banner302


banner292
banner228
03 Temmuz 2020 Cuma 09:20
Turizmci Hüseyin Baraner ve Gazeteci Ahmet Külahçı Yeni Bakış'a Almanya-Türkiye ilişkilerini  değerlendirdi

Avrupa da önemli turizm yatırımları gerçekleştiren Dünyaca tanınan turizm yatırımcısı  Hüseyin Baraner, Türkiye de üç milyon turizmcininaileleri ile birlikte 10 milyona yakın insanın bu sektörden ekmek yediğini hatırlatarak, “Sözü edilen konular ve açmazların çözümleri ayak üstü konuşulacak konular değildir. Son bir haftadır Dışişleri Bakanımız sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun konusu ve toplantısının gerçekleşeceği mevzusu üzerine Almanya’nın çeşitli şehirlerinde bulunan otellerde konakladım. Almanya’nın hiçbir otelinde Kovid-19 virüsüne karşı alınmış tek bir tedbir ve önlem yok” dedi

Almanya'daki oteller de hiçbir önlem yok

Baraner, “Otel girişinde ne bir dezenfektasyon, ne bir ateş ölçer, ne de başka hijyenik bir uygulama, hatta maske ve diğer önleyici birönlem gördüm. Korona ya karşı alınmış tek bir önlem var o da sosyal mesafe. Almanya’nın otellerinde korona ya karşı hiçbir önlem yokken Türkiye de ki otellerimiz koronaya karşı yatırım ekstra bütçe harcaması ile yatırım yaptılar. Yurt dışından gelecek olan turistler için virüsten korunma ve önlem için çeşitti teçhizatlar alındı. Bunun için milyonlarca lira harcandı. Bunların yapılması gerektiği ve yapılması ile birlikte turist geleceği güvenli oteller oluşturuldu. Hatta bu güvenli oteller sertifikası için de Almanlar buna da bahane bulmasın diye ülkelerinde ki firmalardan bu belgeler alındı” diye konuştu

Antalya önlemini aldı, Türkiye'de vaka sayısı az

Barraner, “Antalya da ki hemen hemen tüm otellerimiz bu önlemleri ve uygulamaları yapa dursun aldığımız son bilgilere göre  Antalya da nerdeyse vaka kalmadı. Ege de Bodrum, Kuşadası, Kalkan Fethiye, ve diğer turizm bölgelerimizde vaka yok. Ülkemiz de turistin gelmesi ve güvenli tatil konusunda her türlü önlem ve şartların yerine getirildiği görülmüştür. Hatta bunun için ajan turistler bile gelip Türkiye'yi teftiş etmiş bunlar Alman Gazete ve televizyonlarında Türkiye’nin turizmdeki güvenli ülkelerin başında geldiği ele alınmış okurlarına aktarıldı. Ruanda’ya seyahat iznini veren Almanya’nın Türkiye’ye seyahat kısıtlaması getiriyor olmasına Alman vatandaşlar da tepkili ve şaşırmış durumda” dedi

Türkiye ye yanlış yapılıyor

Baraner, “Günlerdir bu konu üzerinde Almanya da tek başıma adeta bir lobi faaliyeti sürdürmekteyim. Benim de enerjim bir yere kadar. İnsanı yoran şeyler bu çabalar. Almanya da herkesle bu durumu konuşuyorum. Toplantılar ve paneller düzenliyor ülkemizin güvenli ülkeler arasında yer aldığını karşılaştırma yaparak anlatıyorum. Şahsıma bu konunun çözümü için halledilmesi yönünde görüşler ileri sürülmekte. Bende ülkemin turizmde sahip olduğu kazanımları en azından bu süreçte kaybetmemesi için şehir şehir dolaşıyorum. Bürükselde çok ciddi dostluklarım var. Hatırımızın geçtiği kurumlar ve sektör dinamizmi bulunuyor. Bende bunları harekete geçirmeye gayret ediyorum. Almanya hükümetinin üst düzey turizm ile  ilgili bir yöneticisi ile akşam yemeğinde bir araya geldim. Türkiye ye yapılan bu davranışın hiç de doğru olmadığını anlattım.  Bu sorunun giderilmesi için hızlı hareket edilmesi gerektiği yönünde uyarıda bulundum.  Türkiye ye uygulanan yasağın şimdiden kaldırıldığı beyan edilmeli ki Ağustos, Eylül, Ekim’i kurtaralım. 15 Temmuz bunun duyurulması için en uygun tarih. Aksi takdirde tatil planı yapmaya hazırlanan Alman turistler tercihlerini başka ülkelere yapması muhtemel olacak” diye konuşta

Lobicilik faaliyetleri artık ciddiye alınmalı

Baraner, Almanya’dan Türkiye ye gelecek olan Türk vatandaşlarına izin vermesi söz konusuyken kendi vatandaşına izin vermediğini hatırlatarak, “ Almanya da şu eksikliği gördüm. Lütfen artık lobi faaliyetlerini kurumsal haline getirelim.  Hem turizmimizi hem ülkemizi koruma zamanı geldi. Rus kızın  denize atlarken çekilen fotoğrafı ile tanıtım yapma devri sona erdi.  Güneşli ve yağmurlu günlerde de şemsiye ile dolaşmaya alışmalıyız. Kendimizi savunma ve koruma anlamında karşılaşabileceğimiz durumlara karşı şemsiyemiz hep elimizde olmalı. Dışişleri Bakanımız mevkidaşı Alman Bakan ile yaptığı görüşmede Alman Bakan sürekli topu taca attı. AB ile hareket edeceklerini belirtti. Başka alakasız gündemi değiştiren konuları anlattı. Antalya Hava Limanının ortağı Alman. Almanya’nın en büyük otomobil pazarlarından birisi Türkiye de bulunmakta. Ancak görülüyor ki ve şu bir gerçek, artık herkes net bir şekilde bunu görebiliyor, Salgın’a Siyaset Karıştı!” dedi

Akdeniz Gazeteciler Federasyonu ve Antalya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Mevlüt Yeni

Türkiye kıskaca alınmış durumda

Baraner, “Alınan kararların siyasi hamledir. Bunu Almanya da yaptığım görüşmelerde ülkemize karşı sert ve katı uygulamalar öne sürülmesi Alman bürokratlarını bile şaşırtmış durumda.  Bunu Bürükselde de hissettim. Lobi faaliyetlerinde ülkemizi zayıf gördükleri için topu istediği gibi çeviriyorlar. Böyle olduğuna inanıyorum. Olayın zehri üç dört gün önce Bürüksel'de akıtıldı. Türkiye kıskaca alınmış durumda. Libya konusunda Ankara ya baskı yapılıyor. Özellikle mülteci konusunda Ankara’ya baskı yapıldığını düşünüyorum. Avrupa”nın beklediği ya da ön gördüğü korku  bu yasaklar ile bertaraf edilmek isteniliyor.  Libya'nın Türk güdümlü yer olmasından endişelenen dinamikler var. Gerçek bilgiler Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu verecektir. Ben bir konuda üzgünüm. Türkiye ile ilgili menfi karar çıkması karşısında bu duruma Türkiye deki ve Avrupa'daki Türk bir çok yatırımcının sevindiğine üzülerek tanıklık ettiğimi belirtmek isterim. Benim verdiğim mücadele de bile, “Niye uğraşıyorsun” diye görüş belirtenler oldu” diye konuştu

"Birinci vazifem ülkemin menfaatlerini korumak"

Baraner, “Ben hiçbir siyasi düşünceyi savunan bir insan olmadım. Ancak benim birinci vazifem ülkemin Devletimin hakkını savunmak. Bunun  için çaba gösteriyorum. Ben bunları yapmaktan memnunluk duyuyorum. Türkiye de övünç duyacağımız kazanımlarımız var. Ülkemizin tekstil, turizm, inşaat, mobilya sektörü var. Dünya ile ilgili önemli kararların alındığı noktaların başında gelen Berlin, Bürüksel, Moskova, New York, Singapur gibi şehirlerde kurumsal olarak buralarda Türkiye’nin korunması ve kollanması gerekiyor.  Bunun maliyeti denize atlarken çekilmiş Rus kızın fotoğrafından çok daha ucuz. Bizi Almanya'da bu anlamda koruyan bir şemsimeyiz yok. Türk Hükümetinin Almanya'da devlet adına bir kurum ile faaliyet göstermesine Almanlar yanaşmıyor. Burada ve Dünya da STK'lar daha çok ilişkilerde önem kazanmış durumda.  Lobicilik konusunda tecrübeli değiliz ve bunu bir türlü başaramadık.  Biz bir günlük konuyla ilgilenen bir anlayışa sahibiz. Almanya'da ve diğer ülkelerde gerçekleştirilen hiçbir siyasi, ekonomi toplantılarda yokuz. Bürüksel'de her gün dört beş bin kişi STK'ların bir arada olduğu bir binada toplantılar düzenleniyor. Bir çok ülke vatandaşı buralara gelerek bilgileniyor ve konuşmacıları dinliyor. Maalesef bu sirkülasyonda  Türk ismi, Türk STK'ları buralarda adı gözükmüyor. Bizim bu sistemlerin içine dahil olmamız gerekiyor. Bizi kontrol ettiği kadar bizler de onları kontrol etmeliyiz. Ben Hüseyin Baraner olarak yanlış yapan olursa herkese duyuracağımı hissettiriyorum. Bazı dinamikleri kontrol ettiğimi biliyorlar. Ben bunu tek başıma çözmeye çalışıyorum. Gönülden elçilik yapmaktayım. Kendi şahsi bütçelerimizden para harcayarak, bu sorunları çözmenin mücadelesi içindeyim. Bizim özel uçağımız yok. Normal yollar ile bu ülkelere ulaşıyor kendimizi ülkemizi anlatmaya çaba gösteriyoruz” diye konuştu.

Hüseyin Baraner

Ülkemizin turizmcileri için uğraşıyorum

Baraner, “Almanya da  iki şirketim var. Buradan bir çok kuruma iş yapıyorum. Eskiye nazaran daha büyük işler ortaya koyuyoruz. Ben  her zaman bu işlerin geliştirme tarafında oldum. Bizi bir çok ülke çağırıyor. Turizmde gelirimizi nasıl arttırırız diye soruyorlar. Yaptığımızbir çok iş Türkiye tarafına yansımıyor. Gönüllülük tarafım Türkiye ye yansıyor. Bizim ülkemizin turizminde  çalışan namuslu, mert çalışkan genç arkadaşlarım var. Ben böylesi duruşu olan turizm çalışanlarına nasıl yardımcı olmam. Beni yakından tanıyan Avrupa turizmi ve turizmcileri arabulucu olarak da değerlendiriyor. Bu da bir vazifedir. Ülkemin kazanımlar elde etmesi bu konuda büyük bir sabırla sorunların çözülmesi için çaba gösteriyorum” dedi.

Almanların tercihi Türkiye ve Antalya

Dışişleri Bakanlarının Almanya da ki buluşmasında Ayasofya ve sosyal medya kararlarının etkisi olup olmadığı konusunun ele alınmadığını belirterek şöyle konuştu, “Almanya'da.  Almanya'daki gurbetçilerimizin seyahat uygulaması kısıtlı olan ülkelere gidenler için bazı şirketler 14 gün sonra işe başlama konusu geçti. Türkiye'ye gelmek isteyen Türk vatandaşlarını bu durum ürküttü. Türkiye'ye gitmeyeceğini belirten Türk çalışanlar korku içinde. Almanya kendi sömürü ülkelerine izin verdiği görülüyor. Dünya Turizmi Komada. Tüm bunlara rağmen Almanların en çok tercih ettiği ülke başta Türkiye ve Antalya geldiğini belirtmek isterim” diye konuştu.

Alman hükümeti iki kere ikiye üç buçuk dedi

Turizmci Hüseyin Baraner, “Almanya iki kere iki’ye üç buçuk dedi. Türk vatandaşlarına gidebilirler diye cümle kullanıyor. Alman Dış İşleri Bakanı milyonlarca Türk ü ilgilendiren bir durum için böyle sözler söylememeli. Serbest mi ?Yasak mı ? onu söyleyemiyor. Benim tarihten tanıdığım Almanya bu değil. Almanya da 20 ye yakın hava limanı var. Bunların 15 tanesi sponsorlu hava limanı. Bir uçak kalkışı 4 saatte havalanıyor. Uçuşlar Türk tarafına açılmış olsa bu 1 saate hatta yarım saate kadar düşecek. Almanlar bu davranışı ile sponsorlu işlettiği bir çok  hava limanını batıracak. Bu havalimanları özel işletmecilikle yapılan yatırımlar.  Katıldığım toplantılarda özellikle şu durumu üstüne basa basa belirttim. Alman turist Türkiye de ki tatil bölgelerine gelerek güneşi vitamini içlerine çekerek ülkelerine geri dönüyor. Böylelikle Almanlar altı ay hasta olmuyor. Milyonlarca Alman turist bu davranışı alışkanlık haline getirdiğini biliyoruz. Alman Turist Türkiye ye gelmezse hasta olur.  Niye bu insanlar Almanya ya hapis ediyorsunuz diye söyledim. Bizde ki gibi sebzeler ve meyveleri tüketerek sağlıklı besleniyor ve güçleniyorlar. Temmuz ayı beklentisi bitti.  İnşallah Ağustos, Eylül, Ekim ayını kurtarabiliriz. Çok ciddi bir kış sezonu yakalayabiliriz. Öte ki taraftan Almanya'da  insanları ürkütme adına ikinci dalga olacak diye söylem yapılıyor” dedi

Kurumsallık ve lobicilik olmadan gol atılmaz

Dünya da turizmi ve diğer ekonomik konular sonucunda ortaya çıkan tablonun tanımını Baraner,  şöyle dedi: 
“Koronadan sonra ağlamayan çocuğa süt bile vermiyorlar. Tek başına Hüseyin Baraner'in Almanya'ya gelip bu mücadeleyi vermesi yeterli değil. Bir Türk evi olması gerekiyor. Medya, turizmciler, emekliler, siyasiler ve kadınlarımız için olacak bir binamız olmalı. Koskoca Berlin'de üç dört tane Türk Restorana var. Kurumsallık olmadan buralarda gol atmak çok zor. Saha dışından vuruşlarla gol olmaz. Profesyonel bir lobi çalışması başlatılmalı. Elçilikler yeterli değil. Turizm tanıtma ataşelikleri yeterli değil.  Devlet ile muhatap olmak istenmiyor. STK'lar ile yürümek istiyor Almanya. Bunu bir an önce hayata geçirmeliyiz. Antalya da 150 milyon Euro'luk yatırım yapıyorsun ama bu yatırımı korumak için bir çalışma yapmıyorsunuz” dedi. 

AB den icazet almadan Almanlar hareket etmiyor

Gazeteci Ahmet Külahçı’nın da katıldığı canlı yayında Külahçı,şu açıklamalarda bulundu “Berlin'de Başta Türk Hükümeti olmak üzere onun adına Dışişleri Bakanımız adeta bir çıkarma yapmıştır. . Sadece Alman Dış İşleri Bakanı ile değil, ekonomi ve federal dış işleri bakanı ve sağlık bakanlığı ile de görüşüldü. Türkiye alınan tedbirler Almanlara bir kez daha aktarıldı. Avrupa ülkelerine turist gönderilmesi karşısında ölüm ve hasta vakalarının en az olan ülkeler arasında Türkiye’nin yer almasına karşılık Alman turistlerin Türkiye'ye gönderilmemesi büyük bir ayıp. Alman Dışişleri Bakanı “Biz Türkiye ye olan uçuşlara izin veriyoruz, kapıları turizme açıyoruz” diyemedi. Görülmüştür ki Almanya AB içinde kendi aralarında karar almadan hareket etmesi mümkün değil. Top her zaman AB ye atılıyor. İki hafta içinde alınması gerekiyor karar. İki hafta sonra Türkiye ye kapı açılacağı garantisi yok. Şu anda ki uygulamaya göre 31 Ağustos'a kadar Türkiye'ye kapılar kapalı. Alman sigorta şirketleri de sorun yaşamakta” dedi

Gazeteci Ahmet Külahçı

Türklerin Almanya ya küstürülmesinin yararı olmaz

1974'den beri Almanya da gazetecilik yapan Ahmet Külahçı, 5 başbakan gördüğünü söyledi. Ahmet Külahçı, Almanya'da başbakanların çok zor değiştiğini belirterek, “ Helmut Kohl 16 yıl başbakanlık yaptı. Merkel ise 15 yıldır bu görevde. Almanya da başbakan sık değişmez. Bu yüzden 5 başbakan gördü” dedi. Öte yandan Külahçı, yaşanan gelişmeler karşısında AB ülkelerinin Türkiye ye karşı çok da adil hareket etmediğini belirterek şunları söyledi, “İspanya, İngiltere, Fransa ya kapını açıp, turizm seyahatleri için bu ülkelere izin verirsen,  çok daha iyi durumda olan Türkiye'ye kapıları kaparsan iyi niyetli olmadığı anlaşılmaktadır. Almana da yaşayan Türk vatandaşların yarısından fazlası Alman vatandaşı. Bağları olan ülkeler ile bağını kopartma çabası Almanya’nın burada daha duygulu bir politika izlemesi gerekiyor . Almanya ve Türkiye arasında ki ilişkilerin eşsiz olduğu söylenmesine karşılık ortaya konulan bu davranış 15 milyon Türk insanını küstürülmesi hiçbir ülkeye yararı olmaz” diye konuştu

Almanya’nın kararları politik

Gazeteci Külahçı, “Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Alman Dışişleri Bakanı ile yaptığı açıklamada, Alman tarafının Türkiye hakkında net bir ifade ortaya koyamadığı görülmüştür” dedi. Külahçı ayrıca Türkiye de ki otellerin Alman ya da bulunan sertifikasyon kurumları ile anlaşmalar yapılması karşısında da köşeye sıkıştığını belirterek, “Türkiye’nin her şeyi ile kendini ortaya koymasına karşılık Almanya’nın aldığı karar ve uygulama tamamen politik bir karar. Yaklaşımlar zaten belli. Özellikle son dönemlerde Suriye ye Türkiye'nin yaptığı operasyon, Libya da ki Türkiye’nin tutumu bir çok AB ülkesince eleştirmekte. Almanya’nınTürkiye ye seyahat yasakları ile ilgili aldığı bu kararın pek de değiştireceğinisanmıyorum. Aşırı sağcı partiler belirli bir sınıra gelemediler. Parlamentoya giremediler. Daha sonra Cumhuriyetçiler gibi bir popülist parti oraya çıktı. İlk defa batının İslamlaşmasına karşılıkvatansever Almanlar diye bir hareket oluştu. Bunlara destek veren Almanya için alternatif bu oluşuma destek verdi. Bu aşırı sağcı düşünceye sahip siyasiler Almanya tarihinde ilk defa parlamentoya girdi. Almanya da ki en büyük parti sağ parti. Bunların yaptığı ırkçı düşmanlıklarla oy kazanıyor. Şuna eminim ki Almanya bu aşırı sağcı belasından bir gün kurtulacak. Günün birinde kafa yapılarını değiştirecek. Türkiye ye politik tepki nedeniyle turist gönderilmiyor. 1963 yılından bu yana AB ye giriş bekletiliyor. Türkiye’nin AB'ye girmesi ve üye olmaması için sürekli engeller öne sürülmekte” dedi 

MYGazete.com Özel

Okan Dilek
Bazı yaygın ve yerel televizyonlarda programcı, yönetici olarak görev yaptı. Yine yaygın ve yerel bazı radyolarda Sabah Haberleri, Sanat Programları ve Haber Müdürlüğü yaptı. Profesyonel olarak Tiyatro’nun her kademesinde görev aldı. Basın Danışmanlığı, Dergi ve Gazete yayıncılığı görevlerinde bulundu. Antalya Gazeteciler Cemiyeti, Türkiye Spor Yazarları Derneği ve Türkiye Foto Muhabirleri Derneği üyesidir.
banner32
Son Güncelleme: 03.07.2020 18:48
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hacı Veli 2020-07-05 19:45:43

Türkiye vatandaşına, Avrupa Türkiye'ye ayrımcılık yapmayı seviyor.

banner324

banner174

banner242