banner302

banner265

banner292
banner129

Ülkemiz zor günlerden geçiyor. En önemli sorunlarımızın başında terör ve terörle mücadele geliyor.

Etrafımız ateş çemberi.

Bu milletin kaderi üzerinde yüzleri maskeli karanlık eller oyun oynuyor.

ABD ve Rusya, Suriye üzerinden kendi oyun alanlarını geliştirme peşinde.

Rusya ve İran, Beşşar Esad’ın hamisi durumunda.

ABD, AB ve İsrail, Suriye’den Esad’ın gittiği ve İslamcı bir rejimin iş başına geldiği bir Suriye öngörmüyor artık.

Ortadoğu’da mezhep savaşları ve ırk üzerinden siyaset körükleniyor.Hâlbuki inancımıza göre; farklılıklarımız birbirimize karşı övünç kaynağı değil, birer kaynaşma vesilesidir. Uygulayan kim?

Ortadoğu’da her yer Kerbala. Oluk oluk kan akıyor. Müslüman olduğunu söyleyenler, acımadan kendi kardeşini katlediyor. Binlerce kişi hayatını kaybediyor, yüz binlerce insan evlerinden yurtlarından sürgüne yollanıyor, acımasız savaş bitmiyor, belki de bitirilmek istenmiyor.

Sürdürülebilir bir savaş stratejisi planlıyor küresel güçler. Bu senaryoyu yazanlar, ellerini ceplerine sokmuş, keyifle izlemekteler İslam coğrafyasının perişan halini.

Kurdurdukları IŞİD ya da DEAŞ denilen terör örgütünün vahşetini de.

1994 yılında Necmettin Erbakan söylemişti: “Bir gün Suriye karışırsa, bilesiniz hedef Türkiye’dir”

Ülkemiz bir Ortadoğu ülkesine dönüştürülmek isteniyor. Ne kadar benzemekte yazgımız Suriye ile.

Hem içeride hem de dışarıda kuşatma altındayız. Zaten yerli işbirlikçiler de hazır kıta beklemede.

Ankara’nın göbeğinde, tren garında peş peşe bombalar patlatıldı. Sultanahmet’te yine canlı bomba eylemi gerçekleştirildi. Onlarca ölü yaralı…

Güneydoğu’da; Cizre’de, Silopi’de, Sur’da,aylardır çatışmalar sürüyor. Güvenlik güçlerimiz kahramanca mücadele veriyor. Her gün şehit haberleri ile sarsılıyoruz.

Kurtarılmış bölgeler, barikatlar, hendekler…

Yıkılmış evler, harabeye dönmüş dükkânlar, sokağa çıkamayan insanlar…

PKK’lı teröristler, sanki düşmana direniyor, düşmanla savaşıyor.

Okullar, hastaneler, evler, lojmanlar roketatarlarla vuruluyor.

Çocuklar, gençler, anneler ölüyor. Ayakta kalabilenler ise ümitsiz, çaresiz ve korkulu.

Biz bu hale nasıl geldik ya da getirildik. Bu hainler, bu silah ve mühimmatlarla konuşlanırken sahi yetkililer nerede idi.

Sorumlular bunun cevabını mutlaka vermeli ya da hesabını ödemelidir. Siyaseten ya da yargı önünde.

Milletimizin gönlü yaralı hatta darmadağın. Herkes endişeli ve üzgün.

Bir milletin morali kül edilmek isteniyor. Kimsenin kimseye güveni kalmadı.Halk, kapı komşusundan korkar hale geldi.

“Ne olacak bu milletin hali! Devlet bizim emniyetimizi sağlayamıyor.” v.s. gibi düşünceler yayılıyor. Amaç da bu. Vatandaşların kuşkuya kapılması ve kafaların karıştırılması.

“Açık yaraya kurtlar üşüşür.” Devlet, gerekli önlemleri almalı, terörle mücadelede taviz verilmemelidir. Çünkü gözü dönmüş bunların. Hak ettikleri cevap da Hukuk çerçevesinde verilmeli.

Kavga ve çatışmaya dayalı, günlük siyaset bırakılmalı, milli güvenlik siyaseti geliştirecek, taktik ve strateji üretecek, üst akıl mutlaka bulunmalıdır.

Bunun için; “Devlet-i ebed müddet” yani “ebediyen yaşayacak devlet” anlayışının ve devlet kuran ahlakın yeniden inşa edilmesi gerekiyor.

Allah devlete ve millete zeval vermesin. Birliğimiz bozulmasın. Birlik olmazsak birbirimize düşer, parçalanırız. Birlik inancı etrafında birleşmeliyiz.

Gerçek şu ki, zor günlerden geçiyoruz.

Bununla birlikte, Türk Milleti devlet kültürüne sahip olduğu için, “böl ve parçala” gibi klasik bir yöntemi uygulayanların oyununa gelmeyecektir. İnancımız o dur.

Yeter ki iyi yönetilsin…

Siyasi birlikteliğini sağlayamayan Irak ve Suriye’nin hali ortada. Devlet güçlü olmalı, devlet yaşamalı ki devamlılığımız olsun.

Devlet birlikteliği sağlamanın aracıdır.

Ya Devlet Başa Ya Kuzgun Leşe.

Ülkede asayişi sağlamak, milletin mutluluk ve huzurunu gözetmek, adaletle hüküm vermek, devletin esas görevleridir.

Devlet, belli bir kişi ya da zümrenin çıkarlarına hizmet eden bir mekanizmaya dönüşmemeli, kendisini milletin hizmetine adamış olmalıdır.

Bu çağda kimse ceberut devlet istemez. Ancak terörle mücadeleyi kimse ceberut devlet anlayışı olarak değerlendiremez. Terörle mücadele devletin meşru bir hakkıdır.

Ya Millete Hizmet Eden Devlet Başa, Ya Kuzgun Leşe” demek daha doğru galiba.

İstenen; inanç ve düşüncelere saygılı, demokrasiyi özümsemiş bir Hukuk devletidir.

“İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.”

banner130
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner324

banner174

banner242

banner335