçilik, dönemin ustalığını gözler önüne sererken, yapının tarihi atmosferini daha da güçlü kılıyor.
Akustiği sağlamak için 60 adet küp
Öte yandan caminin dikkat çeken bir diğer özelliği ise akustik sistemi oldu. İlk inşa edildiği dönemde sesin cami içerisinde dengeli bir şekilde yayılması amacıyla yerleştirilen toplam 60 adet küp, dönemin mühendislik anlayışını ortaya koyuyor. Ancak zaman içerisinde yapılan restorasyon çalışmaları sırasında bu küplerden birinin üzerinin sıva ile kapatıldığı biliniyor. Tarihi ve mimari özellikleriyle öne çıkan Süleymaniye Camii, her yıl binlerce ziyaretçiyi ağırlarken, Alanya’nın kültürel mirası içerisinde önemli bir yer tutmaya devam ediyor. Özellikle kaleye çıkan turistlerin uğrak noktalarından biri olan cami, geçmiş ile günümüz arasında köprü kuran önemli yapılardan biri olarak dikkat çekiyor.
Caminin genel tarihi hakkında bilgi veren Reşat Reşatoğlu ‘’Camiyi İlk yaptıran kişi 1. Alaaddin Keykubat. İlk yapıldığı zaman Alaaddin cami olarak adlandırılıyor. Burası bir fetih camisidir. Malum o dönemin anlayışına göre fethedilen şehirlerin en yüksek mevkilerindeki düz alana bir cami inşa edilirdi. Cami 300 sene sonra Osmanlı dönemindeki Kanuni Sultan Süleyman devrine gelmiş ve o dönemde bir şimşek çarpması sonucu büyük hasar görmüş. Ondan sonra hasar görmeyen yerlerde yıkılarak temeller muhafaza edilerek yeniden ayağa kaldırılmış. Bu sefer de Kanuni Sultan Süleyman bizzat kendi cebinden parayı gönderdiği için ve o dönemde yapıldığı için Süleymaniye cami olarak adlandırılmıştır’’ dedi.
