banner302

banner265

banner292
banner129

Yıllar önce Antalya Dedeman Otel’de (şimdi ki adı Akra Otel) Tıpta Konsensus Toplantısı yapılmıştı.

Hangi hastalığın nasıl tedavi edilmesi gerektiği konusunda görüş ayrılıklarını sonlandırmak için Türkiye’nin dört bir yanından gelen doktorlar Antalya’da toplanmıştı.

O toplantı oldukça hararetli geçmişti.  

Zaman zaman doktorlar arasında bugün de çıkan görüş ayrılıklarını görünce o günler aklıma gelir hep. 
Bugün hayatımızı alt üst eden koronavirüsle mücadele konusunda yaşananlar da beni o günlere götürdü.

Bugün tıp dünyası aşısı henüz bulunmayan bu virüsle mücadele konusunda neler yapılması gerektiği konusunda hem fikir.  

Buna karşılık toplumda bu konuda ayrışma var. Kimisi olduğundan fazla abartıyor. Kimisi hafife alıyor. Kimisi ise hiç umursamıyor.
Kimisi ne maske takıyor, ne kendini izole ediyor.

Hatta hayali bir düşmana karşı verilen bu savaş yüzünden ekonomiye de telafisi mümkün olmayan zararlar verildiğini düşünenlerin olduğunu biliyorum.Sadece insanlar değil, korona virüsle mücadele konusunda ülkeler de ayrışıyor. 

Mesela Belarus.. Eski doğu bloku ülkeleri arasında yer alan Belarus, korona virüsle ilgili hiçbir önlem almadan yoluna devam ediyor. Ne sokağa çıkma yasağıne karantina,  ne izolasyon, ne de ekonomik paket… Hayata normal akışıyla devam ediyorlar.

İngiltere ile ABD ise daha farklı bir yol izliyor. Almanya daha farklı. İtalyanlar, İspanyollar, Çinliler, Fransızlar kendi yüntemleriyle devam ediyorlar... Her ülke kendine göre bir mücadele yürütüyor.  
Ülkemizde  ise günün şartlarına göre  değişen dinamik bir yöntemle korona ile mücadele ediliyor.

Neyin ne zaman olacağını kimse bilmiyor. Mesela geçen hafta Cuma akşamı saat 22 sıralarında saat 24’ten geçerli olmak üzere 30’u büyükşehir toplam 31 vilayette sokağa çıkmanın yasaklandığı açıklandı.  

Bu illerde yaşayan vatandaşlardan bir kısmı sokağa çıkma yasağı uygulamasına iki saat kala yapılan bu açıklamayı duyunca soluğu sokakta aldı. Evin eksiğini gediğini giderme telaşıyla marketlerin fırınların önüne akın etti.  

İçişleri Bakanı'nın Cumhurbaşkanı'ndan dönen istifasına kadar uzanan bu korona virüsle mücadele sürecimiz devam ediyor. Ekonomik, sosyal ve siyasal hayatı derinden etkileyen bu virüs salgınının Antalya’daki yansımalarını da sokakları gözlemleyerek takip ediyorum. Şehrin vitrini olarak niteleyebileceğimiz Antalya’nın Kalekapısı, Cumhuriyet meydanı gibi yerlerde dükkanların çoğu kapalı.

 Bu bölgelerde alınan tedbirlere uyulması için sürekli olarak polis ve zabıta ekipleri görev yapıyorlar. Bu bölgelerde sokağa çıkma yasağını ihlal eden ne 65 yaş üstü birine ne de 20 yaş altındaki, birine rastladım. 

Buna karşılık kentin arka mahallelerindemesela Muratpaşa ilçesinin kuzey ksımları ile Kepez ilçesinde ise sokaklarda sık sık yasakların ihlal edildiğini gözlemledim.  Mesela Yeşilırmak caddesinde yaşı 10 var yok. Çocuğun biri bisikletine binmiş Yeşilırmak caddesinde fink atıyor.

Kimse de ne yapıyorsun demiyor. Yine aynı bulvarda yaşlı bir adam bir gencin kullandığı motosikletin arkasına binmiş yolculuk ediyor.

Üstelik başlarında kask da yok. Köröğlu Bulvarı ile Kızılırmak caddesinin kesiştiği  kavşakta ise bir grup Suriyeli kadın  bebeklerini pusetlere bindirmiş  dolaşıyorlar. Yüksekalan mahallesinde iki kız çocuğu engelli bir yetişkinle  kaldırımda yolda dolaşıyor.

Cumhuriyet mahallesinde ise apartmanın otoparkında ateş yakan bir grup kadın yufka ekmeği pişiriyor. Varsak sırtlarındaki ormanlık alanlarda ise piknikçiler şarapçılar cirit atıyor. Ufacık çocuklar  ormanlık alanda inek otlatıyor. 
Özetle mücadelede vitrinin önü güzel ama arkası bozuk. 
 

banner130
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner324

banner174

banner242