banner154

banner129

Son aylarda üst üste yaşanan birbirinden ilginç intihar vakaları nedeniyle ilgili bakanlık ölüm sebebi gösterilen siyanürün halka satışını yasakladı. 

Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle halka, piyasa ve internet ortamında siyanür bileşiklerini içeren maddelerin satışı yasaklandı. Yönetmelik değişikliğiyle siyanürlü bileşiklerin yurt içi satışlarının izlenebilmesi için "son kullanıcı beyannamesi" bildirme zorunluluğu da getirildi. 

Peki, getirilen bu yasak intihar vakalarını önleyecek mi? Ülkemizde son yıllarda ekonomik, sosyal ve bazı özel sebeplerden dolayı canına kıyan, yetmedi çoluk çocuğuna çevresine zarar veren öldüren insanların sayısı her geçen gün artıyor.

Elbette intihar vakalarının nedenleri araştırılmıyor demiyorum. Siyanürü niye yasakladınız da? Demiyorum. Siyanür gibi zehirlerin halka satışının yasaklanması için illaki başımıza bir olay gelmesine bile gerek olmaksızın yasaklanması lazımdı. 

Ülkemizde siyanür kadar tehlikeli yasaklanması gereken o kadar zehirli madde var ki saymakla bitmez.Bu ayrı bir yazı konusudur. 

Yaşanan vakaların asıl nedenlerini ortadan kalkmadıkça üzücü olayların önüne geçmek mümkün değildir? 

Önce o acı olaylara neden olan, bir insanı canına kıyacak noktaya getiren ana sebepleri ortadan kaldırmamız gerekir. 

Bir medya mensubu olarak biraz da özeleştiri yapmak durumundayım. 
Bir taraftan insanların canını sıkan, ölümlere neden olan vakaların temeline inmeliyiz derken, bu yaşanan olayların medya da sunuluş biçimini de göz ardı edemeyiz. Bu tür durumlarda birilerinin bizlere yasak getirilmesini mi bekleyelim. 

Şiddeti özendiren, siyanür vakalarında olduğu gibi intihara meyilli insanlara yol gösteren yayınlardan uzak durmak gerekmez mi?

Dün Antalya’da yine genç bir kardeşimiz intihar etti. Arabasının camında siyanür ile intihar notu olduğu söylendi. O genç siyanür ile intihar ettiği notunu neden bıraktı? Bir insan öldükten sonra neden ve kime neyin mesajını vermek ister ki, bunu araştırmak lazım.  

Gazete ve televizyon kanallarında bu son vaka yine siyanür manşetleriyle yayınlandı. Kısacası canına kıyan gencecik bir vatandaşımızın bu vahim noktaya nasıl geldiği, neden canına kıydığından çok siyanürle intiharı ön plana geldi. 

Bu olayları haberleştiren bizler bu ve benzer olaylar da olumlu veya olumsuz payımız nedir acaba?

Bu tür haberleri veriş biçimimiz etik kurallara uygun mu değil mi? Artık bir özeleştiri için geç kalmadık mı?

Siyanürü yasakladık eyvallah…İntihara sebep mevzuları kökten çözmediğimiz sürece bu olayların önüne geçmek imkansız. 

Mesele ölüme sebep materyali yok etmek değildir. İnsanları ölüme sürükleyen yaşama umudunun tükenmesine neden olan temel sorunları ortadan kaldırmaktır.

banner130
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Adnan Taraşlı 2019-11-29 17:52:41

İntihar eden saklı gizli intihar ediyor.
İntihar haberlerini gizlemek, yasaklamak, yavaş yavaş tükenmektir.
Çare yok, önlem yok!...
Her zaman olduğu gibi "Yasak Var".
Basın hürriyeti, halkın haber alma özgürlüğü lafta kalıyor.

Avatar
Ferit Kesen 2019-11-29 17:52:58

Abi kalemine sağlık...

Avatar
Kemal KOÇAK 2019-11-29 18:24:09

İnsanlığa ve de çevreye zarar veren tüm girişimleri önlemenin en uygar yolu iyi insan olma temel felsefesi eğitim eğitim eğitim.

Avatar
Oğuz UÇAR 2019-11-29 20:28:04

Sevgili meslektaşım,
Bu yazınızda dile getirdiğiniz “insanı korumaya yönelik tedbirlerin alınması” konusuna aynen katılıyorum.

banner157

banner174

banner241