banner302


banner292
banner129

Bir insanın kendi memleketine yapacağı en büyük azap, ziyan, zarar denilince akla Muhittin Böcek geliyor. Başka birisine yap desen yapmaz. 
Haa bu şehrin ekonomiden siyasetine kültür sanatından, tüm değer yargılarına kadar kalkınmasında pay sahibi olan ülkemizin dört bir yanından gelip bu şehre sahip çıkanlar Muhittin Böcek’ten daha da duyarlı olduğunu söylesek abartılı olmaz. 
Antalya’nın yaşanabilir bir şehir olması ve kalkınmasında söz sahibi olmuş iş insanları, fırıncısından, fabrikatörüne kadar herkes Antalya’nın iki katı Antalya olması için çaba gösterdiğini belirtmek isterim. Çünkü bu şehir özel bir şehir. 
Bunun farkında olanlar iki katı çalışıyor, kentin değer yargılarına sahip çıkıyor ve kurallarına uyuyor. Zaten öyle olmasaydı Korona Salgın Kısıtlamalarında duyarlılık gösterip  salgının yayılmasının önlenmesinde başarı göstermesinden dolayı 81. İl Olunur muydu?
İşte bunu başaran bu şehri kendi şehri olarak benimsemişlerin duygu ve düşüncelerinin sonucudur. Bu insanlara buralı değilsiniz, bu şehrin sahibi benim Antalya bizim şehrimiz isteğimi yaparım  derseniz dün Atatürk Anıtına yaptıklarınız bugün de Hıdırlık Kulesi çevresinde yaptıklarınızdan dolayı burnunuz çamurdan kurtulmaz. 
Siyasi düşünce ile yapılan tüm davranışlar iş bilmez, çözüm üretmez, yaptıkları işi berbat eden tecrübesiz insanların ayakları altında kalır tüm değerler ve geçmişimiz. İş bilene bu işler verilmezse, iş bilenle bu işler yapılmazsa değil Atatürk Anıtının bilinçsizce temizlenmesinde yaşanan görüntüler, kaç Hıdırlık Kulesi yıkımı ile karşılaşılacak. 

"YETER BÖCEK!" 

Ben yaptım oldu anlayışı ile bu şehirde doğdum büyüdüm benim şehrim istediğim gibi kullanırım, istediğim gibi  davranırım havası artık bu saatten sonra geçerli bir sav olmayacaktır, olmuyor da. 
Bak Erdal Atılgan Ağabey de yazmış. Onun da canına tak etmiş ki sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlar böylesine sosyal demokrat bir insanı bile çileden çıkartmış durumda. 
Belediyeler işini yapmalı. Esnaf kapısına kilit vurmaya başladı. Sen domates satarsan, sen kasap dükkanı açarsan, sen kabzımallık yaparsan esnaf neyi satacak, ne kazanacak, ekonomi nasıl dönecek? Bugün sessiz binlerce Erdal Atılgan doğuyor her gün Antalya'da. 
Antalyalı olmak değil her şeyden önemlisi Antalya'cı olmak gerekiyor. İşte bu şehri seven ve koruyan insanlar olduğu sürece Antalya’nın hor kullanılmasına ve beceriksiz yöneticilere bir daha fırsat vermesi asla söz konusu olmayacaktır. 
Kasap, manav, market ile yarışa girilir mi? Konyaaltı’nın hala daha yolu olmayan, yol hizmeti bekleyen, modern şehircilik anlamında çalışma bekleyen onlarca sokak ve caddesi var. 
Alt yapı çalışması isteyen, kanalizasyon isteyen bölgeleri var. Ne işin var senin Hıdırlık Kulesi ile. 
Tüm işlerin bitti de Hıdırlık Kulesi mi kaldı? Bu hizmet değil. 
Bu bir çalışma değil. Zaten çalışmanın izinsiz yapıldığı belirtiliyor. 
Her ne kadar da Belediyenin yetki alanı içerisinde olursa olsun Kültür Varlıkları ve Milli Emlak ve Konunun uzmanları ile bilgi alışverişi yapılarak bu alanda çalışma yapılması doğru olurdu. 

YETER BÖCEK! 

Daha düne kadar Konyaaltı Yaşam Merkezi yapılırken binlerce yılda oluşan yol, yüzey, yürünen yollar konusunda bilim adamı kesilen mesajlara geriye dönüp bakarsak bugün sizin yaptığınıza ne demeli acaba?
Bu şehir de doğmuş büyümüş olabilirsin ancak bu şehirde yaşayan milyonlarca Türkiye’nin dört bir yanından yaşam tutmuş insanlar hayatlarını bağlamışlar ve buralı olmuşlar. Bu şehri onlarda sahiplenmişlerdir. Ne senin mazbatan, ne senin koltuğun, ne Büyükşehir Belediye Başkanı olmanız şehrin tek sahibi olduğunuzu, ben yaparım, ben yıkarım, ben asarım, keserim hakkını vermez ! 

YETER BÖCEK!

Bakın bundan birkaç yıl önce yapılacak bir çalışma öncesinde mahallelerde sizin yerinizde görev yapan aynı memleket insanı referandum düzenlemiş, bu referanduma göre hareket ederek çalışma başlatmıştı. 
Hatırlayın Migros Kavşağına Atatürk Anıtının konulması da bir referandum sonucunun eseridir. Yani vatandaş anıtın oraya konulmasını istedi ve oraya konuşlandırıldı. Yani HALKIN dediği oldu. 
Ancak ne var ki o açılışa bugünkü zihniyetin feverancılarından tek bir Allah'ın kulu katılmamıştı. Sayın Muhittin Böcek siz böyle bir çalışma yaparken orada ki esnafın görüşünü aldınız mı? Ya da böyle bir çalışma yapacağınıza dair fikir paylaşımında bulundunuz mu ? 
Kim izin verdi size?

YETER BÖCEK! 

Söz milletin hissiyatı ve teveccühü çok çabuk tecelli ediyor. Zaman su gibi akıp gidiyor. Geçen koca koca aylar ve yılların ardından topu topu yapabildiğiniz kasap dükkanı açmak, Büyük Önder Atatürk’ün anıtını kimsayal maddeler, beceriksiz işçiler ve iş bilmezlere temizletmeye çalışmanız oldu. Ne hale soktunuz anıtı. Eğer bizler duyarlı olmasaydık ATA'ya yapılan bu saygısızlığı kimse göremeyecek bilmeyecekti. Hıdırlık Kulesi’nde yapılan çalışma acaba birilerine orada dondurma dükkanı ya da başka bir tezgahın açılmasına fırsat yaratma  çalışması mıydı? Kim bilir yakında bunu da görmüş olacağız. 

YETER BÖCEK! 

Hizmetsizliğinizin ve iş bilmez kadrolarınızın faturasının bu şehre çıkmasına artık bu şehrin sevdalıları daha fazla tahammül edememekte. 
 

banner130
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner343

banner324

banner174

banner242