Hüseyin Baraner, 2025 turizm sezonunun hiç kimsenin beklemediği kadar zorlu geçtiğini vurguladı. Döviz kurlarındaki dalgalanmalar, artan fiyatlar ve etik dışı uygulamalar, Türkiye'yi artık Avrupalı turistler için "ucuz ve kaliteli" bir tatil ülkesi olmaktan çıkardı. Antalya'da bir aile tatilinin İspanya'dan daha pahalı hale gelmesi, Bodrum'daki akşam yemeği fiyatlarının Londra seviyesine ulaşması, "pahalı Türkiye" algısını güçlendirdi. Bu durum, Alman ve Hollandalı turistlerin Balkanlar ve Kuzey Afrika'ya, Türk orta sınıfının ise Yunan adalarına kaymasına neden oldu.
Sürekli değişen fiyat politikaları, Avrupa'daki seyahat acentelerinin güvenini sarstı. Baraner, "Türkiye'de fiyat piyango gibi. Bugün yapılan rezervasyon yarın anlamını yitiriyor" sözleriyle, erken rezervasyon sisteminin güvenilirliğini kaybettiğini dile getirdi.
Personel krizi ve güvenlik zaafı hizmet kalitesini vurdu
Sektörün en büyük sorunlarından biri, personel krizi oldu. Pandemi sonrası sektörü terk eden 400 bini aşkın nitelikli personel geri dönmedi. Çoğu otel sezona eksik kadroyla başlarken, mutsuz çalışanların varlığı meşhur Türk misafirperverliğini gölgeledi. Ayrıca Bolu'da yaşanan otel yangını gibi olaylar, Avrupa basınında "Türkiye gerçekten güvenli mi?" manşetleriyle yer alarak, pandemi döneminde kazanılan 'Güvenli Turizm' imajına zarar verdi.2026 için hayati öneriler: Geleceği Kurtarma Zamanı
Baraner, Türkiye turizminin geleceğini kurtarmak için 2026 yılında atılması gereken stratejik adımları sıraladı:- Fiyat ve İmaj: Erken rezervasyon güveninin yeniden tesis edilmesi ve turistlere yönelik fiyat şeffaflığının sağlanması hayati önem taşıyor.
- Çapraz Pazarlama: Yalnızca deniz ve kum turizmi yerine, çoklu destinasyon paketleri oluşturularak (örneğin Antalya + Çanakkale) turistlerin daha uzun süre kalması ve ülkenin kültürel zenginliğinin tanıtılması gerekiyor.
- İnsan Kaynakları: Nitelikli personelin sektöre geri dönmesi için ücret ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi, 12 ay istihdam modelinin geliştirilmesi şart.
- Yeni Pazarlar: Çin ve Hindistan gibi dev pazarlar için büyük tanıtım seferberliği başlatılması ve Avrupa'daki yaşlı turistlere yönelik termal ve wellness turizminin etkin bir şekilde pazarlanması gerektiği vurgulandı.